Fenerbahçe ve laiklik

09 Ocak 2017 Pazartesi  |  MENTOR

Fenerbahçe'nin politize edilmesine ve her görüşten, her kesimden insanın sadece Çubuklu sevgisinde bir araya gelmesini sağlayan bütünleştirici rolünün yaralanmasına ve halkın takımı imajının sadece belli bir ideolojiye mensup insanlara aitmiş gibi bir görüntü yaratmasına karşı çıkan bir insan olarak cuma akşamı basketbol maçında yaşananlar hakkında bir kaç satır yazmayı bir sorumluluk olarak görüyorum

Türkiye laiktir laik kalacak sloganı veya İzmir Marşı Fenerbahçe'nin politize edilmesi anlamını taşımaz çünkü laiklik aynı zamanda dindar insanların dinlerine uygun şekilde yaşamalarını da garanti altına alan bir kavramdır.

Aynı zamanda Kurtuluş Savaşı'nda Müslüman halk ile kurtuluş mücadelesi veren ve Türk kimliğini öne çıkarak bugün özgür insanlar olarak yaşamamızı sağlayan bir lideri, Atatürk'ü tribünlerde  tribün geleneklerine uygun şekilde saygı ile anmak da Fenerbahçe'nin politize olması anlamına gelmez.

Ancak aramızda laikliği din düşmanlığı olarak algılayan insanlar varsa onları herhangi bir şeyle suçlamadan önce onların böyle düşünmesine neden olan 28 şubat gibi faşist uygulamaları sorgulamalıyız.

Ayrıca Fenerbahçe tribünlerinde tekbir getirildiği zaman lehte ve aleyhte farklı laiklik anıldığı zaman lehte ve aleyhte farklı tepkileriniz varsa sizin sevginiz Çubuklu'ya değil onun arkasına sakladığınız ideolojik söylemlere demektir. O zaman daha önce de yazdığım gibi çıkarın formalarınızı parti kurun, milletvekili olun, siyasi partiye katılın fikirlerinizin iktidar olmasını sağlamak için çalışın ama bunu Fenerbahçe'nin arkasına saklamayın.

Cuma akşamı olanlara bir tepki varsa bu laiklik ve Atatürk'ten çok 3 Temmuz'da, hatta çok öncesinde locada oturan genelkurmay başkanlarından, Kulüp üyesi olan diktatörlerden kaynaklanan Fenerbahçe'yi belli bir grup insana aitmiş gibi gösteren davranış biçiminin sonucudur.

Fenerbahçe seçilmiş cumhurbaşkanı,başbakan veya ana muhalefet partisi lideri veya muhalefet partisi veya herhangi bir politik figüre saygısızlık etmez, taraf olmaz, karşıt da olmaz, sosyal yaşamın gerektirdiği nezaket içinde ilişkilerini sürdürür.

O akşam yaşananlara bir tepki varsa bunun sorumlusu atılan sloganlar değil çok  uzun zamandır Atatürk ve laiklik gibi değerlerin arkasına saklanıp Fenerbahçe üzerinden politika yapmaya çalışan beyaz Türklerdir. 

Bu açıdan ben bazılarının derdinin Atatürk ve laiklikten daha çok Fenerbahçe'nin arkasına saklanarak açıkça yapmaya çekindikleri siyaseti Fenerbahçe üzerinden yapmaya kalkmalarıdır diye düşünüyorum.

Bunu yazarken biz yaşayalım diye canını vermekten çekinmeyen kahraman Fethi Sekin'in resimlerini taşıyan güzel insanların da olduğu salondaki temiz insanları kastetmiyorum, onların temiz hislerini kendi politik amaçları doğrultusunda manipüle etmeye çalışan insanları kasdediyorum. 

İşine geldiği gibi tarikatçı derin devlet yöneticisi siyasilerle, diktatör genelkurmay başkanları ile birlikte olup Atatürk düşmanı FETÖ'cülerle kanka olan, onlarla tesislerde top oynayıp Atatürk'ün arkasına sığınanları ve tüm bu çelişkili davranışlar yokmuş gibi davranıp onları alkışlayan Atatürk'e saygı duyduğunu iddia eden samimiyetsizleri kasdediyorum.

Bırakın kardeşim Fenerbahçe'nin yakasını, sağcısı solcusu düşün Fenerbahçe'nin yakasından biz futbol seyretmek istiyoruz, biz Fenerbahçe şampiyon olsun istiyoruz, biz Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi kazansın istiyoruz, biz Alex'lerin, Lefter'lerin, Can'ların gollerini konuşmak istiyoruz.

Eğer Türkiye'yi kurtarmak istiyorsanız parti kurun, Fenerbahçe'yi kullanmayın, biz sadece Fenerbahçe sporla anılsın istiyoruz, yetti artık düşün Fenerbahçe'nin yakasından...