Başkanlık konusunda aklımın almadıkları

02 Aralık 2016 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

Bazen kendimi aptal gibi hissediyorum. Başkanlık sisteminin imzaya açılması, bu hissi bana yeniden yaşattı. İnsaniyet namına, bazı sorularıma cevap bulmam konusunda yardımcı olur musunuz?

•    Erdoğan'ın şu anda yapmak isteyip de yapamadığı şeylerin neler olduğunu söyleyebilir misiniz? Resmen Başkan ilan edildiğinde fazladan ne yapacak?

•    Şu haliyle yasama ve yargının kontrolü kimdedir?

•    Erdoğan AKP'yi dilediğince yönetmiyor mu? Mevcut AKP milletvekillerini kim belirledi? Başbakanı ve bakanları kim tayin etti? Erdoğan hilafına bir yasa çıkması mümkün mü? Bundan sonra ne değişecek?

•    Erdoğan'ın partiler üstü tavır sergilediğini ve tüm cumhuru kucakladığını iddia eden biri var mı?

•    Ülkeyi tek kişinin ellerine teslim ettikten sonra, sistemin adının başkanlık veya Cumhurbaşkanlığı olması neyi değiştirir?

•    Partiler sultanlık gibi yönetilir, seçim barajı ve hazine yardımı gibi engeller varken, onları bir yana bırakıp başkanlığın tartışılması tuhaf değil mi?

•    Ekonomi dibe vuruyor, ulusal birliğimiz tehdit altında, ülke savaşta, her devletle başımız belada iken, gündem başkanlık mı olmalıydı? Başkanlık tartışmasını gündemin tepesine oturtan sebep ne?

•    Sistemin Erdoğan'dan bağımsız, bir yönetim meselesi şeklinde tartışıldığı söylenebilir mi?

•    AKP'liler hiç hazzetmedikleri birinin başkan olma ihtimalini akıllarına getiriyorlar mı? Ya devran değişirse ne olacak?

•    Başkanın bir diktatöre dönüşmesini önleyecek ne tür mekanizmalar var? Gerektiğinde -görev süresi dolmadan- başkan azledilebilecek mi? 

•    Kuvvetler ayrılığı -özellikle yargı bağımsızlığı- güvencede olacak mı?

•    Bahçeli'nin "fiilî durumu yasallaştırma" ile ilgili cansiperane yardımlarının esbâb-ı mucibesi nedir? Madem çelişkiden rahatsız, neden hukuku fiilî duruma uydurmak yerine, tersine çabalamıyor?

•    Neden tartışmalar kapalı kapılar ardında yürütülüyor? 

•    Medyanın sahibinin sesine dönüştüğü, muhalefetin sindirildiği, akademisyenlerin susturulduğu bir ülkede -referandum için- gerçek bir milli iradeden söz edilebilir mi?