Sporcunun ahlaklısı

28 Ocak 2017 Cumartesi  |  SERBEST KÜRSÜ

Milli Maçtan önce prim pazarlığı yapacaksın, milli maçta prim verilmedi diye tafra yapacaksın, sonra da çıkıp Türkiye için, hem de hiç aklının ermediği anayasa konusunda ahkâm keseceksin.

Haddin mi be topçu kardeşim, slagonlar üretip tek adam rejimine destek vermek.

Bak sanatçı Meltem Cumbul'un  hepimizin altına imza atabileceğimiz, niye "Hayır" dediğini belirten bir açıklama yapmış:

1-HAYIR demezseniz ne olacak? Tek adam her şey olacak. Başkan seçilecek kişi hem hükümet, hem Meclis, hem de mahkeme olacak.

2-HAYIR demezseniz ne olacak? Başkan olan kişi aynı zamanda bir partinin genel başkanı olacak. Ve senin hiç oy vermediğin bir parti olacak.

3-HAYIR demezseniz ne olacak? Seçtiğin milletvekillerinin hiçbir hükmü kalmayacak. Sözünü kimse dinlemeyecek.

4-HAYIR demezseniz ne olacak? Başbakan olmayacak. Bakanlar sadece Başkana karşı sorumlu olacak, Meclise karşı sorumlu olmayacak.

5-HAYIR demezseniz ne olacak? Başkan kendini ve bakanlarını mahkemeye çıkarma girişiminde bulunan meclisi fesih edebilecek.

6-HAYIR demezseniz ne olacak? Asgari ücreti,maaşları,işçi memur alımlarını,dernek,sendika kurulma ve kapatılmasını tek adam belirleyecek.

7-HAYIR demezseniz ne olacak?Devlet parti devleti olacak. Başkan senin partinden değilse devlet kapısında yerin olmayacak.

8-HAYIR demezseniz ne olacak? Başkan isterse devlet kurumlarını bölgelere ayırarak ülkenin bölünmesine neden olabilecek.

9-HAYIR demezseniz ne olacak? Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girecek. Buraların hepsi "Başkanın Partisine" göre düzenlenecek.

10-HAYIR demezseniz ne olacak? Ekonomi tek adamın keyfine göre vereceği kararlara kurban edilecek.Kriz, iflaslar, işsizlik ve yoksulluk..

Bak topçu kardeşim, sende niye "Evet" diyeceğini böyle anlatabilsen, katılmasam bile "eh fikridir diyeceğim" ama sen sadece birine yaranmak için bunu yapıyorsun.

Örneğin sen, başkan seçilen kimsenin ömür boyu işlediği suçtan ötürü yargılanmasının önündeki engeller için ne diyorsun?

Sen "FETO'ya Hocaefendi", APO'ya "barış elçisi" İŞİD'e "efkarlı çocuklar" diyebilenler hakkında ne düşünüyorsun?

Aslında senin ne dediğin çok önemli değil, bak, 1993 yılında senin liderin Tayyip Erdoğan "Başkanlık sistemi bir özentinin sonucu ya da Amerika Birleşik Devletleri'nin bize bir tavsiyesidir", onun için "EVET" diyerek ne bir özentinin peşinden git ne de Amerika Birleşik Devleti yöneticilerinin tavsiyesine uy. Sen kendi iradenle hareket et.

Senin "Reis'inin"  Amerika Birleşik Devletleri'nin özenti, tavsiye dediği gerçek başkanlık sistemlerinde bir kontrol ve denetim mekanizması var, sana dayatılanda hiç öyle bir şey söz konusu da olmayacak.

O nedenle laik demokratik Cumhuriyeti ve milli egemenliği diktatörlüğe, monarşiye; üniter devleti federasyona  ve bölünmeye; yargı bağımsızlığını ve hukukun üstünlüğünü, adaletsizliğe; denge ve denetimi ise kuralsızlığa ve sorumsuzluğa tercih etmemeliyiz.

Bu Anayasa değişikliği referandumda  geçerse, kendi bakanına, milletvekiline  güvenmediği için Anayasa ve içtüzüğü çiğneyerek, oy kabininden çıkarken oyunu göstermesi için baskı yapanlar, sana neler yapmaz, hiç bunu düşündün mü?

Şahin Mengü