Ömür boyu cumhurbaşkanı olacak...

13 Ocak 2017 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

Yasama, yürütme ve yargıdan oluşan tüm güçlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elinde toplanmasına endeksli anayasa değişikliğinin amacının; ülkemizin ve halkımızın menfaatleri için olmadığı kesin gözüküyor. 

Geçtiğimiz günlerde Ankara'da yapılan Büyükelçiler Konferansında Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli  ülkemizin geleceği açısından çok korkutucu açıklamalar yaptı.

Yaptığı açıklamada tırnak içinde bu anayasa çalışmalarının "Erdoğan'ı hayatı boyu bu ülkenin başında tutma projesi olduğunu" açıkça dile getirdi.

Sayın Canikli yaptığı konuşmada; "Türkiye'de son 14 yılda güçlü bir irade eğer yönetimde olmamış olsaydı, bizim Türkiye olarak sonbahar rüzgârlarının önündeki yapraktan farkımız kalmazdı. Tıpkı geçmişte olduğu gibi. Bu duruma düşmemişsek eğer, güçlü yönetimin burada en büyük faktör olduğunu bilmemiz gerekiyor; fakat her zaman bunun garantisi yok. Türkiye'nin bundan sonraki dönemlerinde her zaman güçlü bir lider, bir Recep Tayyip Erdoğan'ı bu toplumun oluşturma garantisi yok. O zaman bunu sistemle garanti altına almaya çalışacağız" diyerek Erdoğan'ın padişahlığı resmen ilan etti.

Bu ülkede yaşamıyor olsam,üzerimizden silindir gibi geçen bu on dört yıla, içinde yaşayarak tanıklık etmesem, Canikli'nin bahsettiği bu güçlü irade ve yönetimin lideri kimmiş diye merak edecek ve kendisini bir an önce tanımak için can atacaktım.

Canikli asıl bombayı da sonunda patlatıyor ve "Böyle başarılı bir iradeye ve kudrete sahip böyle bir lideri, bundan sonraki dönemlerde bulma ve onun yönetiminde güçlü bir yönetim oluşturmanın garantisinin olmadığını söylüyor ve hazır bulmuşken böyle bir lideri kaybetmemek, elimizden kaçırmamak için, sistemle bunu garantiye almaya çalışacağız" diyor. Demek istiyor ki; "güçlü bir irade ve yönetim kabiliyetine sahip olan Erdoğan'ı bulmuşken onun kıymetini bilelim ve onu, yaratacağımız yeni bir sistemle sürekli başımızda tutalım ve onu kaybetmeyelim, bu ülke onun gibisini bir daha bulamaz, maceraya gerek yok..."

Anayasa değişiklik teklifine bakıyorum, 7. maddesine göre, cumhurbaşkanının görev süresi beş yıl olup, bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebiliyor, yani bir kişi toplam on yıl cumhurbaşkanlığı yapabiliyor.

Buraya kadar her şey normal. 

Ancak, bir de 11. madde var ki, Erdoğan'ı padişah yapıyor.

Bu maddeye göre, cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabiliyor. 

Yani, partili olan cumhurbaşkanı tarafından belirlenen meclis çoğunluğuna, cumhurbaşkanı tarafından ikinci döneminin beşinci yılı içinde seçimlerin yenilenmesine karar aldırılması halinde, mevcut cumhurbaşkanı yeniden seçilirse, bir beş yıl daha cumhurbaşkanı kalabiliyor ve üst üste iki kez seçilmesi halinde, normalde toplam azami on yıl olan görev süresini, on beş yıla çıkarabiliyor. 

Anayasanın değişiklik teklifinde açık hüküm olmadığı için, ikinci dönem bitmeden seçimlerin yenilenmesi nedeniyle üçüncü kez cumhurbaşkanı seçilen kişi; ikinci dönem olarak beş yıllığına yenilenen bu dönemin sonu gelmeden, mesela danışıklı dövüş bir seçim yenileme kararı üzerine, dördüncü kez bir beş yıllığına daha cumhurbaşkanı seçilebiliyor ve bu şekilde %51'i elinde tutan bir kişi, partisinin kendi belirlediği milletvekillerinin yardımıyla cmhurbaşkanlığını istediği kadar uzatabilme olanağına kavuşuyor.

İşte Canikli'nin yaptığı ve Erdoğan'ı padişah ilan eden konuşmasının dayanağı da tam da bu maddeler.

Bunların farkında mısınız bilmem ama MHP'nin de desteği ile bu maddeler referanduma gider ve referandumdan eğer evet çıkarsa en büyük tepkiyi tepkisizlik olarak gören bizler (tepki göstermek sokaklara çıkıp yakıp, yıkmak değil) artık meydanları doldurur hep beraber  "padişahım çok yaşa" diye bağırırız!