Medyanın 'uyuşturucu' etkisi!

03 Ocak 2017 Salı  |  KÖŞE YAZILARI

Tanık olduğumuz kabusun ardından Dolmabahçe'deki saldırıyı neredeyse hemen unuttuk, en azından etkisinden çıktık. Tıpkı öncesinde Kayseri ve Gaziantep'i, daha öncesinde Diyarbakır'la Kızılay'ı ve diğerlerini unutmamız gibi ve tıpkı Ortaköy'ü kısa süre sonra unutucağımız gibi...

Hayır, bu "bize", yani insana yönelik bir eleştiri değil, sadece bir tespit.

Doğru, unuttuk ama...

Ne insanlıktan uzaklaştığımız ne de insanlığımızı kaybettiğimiz için.

Hayır, mesele "ölenle ölünmüyor" ya da "her şeye ragmen hayat sürüyor" da değil.

Mesele medya.

Medyanın bizde, hepimizde, yani hemen hemen bütün insanlarda "uyuşturucu" bir etkisi var.

Elbette, gazetelerin de belirli bir "uyuşturucu" etkisi var ama televizyon kadar değil.

Varsayalım, bir yerde savaş var, hepimiz hemen televizyon karşısına koşuyor ve katliamı, yıkımı resmen "canlı" izliyoruz.

İlk anda gördüklerimizden şoke oluyoruz, ölen çocukları cesetleriyle gözlerimizde yaşlar birikiyor, savaşı çıkaranlara lanet okuyoruz.

Savaş devam ediyor, ikinci gün yine ekran başında gözlerimizi kırpmadan vahşeti seyretmeyi sürdürüyoruz.

Biz belki farkında değiliz ama üçüncü ya da dördüncü gün artık gördüklerimizi yavaş yavaş kanıksamaya başlıyoruz. İlk anda bizi dehşete düşüren görüntüleri artık sadece "seyrediyoruz". 

Seyrediyoruz çünkü gördüklerimize alışmaya, bilinçaltında normal saymaya, hatta hissizleşmeye başlıyoruz. Karşımızdaki görüntülerden, kötülüklerden uzak olduğumuz için belki de için için seviniyoruz.

Medya dev bir fabrikaya benziyor ama üreten değil, sürekli tüketen bir fabrika.

Fabrikanın çalışmaya devam etmesi için sürekli tüketmesi gerekiyor.

İnsanları ekran başına ne topluyorsa, medya onu tüketiyor.

Ya da medya ne tüketiyorsa, insanları ekran başına o topluyor.

Savaş, deprem, bombalı saldırı, suikast ya da ünlülerin gizli aşkları

Medya, konu ne olursa olsun un ufak edinceye kadar tüketiyor, tüketiyor, tüketiyor, ta ki tüketecek yeni bir konu buluncaya kadar...

Bizler ekran başında aynı felaket görüntülerini izleye izleye alışmaya, kanıksamaya, sıradan kabul etmeye başlıyoruz. Olay aynı olay ama ilk günkü tepkimizle 10 gün sonraki "uyuşturulmuş" tepkimiz çok farklı.

Kabul kabahat medyanın.

Ama bizler de korkunç olayları film izler gibi izleyerek farkında olmadan medyanın değirmenine su taşımıyor muyuz?..