'Şike' gerçekleri ve tazminat

13 Aralık 2016 Salı  |  MENTOR

Fenerbahçe'ye kumpas iddianamesi kabul edilerek çok ciddi bir boyut kazandı.

Bildiğiniz ve iddianamede belirtildiği gibi fetö/pdy'nin 3 Temmuz'la ilgili en önemli politikalarından biri henüz yargılama başlamadan Fenerbahçe hakkında suçlu algısı oluşturmak ve bunun için medyayı sonuna kadar kullanmaktı.

Bunu sağlamak için her gün medyada ateşli toplardan ve  Fenerbahçe'ye küfretmekten oluşan bir medya politikası oluşturdular.

Medyada halen bu çabaları aralıksız sürdüren ve geçmişte fetö/pdy ile yakın ilişkisi olduğu aşikar olan bazı tipler aynı politikayı devam ettirdiğine göre 3 Temmuz'un medya ayağının hala görev başında olduğunu düşünmek yanlış olmaz.

Bu açıdan medyanın spor kanadının hala fetö/pdy'nin pençesinde olduğunu ve bu nedenle de "Fenerbahçe'ye kumpas" iddianamesine hemen hemen hiç yer vermiyor olmasına şaşırmamak mantıklı bir önerme olur.

Öyle ya, tarafsız bir medya bir iddiaya ne kadar büyük ölçüde yer verdiyse bu iddianın yalan olduğu ortaya çıktığında da konuya aynı ölçüde yer vermeliydi, tarafsız yayıncılık bunu gerektirdiği halde bu yapılmadıysa bizim de Fenerbahçeliler olarak 3 Temmuz'un medya ayağının görev başında olduğunu düşünmemize engel bir durum olmaz.

Ancak konumuz bu değil.

Henüz yasal olarak hukuki bir sonuç oluşturmasa da Fenerbahçe; kendisine kurulan kumpası yasal olarak ispatlamak ve hukuken herkesi bağlayan bir mahkeme kararı oluşturmak için çok önemli bir adım attı.

Henüz devam eden bir başka kumpas iddiası içeren soruşturma daha var ayrıca Fenerbahçe'ye kumpas iddiaları fetö/pdy ana davasının iddianamesine de girecek gibi görünüyor.

Gelişmeler bu hale gelince elbette Fenerbahçeli, "Tamam suçsuz olduğumuz anlaşıldı ama zararlarımız nasıl karşılanacak" diye soruyor.

Hal böyle olunca 3 Temmuz'un fetö işbirlikçisi kulüpleri gerçek dışı yeni bir algı kampanyası oluşturarak Fenerbahçe'nin hakkını almasına engel olmaya çalışıyorlar ve en üzücü olanı da bazı Fenerbahçelilerin de bu yalanlara inanmasıdır.

Geçmişin yalancılarının bugün uydurduğu yalanlara kısaca göz atalım.

- Evet Fenerbahçe'ye kumpas kurulmuş ama Fenerbahçe delilleri kabul etti kanunsuz elde edilmiş olsa da deliler var ve UEFA bu delilleri kabul ediyor ve Fenerbahçe de bunlara itiraz etmedi.

Bu yalanın kuyruklu hali, fetö/pdy'nin spor medyasındaki işbirlikçilerinin yeni bir Fenerbahçe algısı oluşturma çabasıdır; bakın yanlış anlaşılmaya yer vermemek için CAS kararındaki bir ifadeyi aynen yazıyorum. Bu Fenerbahçe savunmasından alıntı da değil hakem heyetinin görüşlerinden;

 "In respect of Fenerbahçe's allegation that the wiretaps relied on by UEFA provide incorrect or flawed information."

Çevirisi şöyle;

"Fenerbahçe'nin UEFA tarafından dayanak olarak kullanılan telefon konuşma metinlerinin doğru olmayan ve gerçek dışı bilgiler sağladığı iddiası diyor", yani Fenerbahçe'nin tapeleri kabul ettiği iddiası tamamen gerçek dışıdır. Fenerbahçe her zaman "Evet bu konuşmalar bizim ama bu konuşmalar suç oluşturacak şekilde manipüle edilmiş"dedi.

