Medyanın soytarı uzmanına...

24 Aralık 2016 Cumartesi  |  KÖŞE YAZILARI

Oralara nasıl geldiğini tahmin edebiliyorum. Unvanlarını hak etmediğini de...

Ülkemizde diploma ve belgelerin ehliyeti yansıtmadığının farkındayım. Bir yerlere gelmek için temel kıstasın liyakat olmadığının da...

Yine de bu kadar kör ve sağır olabileceğini, aptallık seviyenin bu denli yerlerde süründüğünü sanmıyorum. 

O şark kurnazı beyninin, ülkenin felaket bir biçimde kötü yönetildiğini ve adım adım uçuruma sürüklendiğini görebilecek irilikte olduğuna eminim. 

Görevin, -nereye saplandığına aldırmadan- sahibinin fırlattığı okun etrafına çemberler çizip tam on ikiden vurduğu yalanını söylemek.

Bir parça kemik uğruna, ödevini aşkla yapıyor, inanmadığın şeyleri gözlerinin içine baka baka halka yutturmaya çalışıyorsun.

Ne utanıyorsun ne de yüzün kızarıyor! 

Kullanılma tarihin geçtiğinde öncekiler gibi bir köşeye atılacağını göremeyecek kadar da miyopsun. 

Ülke uçurumdan yuvarlandığında senin ve -kırıntısı varsa- sevdiklerinin de hayatının kararacağını göremeyecek kadar ahmaksın. Yahut buna aldırmayacak kadar ahlaksızsın. 

Tek kelimeyle iğrençsin.