Bir de karşı cepheden bakın

02 Aralık 2016 Cuma  |  SERBEST KÜRSÜ

Akit TV'de Ahmet Keser adında kendisine spiker bile demekten utandığım bir şahısın  Adana'daki yurt yangını sonrasındaki insanı dehşete düşüren açıklamalarını üzülerek seyrettim.

Bu görüntüleri izledikten sonra Atatürk'ün manevi mirasçısı olarak bu sözlerin yalan olduğunu dilim döndüğünce anlatmam gerektiğini düşündüm.
Arkadaşlar bu konuşma seyredilip geçilecek bir konuşma değil. Çünkü biz Atatürkçüler bu görüntüyü seyrettiğimizde kızacak, belki küfür edecek ardından bu görüntüleri unutacağız.

Şimdi biraz empati yapmanızı istiyorum...

Diyelim siz bir AKP seçmenisiniz ve bu görüntüleri bir AKP seçmeni olarak izleyin. Eğer bir AKP'li olsanız Ahmet Keser'in yaptığı bu konuşma sonrasında zembereği kurulmuş saatli bir bomba gibi olursunuz diye düşünüyorum.

Daha önceki yazımda da söylediğim gibi; çevremizde AKP seçmeni olan dostlarımıza gerçekleri sakince ve kavga etmeden anlatamadığımız sürece kaybeden biz ve ülkemiz olacak

Ahmet Keser'in konuşmasına bakıyorum, neresini düzeltsem? Nereden başlasam? Keser konuşmasında dinin, Kuran'ın, namazın ve ezanın yasaklandığını belirtiyor. Ben bu yaşıma gelene kadar dinin, Kuran okumanın, ezan ve namazın yasaklandığını görmedim.  Oysa ki din adı altında ne yaptıkları meçhul olan tarikat yuvalarının basıldığını, Kuran yerine ne olduğu belli olmayan nur risalelerinin okunmasının yasaklandığını defalarca gördüm. İşte biz AKP'li arkadaşlarımıza gerçekleri  bu şekilde anlatamadığımız sürece  onların gözünde bizler din düşmanı olmaya devam edeceğiz.

Ahmet Keser'in sözlerine dönelim. Ne diyor? Din eğitimini yasakladın diyor. Biz Atatürkçüler belli bir eğitim seviyesinden geçtik. Okuduğumuz okullarda din dersi gördük . Bu derslerde namaz surelerini de öğrendik.  Gerçek Müslüman ama kandırılmış olan ilkokulu bile okumamış AKP'li kardeşlerimizin bu sözler karşısında neler düşünebileceklerini tahmin edebiliyor musunuz? 

Keser konuşmasında ajitasyonun dibine vuruyor. Gittiği yurtta demir bardaktan içtiği ada çayından ağzının nasıl yandığını, yediği kurufasulyenin içinden çıkan böceklerden bahsediyor. Ben de kendisine ; Bu ülkenin en doğusunda da , en batısında da yoksulluğun olduğunu belirtmek isterim. Sen kendi çektiğin zorlukları, bizler de kendi çektiğimiz zorlukları biliriz. 

Ahmet Keser Atatürk'e bir taraftan dil uzatıyor; diğer taraftan da sanırım tepkilerden ve ceza almaktan korktuğu için olsa gerek Atatürk'ü ben de savunuyorum diyor. Şark kurnazlığı ile söylenen bu sözü dinleyen masum bi AKP seçmenine bu adam Atatürk düşmanı deseniz size vereceği tepki " Baksana adam Atatürk'ü de savunuyor" olacaktır. Oysa ki Atatürk'ün kurmuş olduğu Cumhuriyet'e demediğini bırakmadığı gibi Atatürk'ü dinsizlikle de suçluyor. 

Keser, Atatürk'ün din konusundaki düşüncelerini bilemez. Ona biz anlatalım da belki öğrenir.

Gene bir toplantıda din konusu tartışılıyordu.

Atatürk :

"Din insanların gıdasıdır. Dinsiz adam boş bir eve benzer. İnsana hüzün verir. Mutlaka bir şeye inanacağız. Bu dinlerin en sonuncusu elbette en mükemmelidir. İslam dini hepsinden üstündür" demiştir.

Bizlere Atatürk'ü unutturmadıkları için yapmak istedikleri Atatürk'ün din düşmanı olduğu yalanını söylemek.  Bizler Atatürk'ü biliyor ve anlıyoruz. AKP seçmenine bu tuzaklara düşmemeleri için gerçekleri anlatmamız gerekiyor. İşte bu yüzden arkadaşlar ; akp seçmenine bu gerçekleri tüm çıplaklığı ile anlatamazsak ,bu kavga devam eder. Kazanan onlar kaybedense bizler olacağız.  

Gün Atatürk'ün değerlerine sahip çıkma günüdür. Bıkmadan usanmadan gerçekleri söylemek; yalanı ve yalancıları ifşa etmek zorunluluğumuz var.

Sedat Doğruer