'Oğlum Kılıçdaroğlu, bak git!'

08 Aralık 2016 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Geçen hafta Cumhuriyet Halk Partisi'nin Adana'da gerçekleştirdiği  "Türkiye'yi böldürmeyeceğiz" mitingi yıllar boyunca AKP iktidarına karşı CHP'ye "kerhen" oy veren benim için tam bir utanç kaynağı oldu.

Silahlı terör örgütlerine üye olduğu iddiası ile tutuklanan gazetecilerin adlarını ilkokulda yoklama yaparmış gibi telaffuz edip halka burada cevabı verdiren Kemal Kılıçdaroğlu'na öfkem ve nefretim daha da arttı. 

Elbette tutuklu olan herkes hüküm giyene kadar yasalar karşında suçsuz sayılır ama anons edilen bazı isimlere itirazım vardır ki eminim  tüm Atatürkçü vatanseverler de bu itirazımı haklı karşılayacaklardır.

Nazlı Ilıcak'ın hukuk kuralları içinde sorgulanıp yargılanmasını, hukukun üstünlüğünü inanan biri olarak elbette ben de istiyorum

Ancak, Nazlı Ilıcak, laik Cumhuriyetin amansız bir karşı devrimcisidir. Rahmetli Uğur Mumcu ile yaptığı tartışmalar hala kulaklarımızda çınlamaktadır.

O dönemlerde türban, hala kamu alanlarında kullanılması yasak iken, 1999 seçimlerinde İstanbul  Milletvekili seçilen Merve Kavakçı'nın elini tutarak türbanı ile TBMM'ye sokan kişidir. 

Bülent Ecevit ve grubunun "Burası Cumhuriyetle hesaplaşacak yer değildir" tepkisiyle karşılaşan Merve Kavakçı yemin edemeden Meclis'i terk etmek zorunda kalmıştır.

Ergenekon davası sürerken, FETÖ'nün kurduğu kumpas sonucu önceden gömerek buldukları silahlar için "Yerden silahlar fışkırıyor bunlar kanıt değil mi?" diye sevinç naralar atan da Nazlı Ilıcak'tır.

Numaralı Cumhuriyetçi Ahmet Altan'ın da, hukuk kuralları içinde sorgulanıp yargılanmasını istiyorum.

Ancak, talimatla "Taraf" adını taşıyan paçavrayı yayın hayatına sokarak ve yöneterek binlerce kumpas haberlerini gazetesinde yayınlayıp Türk Ordusuna kurulan kumpasa aracılık eden kişilerden olduğu herkes tarafından bilinmektedir.

Bu kişilerin o alanda CHP Genel Başkanı tarafından alkışlattırılıp yüz bine aşkın demokrat,Cumhuriyetçi laik Atatürkçülere "Burada" dedirtilerek hak etmedikleri şekilde onurlandırılmasına itirazım vardır.

Tıpkı;

Kara çarşafa altı oku takmasına,

FETÖ'nün bir dönemde iktidar partisinin ortağı olarak iktidarda olduğunu Mısır'daki sağır sultanın bile duyduğu halde CHP Genel Başkanı'nın "Tarikatlar siyasete bulaşmadığı sürece saygım vardır" demesine itiraz ettiğim gibi...

Not: Yarın, Rusya'nın sırları kitabınında yazarı, Medya günlüğü genel yayın yönetmeni gazeteci Cenk Başlamış'la yaptığım özel söyleşiyi mutlaka okumanızı öneririm.