Burada anlatmamız gereken başka bir kavram var ve Fenerbahçe hakkında algı oluşturmaya çalışan tüm riyakarlar bundan bihaber; telefon konuşması ile tape aynı şey değildir, tape telefon konuşmasının yazıya dökülmüş halidir ve telefon konuşmasının bire bir aynısı olmayabilir yani telefon konuşmaları kağıda dökülürken Fenerbahçe'yi aklayacak veya suçun açıkça işlenmediğini gösteren ifadeler çıkarılmış olabilir. Eskisi gibi, "Yahu polisler bunu neden yapsın" da diyemezsiniz çünkü delilleri oluşturan polis, savcı, hakim hepsinin suçlu olduğu ve Fenerbahçe'ye kumpas kurmak için suç işledikleri iddia ediliyor. 

Elbette orjinal telefon kayıtları muhafaza edilse sorun yok tekrar dinleyip yeniden tapeler yazılabilir ama orjinal telefon kayıtları "özel yaşamın gizliliği" nedeniyle imha edildi, bunun anlamı şu: Artık o tapelerin gerçeği söylediği kabul edilemez UEFA onları delil olarak kabul edemez çünkü tartışma delilerin elde ediliş biçimine ilişkin değil içeriğinin sahte olduğuna ilişkindir. Sahte ve uydurulmuş oldukları mahkeme kararı ile tespit edilen tapeler artık kesin hukuki bir görüşe dayanak teşkil edemezler.

CAS kararı diye bir yerlerini yırtanlara o kararı tekrar okumalarını öneririm; kararın her yerinde mevcut deliller ışığında diyor o delilleri sahtekarların toplamış olması ortada bir delil olmadığı, delillerle oynanmış veya oynama olasılığı olduğunu gösterir ve bu da yeni delildir, yeni delil de spor hukukunda eski yargılamanın iptal edilerek yeniden yargılama yapılmasını gerektirir. 

Ayrıca Fenerbahçe hem UEFA hem CAS aşamasında kendini aklayacak deliller olduğunu ama UEFA ve CAS'ın kendisine asla bunları ifade edecek fırsat vermediğini söyledi, şimdi haklı olduğu ortaya çıktı.

Bir başka detay da kişiler hakkında UEFA'nın henüz yeterli delil toplayamadım onlara da ceza vereceğim demesine ve CAS'da evet yeterli delil toplayınca onlara da ceza verecektir demesine rağmen henüz ortada kişiler açısından verilmiş bir karar yok bu hem UEFA hem de CAS kararı açısından yarım kalmayı ve tamamlanmamış olmayı ifade ediyor her iki karar da hukuken eksik.

Yani kumpas davası hukuken Fenerbahçe lehine sonuçlanırsa UEFA ve CAS en azından yeniden yargılama yapmak zorundadır. Herhalde mevcut gelişmeler ışığında aynı kararı alacaklarını beklemek aptalca olur hangi delille aynı kararı verecekler, bu nedenle tazminat ödemeleri kaçınılmaz. 

Bir başka iddia şu:

- Tahkim kararını verdi ve tahkim kararları anayasa koruması altındadır bozulamaz. 

Doğru ama eksik...Delilleri toplayanların sahtekar olduğunun ve delil uydurduklarının mahkeme kararı ile tespiti yeni delildir ve yeni delil de spor hukukunda bile yeniden yargılamayı gerektirir. Bana inanmayanlar futbol disiplin talimatı madde 91'i okuyabilirler.

CAS denilen garabetin Mecnun Odyakmaz'ı bir kere suçlu bir kere masum bulması gibi saçmalıkları yazmıyorum bile.

