Mustafa Kemal kazanacak!

25 Ocak 2017 Çarşamba  |  SERBEST KÜRSÜ

AKP iktidarı tam 14 yıldır tek başına ülkeyi yönetiyor. 

2002'de 32 milyon seçmenden 10.8 milyon oy aldılar. %34'le 363 milletvekili çıkardılar, meclisin %66'sı. Az buz değildi bu rakam. O tarihlerde anayasayı değiştirmek için eksik olan sayışları sadece 4 idi.! 

2007'de 35 milyon geçerli oyun %46.5'ini aldılar, 16.3 milyon oy. Toplam milletvekili sayıları ise 341 idi. Oylarının sayısını %50 artırdılar ama 21 milletvekili kaybettiler. 

2011'de ise %50 ile yine tek başlarına iktidar oldular. Toplam 21.5 milyon oy alıp 327 milletvekili çıkardılar. Oy oranları %7 artmasına rağmen 14 milletvekili daha kaybettiler. 

Nihayet 7 Haziran 2015 seçimleri yapıldı. %87 gibi çok yüksek bir katılımın olduğu bu seçimlerde AKP iktidarı sandığa gömüldü. Net bir mağlubiyet aldılar. Oy oranı %41'e düşerken milletvekili sayışları da 258 oldu. Toplam 19 milyon oy almışlardı. Bir önceki seçimde aldıkları oy sayısı, toplam seçmen sayısı 5 milyon kişi artmasına rağmen 2.5 milyon azalmıştı. 

İşte zurnanın son deliği burasıydı. 

2001'de proje olarak kurulan bir parti, 9 yılda 21.5 milyon seçmen kapasitesine ulaşıyor ama 13. yılın sonunda çöküşü yaşıyor. Bunun adı çöküştür zira bu denli kendilerini başarılı addeden bir iktidarın, yaşadığı oy kaybının başka bir açıklaması olamaz.

Ama milletin bu iradesi yok sayıldı. Başta Devlet Bahçeli olmak üzere ana muhalefet ellerindeki kozu bırakın kullanmayı, büyük bir akılsızlıkla heba etti. Çünkü, o tarihte Cumhurbaşkanı olan kişinin bir şekilde seçim sonuçlarını kabul etmeyip, yenisini yaptıracağı seçim gecesi belli olmuştu. 

Bugünlerde ağızlardından düşürmedikleri "millete güvenin, milletin dediği olur" (dikkat, Türk millet denmiyor, sadece millet deniyor) söylemlerinin tam tersini pervasızca yapan yine bu zihniyetti. 

1 Kasım seçimlerine ülkeyi taşımak ve yeniden tek başlarına iktidar olmak için her şey yapıldı. 

Ana muhalefeti "Beştepe yolunu bilmeyene hükümet kurma görevi mi verilir" diyerek elinin tersiyle iten bir Cumhurbaşkanı, bugün o milletten tek adam olmak için icaze istiyor! 

Üstelik memleketin bugünkü durumu, 1 Kasım'daki durumundan çok daha kötü. Ekonomisi zayıflamış, halkı mutsuz ve umutsuz, dış poltikıları iflas etmiş, 15 Temmuz'da darbe yapılmış, Rusya'nın kucağına oturmuş, ABD ve AB ile salakça bir rekabete girmiş, parası pul olmuş bir ülke haline getiren iktidar, sanki her şeyin sorumlusu 14 yıldır tek başlarına yönetirlerken yürürlükteki anayasaymış gibi, sanki her şeyimiz güllük gülistanlıkmış gibi Cumhurbaşkanlığı sistemi diye prematüre, akılla asla açıklanamayacak bir dayatma peşinde. 

Sebep?

Elbette, başarısızılığı örtbas etmek ve başlarını, illa ki gelecek  beladan kurtarmak için zaman kazanmak ve LAİK TC rejimini değiştirerek , ağababalarına verdikleri sözü yerine getirmek! 

Bu zihniyetin dinle, inançla uzaktan yakından alakası yok ve hiç olmadı. Amaç içeride hep tekti; Mustafa Kemal'in kurduğu Cumhuriyet rejimini yıkarak ülkeye 'padişahlık' rejimini getirmek. Bunu becermeleri durumunda hem verilen sözler yerine getirilmiş olacak hem de koskoca bir ülkenin tüm değerlerine ambargo konulup, zenginliği de tek bir ele geçirilecekti. 

Hazır olalım, bu istek bu arzu bitmeyecek. Referandumdan istedikleri sonucu alabilmek için her yolu deneyecekler. Milletin dediği olur diyerek yalanlarla insanları kandırmaya devam edecekler. %0.1 bile daha fazla evet çıkması için hazinenin imkanlarini sonuna kadar kullanacaklar. Her ne hikmetse meclis görüşmeleri esnasında birden bire duran olaylar yeniden kontrollü olarak başlayacak. Halk yine korkutulacak, yine kandırılacak. 

Her zaman AKP'nin yanında olan Devlet Bahçeli, ettiği tüm lafları yutacak, hatta hiç söylenmemiş gibi davranacak. Kısacası Türkiye, AKP+MHP ittifakını ilan edip, karşısına laikleri alacak. Ülke peynir keser gibi ikiye bölünecek. Referandum, anayasa oylamasından çıkarılıp, laik muhafazakar yarışına döndürülecek. 

Ve bu zihniyet bunları yaparken 'millet' diyecek, asıl tek adam O'ydu diyecek, en iyi biz biliriz bunlar ne bilir ki diyecek, nifak tohumları ekmeye devam edecek. 

Sonuç hayır çıkarsa erken seçim isteyecek, evet çıkarsa milletim en iyisini bilir diyecek...

Kısacası, bu zihniyet her zaman yaptığını yine yapacak, milletle dalga geçecek, yok sayacak, gözümüzün içine baka baka yalan söyleyecek. 

Başlangıçta verdiğim istatistikleri dikkate alırsak bu halk bu sefer bu yalanı yemeyecek. Zihniyetin nefret ettiği Kuvayı Milliye ruhu canlanacak ve sonuç ne olursa olsun Mustafa Kemal'in Türk Milleti her halükarda kazanacak. Yalanın ve takiyenin bir yerde nefesi kesilecek. O yer bu referandum olacak.

Korkacak bir şey yok, MUSTAFA KEMAL kazanacak. 

Analizör