Gazete okumayan gazeteciler

22 Kasım 2016 Salı  |  GÜNLÜK

Basın sektörü dışında çalışanlara garip, saçma, hatta inanılmaz gelebilir ama gazete okumayan gazetecilerin sayısı hiç de az değildir...

Daha da anlaşılmaz olan, bazı gazetecilerin kendi gazetelerini, yani çalıştıkları gazeteleri bile okumamasıdır. Kimi gazeteciler sabah gazeteye gelir, önündeki gazete tomarına hızlıca bir göz atar, ardından ya toplantıya girer ya da habere gider.

Sabah toplantılarında sık yaşanan sahnelerden biridir, servis şefi gündemini okurken, "Bir de şöyle bir haber var bizde..."der.

Koca toplantı masasında çıkardığı gazeteyi baştan sonra okumuş biri elbette vardır, "O haber bugünkü gazetede var!.." der, ortalığı buz keser.

Evet, nedendir bilinmez gazeteciler kendi çalıştıkları gazeteyi nedense ya hiç okumaz ya da üstünkörü okur. 

"Vakit yok" başta gelen gerekçelerdendir!

Belki de işine yabancılıklaşmaktır gerçek neden ya da görevi önemsememek.

Oysa o gün çıkan gazetelerin çoğunu, hele hele kendi gazetesini okumak, hatta belki de bir kaç kere okumak bir gazetecinin görevidir.

Okumalıdır ki, gündemi bilsin, takip edilecek haberleri öğrensin, özel haber için ilham alsın.

Bilinen ama fazla konuşulmayan bu konu dün Hürriyet Okur Temsilcisi Faruk Bildirici'nin sütunlarında da yer aldı:

"Sanırım bazı okurlar, biz gazetecilerden daha dikkatli okuyorlar Hürriyet'i. Geçen hafta yazdığım Arif Kolan'ın eleştirisi bu düşüncemi doğruluyordu. Kolan'ın dikkatini çeken, 21 Ekim'de Kelebek'te yayınlanan "Hillside Harvard sınıflarında" haberinin aradan dört gün geçtikten sonra bu kez Ekonomi sayfalarında tekrar yayınlanmasıydı. Kolan, eleştirisini "Ya haberi çok beğendiniz ya da birbirinizi okumuyorsunuz" sorusuyla noktalıyordu. Böylece editörlerin gazetenin kendi yapmadıkları bölümlerini de okuması gerektiğine dikkat çekiyordu.  Benzer bir tekrarlama olayı da benim dikkatimi çekti. İnanmayacaksınız ama aynı haber Hürriyet'te tam üç kez yayınlandı. Konu, bir şirket ile bir vakfın "Özel Sporcular Yüzme Şenliği" düzenlemesiydiEditörlerin iş kazası da bu olsa gerek."

Bildirici kibarlık edip "iş kazası" demiş ama bu resmen görevi ihmale girer!