Aziz Yıldırım: Yiğidi öldür hakkını yeme

05 Aralık 2016 Pazartesi  |  MENTOR

Yazılarımı izleyenler bilirler büyük bir Aziz Yıldırım hayranı değilim hatta, Fenerbahçe'ye çok zarar verdiğini düşünüyorum ve çeşitli yazılarda bu zararların neler olduğunu anlatmaya çalışıyorum.

Ancak dünyadaki her insan ve her şey gibi Aziz Yıldırım'ın da hem iyi hem kötü yanları var ve onu eleştiren biri olarak iyi yanlarını da yazmak benim için çok önemli çünkü benim kendisine yönelik kişisel bir tavrım yok, tek derdim Fenerbahçe'nin hep ve her zaman iyi olması, doğru olabilir, yanlış olabilir ama çaba gösterdiğim amaç budur.

Yiğidi öldür hakkını yeme...

3 Temmuz sürecinde Aziz Yıldırım onu kumpasla hapse atan devlete toz kondurmadı. Bir kere bile devlet bize komplo kurdu demedi, deseydi eğer her şey daha farklı olur, uluslararası kurumlarda daha çok taraftar bulur olay çok farklı boyutlarda dünya kamuoyuna yansırdı.

Biz Fenerbahçeliler olarak bunun çok yanlış olduğunu o gün söyledik, bugün de söylüyoruz ancak Aziz Yıldırım kendi ve Fenerbahçe'nin çıkarları pahasına devleti korumaya devam ediyor.

Hiçbir zaman devlet bize komplo kurdu demedi oysa polisi, savcısı, hakimi, federasyon görevlisi hepsi devlet çalışanıydı, hep Cemaat dedi, devletin saygınlığını ve itibarını bir kere bile yaralamadı.

Mahkemede, UEFA'da ve CAS'da devlet bize komplo kurdu demediği için daha baştan davaları kaybetti.

Ben Fenerbahçe'yi hiç tereddüt etmeden televizyondaki sarhoş madrabazların ağzına sakız eden devletin bunu hak etmediğini düşünüyorum, Aziz Yıldırım ne pahasına olursa olsun Fenerbahçe'nin hakları savunmalıydı.

Ama Aziz Yıldırım öyle düşünmüyor, devletini kimseye şikayet etmedi, üzerinde yaşadığı topraklara ihanet etmedi ve bu açıdan saygıyı hak ediyor..

Peki bu devletin vergileri ile stat, salon sahibi olanlar, devlet parasından kulüp bütçesine katkıda bulunanlar, fetö/pdy sevlette aktifken  bundan en çok yararlananlar, Fenerbahçe'nin hak ettiği Şampiyonlar Ligi paralarını cebe atanlar, fetö/pdy'nin en büyük yandaşı olup onun kumpas davalarının arkasına saklananlar ne yaptı???

Devlet büyük bir ekonomik krizle boğuşurken, Güneydoğu'da, Suriye'de savaşla boğuşurken devleti bir kez daha uluslararası kuruluşlara şikayet etmekten çekinmediler.

Daha önce de yaptıkları gibi kazanmak dışında başka ilke ve anlayış içermeyen, tek değerleri ne pahasına olursa olsun kazanmak olan, bunun için devlet düşmanı fetö/pdy ile hiç tereddüt etmeden işbirliği yapan bu kifayetsiz muhterisler devleti arkasından vurup en zor zamanında sırtından hançerlediler.

Ancak kazanamıyorlar, kazanamayacaklar kaleye tek şut çekmedikleri maçta rakip takım oyuncularına transfer iftiraları atacak kadar ilkesiz ve devletini jurnalleyecek kadar bu ülke topraklarına saygısız insanların   bu ülke insanlarından saygı görmesi beklenemezdi, görmüyorlar.

Fenerbahçe tarihimizde görülmemiş hızla taraftar kazanıyor. 3 Temmuz 2011'den beri her kuşakta normal taraftar hızına ilave olarak 200-300 bin yeni taraftar kazanıyor. 2020'den sonra bu ülkenin yarısından fazlası Fenerbahçeli olacak.

Beşiktaş'lı dostlara da bir uyarıda bulunalım, bu fetö/pdy nemacıları Galatasaray ve Trabzonspor'u tüketti şimdi de sizi tüketecekler dikkat!!!!

Bir kaç fanatiğin kirli medya oyunları bu ülkenin fikri değildir, bu ülke halkı sessizdir ama güçlüdür, Fenerbahçe'yi bağrına basarken Devletini 4 bir tarafı savaşta iken şikayet eden adamları gönlünden söküp atacaktır, zaten Fenerbahçe'ye taraftar sayısında büyük bir ivme kazandırarak bunu gösteriyor.

Fenerbahçe halkın takımdır ve yükselişine kimse engel olamaz.