Sorumluluktan kaçmak!

01 Aralık 2016 Perşembe  |  SERBEST KÜRSÜ

Birine bir işi yapması için yetki verdiğinde sorumluluk  karşı tarafa GEÇMEZ. Yetkilendirilmiş kişi ya da organlar yetkileri dahilinde işlerini yapmak durumundadırlar. Sonuçtan yetkiyi verenler sorumludur, her daim. Bu basit ama değişmez kuralı insanlar ya önemsemiyor ya da anlamıyorlar. Bu yüzden de ortada bir salaklık olduğunda herkes birbirine bakıyor, suçluyor.

Bu absürd alışkanlık memleketin her yerine sirayet etmiş durumda. Süleymancılar denilenlerin güya hayır için açtığı yasal olmayan yurtlarda, sübyan kızların hem beyinleri yıkanıyor hem de taciz ediliyorlar, bu da yetmiyor yakarak öldürülüyorlar! Arapların putlara taptığı dönemlerindeki gibi...Sorumlu kim? Vali, yurt denilen iğrenç yerin sözde müdürü, elektrikçi, itfaiye eri, bakkal, çakkal. Hayır kardeşim, kandıramazsınız, işinizi düzgün yapmadığınız için suçlu ve başarısız sizsiniz. Siz, bu ülkeyi yönetmeye talip olmuş, öyle ya da böyle insanların oyunu ve yönetme yetkisini almış, koca koca adamlarla kadınlar, yani devleti yöneten sizlersiniz hesap verecek olanlar. Bunun lamı cimi yok.

Öyle basını öne eğip, timsah gözyaşlarıyla paçayı sıyıramazsınız. Kimse sıyıramadı. Yediğiniz naneler bununla sınırlı değil elbette. Neler neler yaptınız ama hep birileri kabahatli, siz hariç! Yok abilerim ablalarım, koyunluk da  bir yere kadar. Seni görüntüde adam eden halk, bıçak kemiğe dayandığında eğer sorumluluklarından kaçıyorsan külahları değişir. Değiştirecek de...

Bu ülkenin kaderi bu herhalde. Dinci birileri gelip yakıp yıkacak, satacak savacak, züccaciye dükkanındaki fil misali ortalığı heder edecek, sonra yurtsever Kuvay-I Milliyeciler gelip düzeltecek. Yine aynısı olacak. Yine cahillerin ettiği haltları ateizler (!) , solcular, adam gibi adamlar, gerçek yurtsever, tam bağımsızlık aşığı halktan insanlar düzeltecek. Yahu eni konu kafası çalışan, IQ'su 60 civarı olan birisi dahi sizin ne mal olduğunuzu anlıyor aslında ama bunlar yutturduk sanıyor. Yalanın üzerine bir şeyin inşa edilemeyeceğini anlamadıklarından olsa gerek yalanı yalanla kapatmayı ibadet olarak görüyorlar.

Bir ülkede her gün mü acayiplikler olur be kardeşim? Her saat mi salak saçma beyanlar yapılır? Hiç mi duşta, tuvalette tek başınıza kaldığınızda muhakeme yapmazsınız?

En nihayetinde her şeyin sorumluluğunun üzerinde olduğunu bilen ve size bu yetkiyi veren halk yine son sözü söyleyecektir. Tarihte binlerce kez ispatlandığı gibi...

Analizör