Fenerbahçe ve meşruiyet

21 Ocak 2017 Cumartesi  |  MENTOR

Aziz Yıldırım'ın Federasyon tarafından 6 ay cezalandırılması ile Fenerbahçe camiasında yeni bir tartışma başladı, birinci gruptakiler "Tamam Aziz Yıldırım'ın hataları var ama onu savunmalıyız çünkü bu Fenerbahçe'ye yapılan bir davranıştır"diyor.

İkinci grup ise, "Aziz Yıldırım bir an önce istifa etmeli, cezası bizi ilgilendirmez çünkü artık Fenerbahçe'yi temsil etmiyor..."diye düşünüyor. 

Bence birinci grup biraz zorlama ve bir kaç iyi niyetli insan dışında her meşruiyetini kaybetmiş yönetimin başvurduğu propaganda medyası ürünü, çoğu kulübe yakın insanlar tarafından kullanılan ve birlikte hareket eden trol hesaplardan pompalanan bir algı denemesi.

Benim gibi siyaset bilimi okuyanlar bilir meşruiyet, geçerli olma, meşru olan; yasak olmayan demektir. En önemli unsuru da rızadır. Kanuni olan meşru olmayabilir. Tarihte örnekleri çok, kanunen lider olan ama meşruiyet taşımayan politikacılar var.

Sadece parası olma şartına bağlanmış elitist ve faşist bir seçkinliğin yaşama geçirilmiş hali olan kongre tarafından seçilen bir başkan olmak Fenerbahçe camiasını temsil etmek için yeterli olmaz. Yasal olarak yeterli olabilir ancak temsil ve meşruiyet açısından yeterli olmaz.

Bu açıdan bakarsanız 25 milyonluk 3 Temmuz sonrası hızla 30 milyon olma yolunda ilerleyen bir camiadan, üstelik sadece kadın ve çocuklarla o stadı dolduran bir camiadan bir stat dolusu insanı stada çekmeyi  başaramıyorsan Fenerbahçe camiasının senin başkan olmana rızası yok demektir.

Üstelik stat konusundaki protesto ısrarlı ve tekrar ediyor.

Bana göre Fenerbahçe yönetimi meşruiyetini kaybetmiştir, bugün yasal olarak yönetimde olmaları Fenerbahçe camiasını, halkını temsil etmeye yetmez.

Bu nedenle ben diyorum ki, Federasyonla arasında yaşanan şeyler Aziz Yıldırım'ın kendi şahsi sorunudur. bizi ilgilendirmez çünkü kendisi 20 yıldır, özellikle son 5-6 yıldır Fenerbahçe halkının sesini duymaktansa kongre baskısı ile o halka rağmen davranmayı tercih ediyor, onları stattan hakaret ederek aşağılayarak kovuyor, o yüzden bu defa yalnız kalmayı hak ediyor.

Zaten geçmişte ona canları pahasına sahip çıkmış insanları ortada bırakıp alkolik, uyuşturucu bağımlısı, serseri diye yaftalayarak ortada bırakmışlığı var. Hata insana mahsustur ancak aynı hatayı ikinci kere sadece aptallar yapar ve Fenerbahçe camiası ülkenin en yüksek zekasına sahip topluluğu olduğu için aynı hatayı iki kere yapmaz.

Beşiktaş öyle veya toparladı, Galatasaray arsalarını satarak, salon yaparak yeni bir reorganizasyona gidiyor. Biz ise Galatasaray ve Beşiktaş'ın toplamından daha fazla gelir elde ediyor olmamıza rağmen Galatasaray ve Beşiktaş oyuncularımızı elimizden çekip alıyor. "Ben Fenerbahçe'den başka takımda oynamam"diyen futbolcuları bile transfer edemiyoruz o kadar zayıflatıldı Fenerbahçe.

Fenerbahçe'nin parası yok büyük bir yalandır, Fenerbahçe'nin parası var ama doğru harcanmıyor. Son 5 yılda Fenerbahçe Futbol A.Ş.'den derneğe aktarılan ve buharlaşan para 300 milyon dolardır. Futboldan derneğe aktarılıp çarçur edilen bu paralar olmasa şimdi Messi'yi mi alalım Ronaldo'yu mu alalım onu tartışıyor olurduk.

Sonuç; Aziz Yıldırım, Fenerbahçe camiasınının "rızasını" kaybetmiştir ve artık Fenerbahçe'yi temsil etmiyor, sadece yasal boşluklardan kaynaklanan bir takım mevzuat sorunları nedeniyle Başkan ama Fenerbahçe camiasını temsil etmiyor.

Ben Fenerbahçe'nin gücüne ve sonuç alma yeteneğine güveniyorum. 3 Temmuz bunun en net örneğidir, Fenerbahçe camiasının dize getiremeyeceği kimse yok. Bu güç harekete geçtiğinde hiçbir hakem Fenerbahçe'nin hakkını çalamaz, bu gücün harekete geçmesinin önündeki tek engel Fenerbahçe'yi sadece kendisine ait gören kişisel ihtiraslardır.

Fenerbahçe Başkanı süslü beyefendilerin mücevherlerini şıkırdatan hanımların olduğu parfüm kokulu ortamlarda seçilmez, Fenerbahçe Başkanı tribününde, kaldırımda, Çağlayan'da, Köprü'de, deplasman otobüsünde, arkadaş sohbetlerinde, sevgili buluşmalarında, evlada doğum gününde verilen formada, inşaatlarda, akşam kahvede maç seyretmek için parçalanmış cüzdanı köşesine sıkıştırılan yevmiyede,  gözyaşı dökülen maçlardan sonra sokakta ter kokusu ile seçilir ve artık biz sana oy vermiyoruz.