Ortaköy terörü ve 'şike' tapeleri

02 Ocak 2017 Pazartesi  |  MENTOR

Hafta sonu ülkemizde insanlığa karşı işlenen suçlara bir halka daha  eklendi masum, kimseye zarar vermemiş, katillerini daha önce hiç tanımamış sıradan insanlar hunharca katledildi. Basit sıradan bir suç değildi tüm insanlığa karşı işlenmiş bir suç idi.

Aynı saatlerde sosyal medyada Fenerbahçe'ye şike kumpası kurulması esnasında kullanılan telefon konuşmaları büyük bir kulübümüzün arma ve işaretlerini taşıyan taraftar hesapları tarafından servis edilmeye başladı.

Bu hesapların neredeyse tamamı 3 Temmuz sürecinde FETÖ/PDY ile aynı çizgide hareket etmişti ve suç örgütünün oluşturmak istediği algıyı yaşama geçirmek için canla başla çalışmışlardı.

Bir başka ilginçlik ise bu hesapların tamamının 3 Temmuz günleri yaşanırken açılmış olması idi.

Cinayetlerle aynı zamana gelmesi tesadüf olarak açıklanamayacak bir başka gariplikti.

Gariplik ve tesadüfler burada da bitmiyor...

FETÖ/PDY suç örgütü ile ilişkide olduğu artık kesin olan bu hesapların yayınladığı telefon konuşmaları mahkeme kararı ile imha edilmiş olması gereken kayıtlar.

Bu kayıtların bulunduğu tek bir yer olabilir; kanunsuz olarak oluşturulmuş FETÖ/PDY arşivi, bir suç örgütü, suç ürünü bu konuşmaları bir kısım insanlarla paylaşıyor ise paylaştığı insanlarla arasında bir suç örgütünün gizliliği ve kendisini saklamasına yetecek bir örgütlü suç ilişkisi olmalı, örgüt tamamen yer altına inmiş ve kanunsuz hale gelmişken hiç çekinmeden bazı insanlarla suç kaynaklı verileri paylaşıyorsa paylaştığı bu insanların da suç örgütü üyesi olduğu artık tartışma götürmez bir gerçektir.

Fenerbahçe'ye şike kumpası iddianamesinde FETÖ/PDY suç örgütünün amacı toplumla hükümet arasında husumet yaratarak hükümeti devirip devleti ele geçirmek olarak tanımlanıyor.

Yılbaşı gecesi cinayetlerin hemen arkasından yayınlanan telefon konuşmaları Fenerbahçe'ye şike kumpası iddianamesinde belirtilen örgüt stratejisine çok uygun, önce toplumda infial yarat, sonra futbol üzerinden insanları çatıştır, doğacak kargaşa ortamında iç savaş çıkar.

Artık mızrak çuvala sığmıyor. Bazı kulüplerin ve futbol kurumlarının çeşitli birimlerine FETÖ/PDY mensuplarının sızdığı, bunların futbol üzerinden kargaşa çıkararak ülkeyi kargaşa ortamına sürükleyecek bir sonuç yaratmak için 20 yılı aşkın zamandır seri olarak suç işlediği tartışma götürmez bir gerçektir. 

Manipüle edilmiş ses kayıtlarının yayınlanması bu suç silsilesine eklenmiş yeni bir halkadır.

Futboldaki suç örgütü üyelerinin sadece Hakan Şükür, Arif Erdem, Uğur Tütüneker ve  İsmail Demiriz'den ibaret olmadığı hafta sonu yaşananlarla bir kez daha kanıtlanmıştır.

Bu suç örgütünün futbolda işlediği suçlar bütün detayları ile ortaya çıkarılıp halka anlatılmadan kimse ne hükümetin samimiyetine inanır ne de futbol üzerinden ülkenin bölünmesine engel olunabilir.

Futbol deyip geçmeyin toplumun bütün kesimlerine ulaşabilen ülkedeki tek sosyal etkinlik ve taraftar olmanın mantıklı bir açıklaması da yok tamamen duygusal bir bağ, yani bütün dinamikleri bağlılık ve sevgi üzerinden işliyor hal böyle olunca da insanları tahrik edip futbol üzerinden ülkeyi bölmek çok daha kolay.

Sonuç olarak; futbol dünyasında FETÖ/PDY'nin kucağına oturup ona hizmet ederek ülke barışını tehdit eden ve halen futbol içinde bu faaliyetlerine devam eden suç örgütü üyeleri ve eylemleri ortaya çıkarılıp topluma açıklanmadıkça ülke barışı her zaman  futbol üzerinden tehdit altında kalacaktır.