Türkiye'nin seçimi

21 Aralık 2016 Çarşamba  |  SERBEST KÜRSÜ

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi katledildi. Bu, TC diplomasisinin yaşadığı en vahim olay. Henüz konu çok sıcakken ve muhtemelen bugünden itibaren daha büyük bir olay olana kadar- çokça yazılıp çizileceği için biz de aklımızdakileri yazıya dökelim.

Bu tür "derin" olaylarda benim aklıma takılan bir soru vardır; haberi duyan insanların aklına ilk gelen ihtimal ortak kanı olacağı için doğru mudur yoksa bu bir algı yönetimi midir? 

Elimizdeki verileri alt alta sıralayalım;

*Dünyadaki en iyi istihbarat örgütlerinden biri olan FSB'nin şanı şöhreti dillere destandır. Keza Rusya da aslında FSB kökenli bir devlettir. Bu bir sır değil. Putin de oradan yetişmedir. 

*Türkiye, Rusya için çok önemli bir ülkedir, sebebi ise Türkiye'nin jeopolitik DEĞERİDİR. Rusya, Türkiye'yi hiçbir şekilde ne gözden çıkarabilir ne de savaşa girmeyi ister. 

*Karlov , Ankara'da 3 yıldır görev yapan, ülkeyi gayet iyi bilen bir diplomattır. Sanal alemde çarşaf çarşaf dolanan ihbar mektuplarının olduğu bir dönemde koruma istememesi şüpheli bir durumdur.

*Uçak krizini takip eden bir kaç saat içinde Rusya'nın Türkiye ve RTE aleyhine yapmış olduğu topyekün antipropaganda henüz hafızalarımızdadır. Rusya'nın böylesine bir olayda tepkisinin ne olabileceğini her Türk vatandaşı gayet iyi tahmin edebilmektedir.

*Dün sabah (20/12/2016) bir Rus Dışişleri görevlisi Moskova'daki evinde ölü bulunmuştur. 

*Elçiyi katleden şahıs ezberlemek için defalarca tekrar ettiği çok belli olan cümleleri kurarak tüm dünyaya mesaj vermiştir ve asıl görevinin bu olduğu aşikardır.

*Katil, cinayeti işlerken hiçbir tepkinin olmayacağını biliyormuşcasına rahat tavırlar sergilemiştir, en ufak bir endişe beden diline yansımamıştır.

*Olay, sanki bir film setinde yapılan prova kıvamında hatasız gerçekleşleştirilmiştir.

*Katil, sağ ele geçirilmesi mümkünken, hemen olay yerinde öldürülmüş belki de susturulmuştur.

*Tüm medya hep bir ağızdan FETO organizasyonu diye başlıklar atmıştır. Olayın arkasında ABD'nin olduğu, elde hiçbir somut delil olmadan anında tüm dünyaya duyurulmuştur.

*Putin ve RTE aynı anda ekranlara çıkıp aynı ibarelerle bu bir provokasyondur demiştir!

*Rus Dışişleri sözcüsü Zaharova, daha önceki Türk-Rus ilişkileriyle ilgili sanal dünyada hemen hemen hiçbir yorum yapmazken, henüz Karlov'un sağlık durumu belirsizken "öldürüldü" demiştir. 

*Olay, TC Dışişleri Bakanı Moskova'ya gitmek için uçağa bindiği sırada gerçekleşmiştir.

*Putin, Moskova'da her ne hikmetse, zamanında İran'da suikaste kurban giden bir Rus Büyükelçisinin dramını anlatan tiyatro oyununa giderken haberdar edilmiştir.

*Rus basını, Putin, Lavrov, FSB Başkanı, Medvedev'in kafa kafaya verdiği toplantının resimlerini anında başına servis etmiştir.

*Aynı anda Berlin'de yine tuhaf bir katliam yapılmıştır.

*Halep'ten kurtarılan insanların kimliğini deşifre eden Mahalli ki kendisi bu durumu en iyi analiz edebilecek gazetecidir, 1 hafta önce içeri tıkılmıştır.

*Dün şu haber başına düşmüştür: " Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşecek olan Lavrov, "Bu suçun emrini veren ve örgütleyen kişileri besleyenlerin, planlarını gerçekleştirmelerini imkansız kılacak önlemler alacağız" dedi."

*Rusya'ya olan yaptırımlar dün 6 ay daha uzatılmıştır ve Rusya ekonomisi 3 yıldır ciddi şekilde resesyondadır ve hatta geriye doğru gitmeye devam etmektedir.

*TR ile RUSYA kendi para birimleriyle ticaret yapma konusunu konuşmaya başlamıştır.

*ABD'de Trump diye bir adam başkan seçilmiştir ve seçimlerdeki sonucu Rusya'nın manipüle ettiği Obama tarafından açıkça dillendirilmiş ve Rusya suçlanmaktadır.
    
Bunlar "bugün" elimizde olan somut veriler. Bu veriler ışığında sorulması gereken şu:

ÖNÜMÜZE KONULAN YEMEĞİ Mİ YEMELİ MİYİZ YOKSA BAŞKA İHTİMALLER ÜZERİNDE DÜŞÜNMELİ MİYİZ?

Bence düşünmeliyiz. Ülkeler menfaatleri uğruna bir kişiyi değil binlerce kişiyi gözlerini kırpmadan feda ederler, ettiler. 11 ylül olaylarını unutmadık henüz. Irak'ta hiçbir zaman olmayan kimyasal  tesisleri, Rusya'nın Çeçenistan'a girmesinden önceki Moskova'da olan patlamaları, 15 Temmuz'u vs...

İki büyük ülkenin liderliğini yaptığı iki büyük kutup birbiriyle yıllardır ekonomik savaş halindeler. Türkiye ise bu savaşın tam ortasında ve 14 yıldır gizli ama aleni Siyasi İslam'la yönetiliyor. Ekonomisi zayıf, insanları mutsuz, eğitim seviyesi düşük bir ülke acımasız bir mücadelenin tam ortasında. Ya bu tarafa geçecek ya öbür tarafa. Seçimini yapmak zorunda. 

İşte tam da burada benim kafamda şöyle bir soru beliriyor; Türkiye seçim yapmaya mı zorlanıyor ?

Eminim, bugün bir çok yalan yalnış bilgiler ortalığa saçılacak, televizyonlarda bir yığın abuk tartışmalar olacak. Benim gibi hayatının yarısından fazlasını Rusya'ya vermiş kişilerin düşünceleri aynı Mahalli'de olduğu gibi hasır altı edilecek. Ve "gerçekler", bize, bizim nasıl anlamamız gerekiyorsa öyle servis edilecek, yalanla dolanla...Bekleyelim ama lütfen çokça düşünelim.

Analizör