Kumpas İddianamesinde yer alan ve Trabzonspor'u savunan fetö avukatlarının İspanya'ya ile olan bağlantılarının ortaya çıkmasını, Palacios, Villar, İspanya bağlantıları da ayrı tartışılması gereken hususlardır. Bunların nereye varacağını zaman gösterecek ama bu davanın tazminat yanıyla ilgili değil bu konunun aydınlanması TFF, UEFA ve CAS'ın hata mı yaptığını yoksa suç mu işlediğini gösterecek yani bu detay para mı ödeyecekler hapis mi yatacaklar onunla ilgili yoksa tazminatın alınabilirliğine etkisi olmayacaktır.

Çok fazla uzatmaya gerek görmüyorum çünkü UEFA ve CAS kararının hukuksuzluğu ve yeni gelişmeler ışığında rezil olmasına ilişkin kitap yazacak kadar çok hukuki argüman sıralayabilirim ama zaten yazdıklarım rezaleti yeterince anlatıyor.

Gerek CAS kararı gerek UEFA süreçleri konusunda Fenerbahçe yönetimini en çok eleştiren benim ama kumpas davası Fenerbahçe lehine sonuçlansa bile CAS ve UEFA süreci için değişen bir şey olmayacağını söylemek kaba etinden spor hukuku kuralı uygulamaktır ki, UEFA kararı açıklandığında UEFA kararı yeni delildir TFF yeniden yargılama yapıp Fenerbahçe'yi küme düşürmelidir diyenler de kendileridir.

Tarihe not olsun diye yazıyorum; Kumpas davası Fenerbahçe lehine sonuçlandığında Fenerbahçe UEFA ve TFF'den dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir tazminat alacaktır, bu konuda en ufak bir endişem yok.

Olayın bir başka yönü var; UEFA ve TFF, Fenerbahçe'ye tazminat ödeyecek duruma gelirse hukuken bu tazminatı o dönemdeki yöneticilerinden tahsil etme hakları var, bu tazminatlar öyle küçük rakamlar olmayacaktır olaylar gelişip riskler artınca da kendi yaşamını ve servetini kurtarmak isteyenler gerçek suçluları anlatmak için sıraya girecektir.

Hepsini bir kenara bırakın, amacı Fenerbahçe'yi mahkum ettirmek olan ve suç uyduran art niyetli sahtekarların "Fenerbahçe" lehine olan, Fenerbahçe'yi aklayacak delilleri sakladıkları/saklamış olabilecekleri tartışma götürmez gerçektir bunu ben söylemiyorum CAS kararında bizzat spor hukuku sistemi söylüyor; CAS kararından aynen aktarıyorum;

 "Corruption is, by nature, concealed as the parties involved will seek to use evasive means to ensure that they leave no trail of their wrongdoing."

Türkçesi;

"Yolsuzluk doğası gereği gizlidir bu nedenle suça iştirak eden taraflar işledikleri suça dair iz bırakmamak için hileli yollar izlerler/ararlar."

Bizzat CAS söylüyor, Fenerbahçe soruşturmasını yapan polis, hakim, savcı hepsi suçlu olduğu ve suç işledikleri iddiası var eğer öyleyse yaptıkları işin doğası gereği suçlarını saklamak için her türlü yolu denemişlerdir bu nedenle Fenerbahçe'yi aklayacak delilleri saklamış oldukları/olabilecekleri tartışma götürmez bir gerçektir, yukarıda saydığım hususlar olmasa bile sadece bu nedenle bile Fenerbahçe'ye karşı hakkındaki bütün spor hukuku kararları   hukuken butlan yani yok hükmündedir. 

Sonuç; kumpas davaları Fenerbahçe lehine biterse Fenerbahçe UEFA ve TFF'den bundan sonraki kurumsal yaşamlarını tehdit edecek kadar   büyük tazminatlar alır.

Juventus davası ile Fenerbahçe davası da karşılaştırılamaz, evet Juventus'a da kumpas kurulduğu ortaya çıktı ama bu kumpas asla mahkeme kararına dönüşmedi. 

 

TFF Futbol Disiplin Talimatı için TIKLAYIN 

CAS kararı tam metin için TIKLAYIN