Atatürk'ten liderlik ilkeleri...(3)

23 Kasım 2016 Çarşamba  |  KÖŞE YAZILARI

"Bulanık suda balık avlamak..."

Kısaca karışıklıktan yararlanıp menfaatini kollamak olarak açıklanabilir. 

Farkında mısınız ülkenin içinde bulunduğu durum tam da bu. Her alanda karışıklık, kavram kargaşası hakim. Ayrıca ötekileştirilmiş, değersizleştirilmiş insanlar, çok temel konularda bile farklı düşünen, üstelik düşündüğünün doğru olduğunu ve karşısındaki insanın kabul etmesine yönelik baskıya ve şiddete varan eyleme geçen davranışlar, fiziki müdahaleler. Otobüste tekmelenen şort giyimli kadını bu bağlamda görmeliyiz.

Hoşgörüşsüz, tahammülsüz bir toplum.

Bulanıklığı yaratanlar ve bu durumdan yararlanıp menfaatlerini kollayanlar, aynı amaca hizmet eden yerli iş birlikçiler kimler? İşte sorulması gereken soru bu. 

Aynı merkezler, Osmanlı'nın çöküşe geçtiği yıllarda da sular bulandırılıp kendi menfaatlerini sürekli öne çıkarıp iş birlikçileri ile bir dönem sürdürdüler, borç batağına soktular, imtiyazlar elde ettiler, toprakları paylaştılar, Osmanlı'yı parçaladılar. Böyle bir dönemde adeta sabah güneşi gibi Atatürk doğdu. İçinde bulunduğumuz şartlardan ülkemizin lehine sonuçlar çıkarabilmek beklemekle olmaz. Atatürk'ün kaleme aldığı, hayata geçirdiği öğretileri öğrenmek ve akılla bilimle değerlendirip günümüze uyarlayarak yerine getirmekle mümkündür. 

Bu bağlamda önemsediğim Atatürk'ün liderlik ilkelerinden bazılarını paylaşmaya devam ediyorum...

Yaptığı İşe İnanma: Hayatta zor ve mümkün olmayan iş yoktur, yeter ki siz buna inanın. Heyecansız bir enerji büyük bir eser yaratamaz. İnanmadığınız bir işi yapmayın, yaptığınız işe bütün enerjinizi verin. 

Kamuoyu oluşturma Yeteneği: Yaptığınız işlerdeki başarınız, işinizdeki başarı kadar, çevrenizin bu başarıyı algılamasına bağlıdır. Çevrenizi yaptığınız işlere ikna eder, inandırırsanız işlerin daha kolay başarılmasını sağlarsınız. 

Çabuk Karar Verebilme Yeteneği: İçinde bulunduğunuz durumu çabuk kavrayın, zamanı gelir gelmez çabuk karar verin ve kararınızı enerji ile uygulayın. Çabuk düşünün, çabuk ve kesin karar verin, çabuk hareket edin. İçinde bulunduğunuz durum acil bir karar gerektiriyorsa, elinizdeki bilgilerin eksikliğine ve yanlışlığına bakmadan, en doğru kararı vermeye çalışın. 

Karar Verme Yeteneği: Karar vermek için sağlam esaslar ve rakamlara dayanın. İnce hesaplardan ve uzun yargılamadan sonra karar verin. Büyük kararlarda "geç kalmamak" kadar "erken davranmamak" da önemlidir. Daima karar vermek için tam vaktini seçin. 

Konuşma ve Yazma Yeteneği: Düşüncelerinizi karşınızdakinin en güzel anlayabileceği şekilde ifade edin. Düşüncelerinizi yazıya dökmeyi bir alışkanlık haline getirin. Söz sanatının kalıplarına başvurmayın. 

Liyakat aşığı Olma: Çalışanları hislerine göre değil, yapmaya muktedir oldukları işlere göre değerlendirin. Çalışanları size davranışlarına göre değil, yaptıkları işlerdeki başarılarına göre değerlendirin. Herkesi tüm artı ve eksileriyle birlikte görün. 

Mükemmeliyetçi Olma: Gözünüzden büyük, küçük hiçbir şey kaçmasın. İşlerin derinliğine girin. En küçük ayrıntıların bile üzerinde özenle durun, ama hiçbir zaman ayrıntılara saplanıp kalmayın. Önemsiz sayılabilecek olayları bile irdeleyin ve bunlardan ders alın. Önemsiz sayılan dikkatsizlikler, insanları umursamazlığa alıştırır.

Müsamahalı Olma: Şahsen kızdığınız konularda bile karşınızdakini sonuna kadar tahammülle dinleyin ve fikrini açıkça söylemesine izin verin. Hissi davranıp, gereksiz bir sürtüşmeye girdiğinizde, sonradan olayı serin kanlılıkla değerlendirip, gerekli düzeltmeleri yapmaktan kaçınmayın. 

Müteşebbis Olma: Mücadeleden zevk alın. Hayatta başarı, mücadelede başarı demektir. İnsanların içine sokularak nabız yoklayın, havayı koklayın. İşten anlayan bir veya birkaç kişiyi yanınıza alarak birlikte çalışın. 

Mütevazı Olma: Gösterişe önem vermeyin. Tevazudan, tabiilikten ve samimilikten ayrılmayın. Başarılı insanları, çevrelerindeki "kraldan çok kralcı insanlar" mütevaziliklerinden ayrılarak, gerçeklerden koparmaya çalışırlar.

Öğrenme Azmine Sahip Olma: Ele aldığınız konuyu, konuşma ve danışmalarla iyice gözden geçirin. Herkesi sonuna kadar söylemekte serbest bırakın. Kendi fikirlerinizle tümüyle ters düşen fikirleri dinlemesini bilin. 

Öncü Olma: Bir işte yanınızdakileri motive etmenin en etkili yolu, o işte sizin öncü olmanızdır. Sizin bizzat yaptığınız şeyleri, çalışanlarınız inanarak yaparlar. İlk defa yapılacak veya cesaret gerektiren işlerde ilk adımı daima siz atın.

Örgütleme Yeteneği: Teşkilat içinde herkesin yeteneğinden gerektiği gibi istifade edin. İyi idare edilen bir iş, başarı ile işleyişine, herhangi bir yöneticinin veya çalışanların geçici ya da sürekli yokluğunda da devam edebilmelidir.