Galatasaray'daki 'sızma'!

26 Ocak 2017 Perşembe  |  MENTOR

Tarih en büyük öğretmendir ancak tek sorunu dersleri biraz gecikmelidir.

Galatasaraylılar'ın Sayın Cumhurbaşkanımız olmasa asla sahip olamayacakları stadın açılışında onu protesto etmelerini hiç anlamamışımdır.

Anlamadım çünkü Galatasaray da Fenerbahçe gibi belli bir yönetim politizasyonu yok, benim çok takdir ettiğim bir şekilde her zaman sportif amaçlarını gerçekleştirmeye çalışıyorlar, takdire şayan bir durum. Tek eleştiri konusu bazen bu konuda ölçüyü kaçırıp ilkesizliğe kayıyor olmaları olabilir, onun dışında kendi pencerelerinden çok mantıklı ve tutarlı bir politika izliyorlar.

Bu açıdan bakınca Cumhurbaşkanı'nın protesto edilmesi Galatasaray tarihindeki ilk ve tek politik aksiyon olarak biraz ve hatta oldukça garip duruyor.

Taraftarlık bir üst kimlik, aidiyet ve özleştirme gerektiriyor, o yüzden stat konusunda ait olduğu kimliğe büyük katkı yapan bir politik figürü protesto etmek bu dinamiklerle pek uyuşmuyor.

Bu konuda Ülker örneği var: Fenerbahçeliler'in en az % 50'sinin yaşam görüşü Ülker ile benzeşmez, hatta taban tabana zıttır. Oysa Ülker'i protesto eden Fenerbahçeli bulamazsınız: yukarıda anlattığım taraftar dinamikleri ile de tutarlıdır bu durum.

Olay tarihini hatırlarsanız FETÖ/PDY'nin yavaş yavaş hükümete meydan okumaya başladığı, önce Fenerbahçe kumpası, ardından da MİT ile hükümeti köşeye sıkıştırmaya çalıştığı zamanlar.

Bu açıdan düşünüldüğünde o gün yapılan şeyin masum bir protesto girişiminden çok tribünlere sızmış FETÖ/PDY unsurlarının tezgahladığı ve bizi 15 Temmuz'a götüren oyunlardan biri olduğu anlaşılıyor.

Zaten o süreçte ve devamında FETÖ/PDY ile ilgisi olduğu söylenen ve Fenerbahçe tarafından UEFA jurnalciliği yaptığı söylenen önemli isimler Galatasaray'da önemli görevler üstlendiler. Hatta, şike kumpasının en önemli sanıkları Mehmet Baransu  Galatasaray'a yakındı, Zekeriya Öz kulüp üyesi yapılıp localarda ağırlandı.

Elbette bütün bir camiayı üstelik içinde Galatasaray Lisesi gibi seçkin bir eğitim kurumunu barındıran Galatasaray camiasını toptancı bir anlayışla suçlamıyorum ancak camianın içine FETÖ/PDY unsurlarının sızdığı ve bunların da Galatasaray'ı tartışmalı durumlara soktuğuna dair şüphe duymaya yetecek kanıt var.

Galatasaray geleceği ile buluşmak istiyorsa geçmişi ile hesaplaşmak zorunda, yoksa toplum vicdanında hep şüpheli olarak kalacaklar.