FB-BJK derbisi ve medyanın tükenmişliği!

04 Aralık 2016 Pazar  |  MENTOR

Dün yine muhteşem bir Fenerbahçe vardı sahada, Manu ve Galatasaray'dan sonra Beşiktaş da Fenerbahçe ceza sahasına giremedi.

Ama Beşiktaş Fenerbahçe'yi durdurmanın yolunu bulmuştu: Tekme, Fenerbahçe'nin kapanan rakiplere karşı net bir çözümü var, pres ve baskın hücum.

Bunu da çok iyi yaptılar ancak her topu kaptıklarında tekmeyi yediler, bunlar hareketin şiddetinden bağımsız atak kesmek amaçlı art niyetli faullerdi ve hepsi kartla cezalandırılmalıydı ama hepsi sadece ya faul olarak cezalandırıldı ya da hiç cezalandırılmadı. Alper'e top kaptıktan sonra yapılan bir çok faul var hepsi tehlikeye dönüşecek pozisyonlardı hepsi geçiştirildi, Tosiç'in aynı Yugoslav faulünü voleybol hamlesi ile yapmadısa bile sessiz kaldı hakem. Bu pozisyonlar cezalandırılsa daha 60. dakikada 9 kişi kalırdı Beşiktaş eksik kalmasa bile kartlı oyuncukar daha dikkatli olmak zorunda kalırdı.

Utanç verici bir hakem performansı idi ayrıca çok merak ettiğim bir konu var, Federasyon Başkanı'nın Beşiktaş'tan alacağı ne durumda, ödeniyor mu? Bu alacağın olması ayrı skandal ama eğer bu alacak son iki yılda ödendiyse skandaldan da öte.

Dün Fenerbahçe'yi galibiyetten eden tek şey hakemdi, Beşiktaşlı dostlar kusura bakmasın ama takımları asla Fenerbahçe ile mücadele edebilecek kalitede değil.

Medya bunları yazamaz çünkü medyanın Fenerbahçe'ye karşı öğrenilmiş çaresizliği var, Fenerbahçe için iyi bir şey yazar veya söylerlerse objektifliklerini kaybettiklerini sanıyorlar.

Ama bunlar yazılmıyor diye olmuyor görülmüyor değil, hele sosyal medya çağında medya kendi çalıyor kendi oynuyor kendi geleceklerini tüketiyor.

Fenerbahçe tüm sportif başarısızlıklarına, 5 yıldır yazılı ve görsel basında ağız birliği ile yapılan küfür kampanyalarına rağmen tarihimizde görülmemiş hızla taraftar sayısını artırıyor.

Bu ülke halkının bir çok eksiği olabilir ama en güçlü duygusu mağdura kalkan olmasıdır, bakın tarihimize kim mağdur edildiyse halkın gönül tahtına oturmuş ve sahip çıkılmıştır.

Rakiplerinin son iki maçta Fenerbahçe karşısındaki çaresizliği ve ezilmeleri, saha dışında ağlayarak önlerine gelen her şeyden ve herkesten yardım dilenmeleri bu yüzdendir.

Fenerbahçe çağı 3 Temmuz 2011'de başladı ve durdurmaya kimsenin gücü yetmez.