Suikast sonrası Türk-Rus ilişkileri

20 Aralık 2016 Salı  |  KÖŞE YAZILARI

Ankara'daki Rus Büyükelçisi Andrey Karlov'un öldürülmesinin ardından Türkiye ve Rusya'dan yapılan ilk açıklamalar suikastin iki ülke ilişkilerinde kriz yaratmayacağını gösteriyor.

Olay henüz çok taze olduğu için aceleci yorumlardan kaçınmak ve temkinli değerlendirmeler yapmak gerekiyor ama Karlov'un öldürülmesinin Türk-Rus ilişkilerine zarar vermeyi hedeflediği yorumunu hemen hemen herkes paylaşıyor. Yine de durum ilk anda görünenden çok daha karmaşık olabilir.

24 Kasım 2015'de başlayan ve sekiz ay süren "uçak krizi"nin etkileri yeni yeni atlatılırken-hatta daha tam atlatılmadan- meydana gelen suikastin ilişkileri nasıl etkileyeceği daha çok Rusya'nın tepkisine bağlı olacaktı. Elbette, Ankara'nın suikastin perde arkasının aydınlatılması için azami çaba harcayacağını göstermesi de gerekiyordu.

Eğer Rusya Karlov'u korumayı başaramadığı gerekçesiyle Türkiye'yi suçlayan bir tutum takınsaydı yeni bir krizin patlak vermesi kaçınılmaz görünüyordu. Bütün ülkeler topraklarında bulunan yabancı diplomatların can ve mal güvenliğinden birinci derecede sorumlu bulunuyor. Ayrıca, kısa bir süre önce İstanbul'daki Rus Başkonsolosluğu önünde Halep nedeniyle düzenlenen protesto gösterisinin Moskova'da rahatsızlık yarattığını da hatırlatmak gerekiyor.

Moskova'da saldırıyla ilgili ilk açıklamayı, Duma Uluslararası İlişkileri Komitesi Başkanı milletvekili Leonid Slutskiy yaptı. Slutskiy, "Bu iğrenç provokasyon Türkiye-Rusya ilişkilerini bozmak ve Moskova'da yapılacak dışişleri bakanları zirvesini sabote etme amaçlı, bu oyuna gelmemeliyiz" dedi. 

Asıl merak edilen ise, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in tepkisiydi. Suikast için Putin, "Rusya'nın Türkiye Büyükelçisi'nin öldürülmesi, Türkiye'yle iyi ilişkileri ve Suriye'deki çözümü bozma yönünde yapılan bir provokasyon" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fazla zaman geçirmeden suikastle ilgili açıklama yapması ve iki ülkeye de başsağlığı dilemesi de Moskova'da kuşkusuz olumlu karşılandı.

Eğer suikastle Türk-Rus ilişkilerini bozmak hedefleniyorduysa bu başarılamamış görünüyor ve özellikle Moskova cephesinde sağduyulu açıklamalar öne çıkıyor. Bu yaklaşım ise, iki ülkenin de "uçak krizi"nden ders aldığını ve duygular yerine sağduyuya ağırlık verdiğini gösteriyor.

Son olarak, saldırının, Türkiye ile Rusya'nın Suriye'de yakınlaştığı bir dönemde yaşandığını da not etmek gerekiyor. Bu açıdan bakıldığında suikastin Suriye meselesiyle bağlantılı olabileceği akla geliyor...