Cüneyt Çakır, Mehmet Ekici ve Volkan Demirel

28 Ocak 2017 Cumartesi  |  MENTOR

Galatasaray yönetimi maçlarında hatalı düdükler çalan Cüneyt Çakır'ı kızağa çektirmiş, müthiş. Haklarını çatır çatır savunuyorlar, daha önce de Ali Aydın ve Bünyamin Gezer'e düdük astırmışlardı.

Oysa aynı Cüneyt Çakır defalarca Fenerbahçe aleyhine art niyetli düdükler çaldı ve bırakın cezayı ödül olarak daha önemli maçlar aldı. Aynı Çakır'ın futbol tarihimizin, hatta insanlık tarihinin en önemli utançlarından biri olan FETÖ/PDY'nin toplu kıyım ve iç savaş denemesi olan 12 Mayıs'ta sivillere saldırmasındaki rolü soruşturuluyor.

Fenerbahçe yönetimini bunları yapamıyor diye eleştirebiliriz ki, ben de çok eleştirdim ama bu kadar açık ve taraflı bir ortamda oynanan ligin temiz ve dürüst olduğuna, sonuçların sadece sahada ve futbolcuların performansı ile belirlendiğine nasıl inanacağız? Kimse inanmıyor zaten.

*                                *                            *

Mehmet Ekici olayı var...Trabzonspor ve Beşiktaş ülkeyi Nazi  toplama kampına çevirdi, mağduru Fenerbahçe diye TFF ve medya da seyrediyor. Sözleşmeli oyuncun ister satarsın istemezsen satmazsın senin hakkındır ama benim istediğim kulübe gitmiyor diye oyuncuyu kadro dışı bırakıp futbol oynamasına engel olamazsın.

Yapılan açıkça FİFA transfer talimatlarına aykırı "just cause" haklı fesih nedeni olursa oyuncu tazminatsız olarak sözleşmesini fesih edebilir. Gereksiz ve haksız yere, benim istediğim takımda oynamıyor diye oyuncunun futbol oynamaktan alıkonulması da böyledir.

Ayrıca FİFA transfer talimatında zayıf tarafların "protection of minor" korunması için düzenlemeler var. Burası 1800'lü yılların Afrikası değil transfer de at pazarında yapılmıyor, futbolcular da insan.

*                                     *                                              *

Dar rotasyonla koş koş uzaktan şut at, tutarsa belki bir devre kazanırsın. Bu taktiğin maç kazandırma şansı yok, nitekim ikinci yarıda yorulan Galatasaray Fenerbahçe'ye teslim oldu. Peki bir koç böyle  bir taktiği niye tercih eder? Çünkü takımını değil kendini düşünüyor da ondan. Nitekim maçtan sonra çıkıp Eurolig sonuncusu ve bilmem kaçıncı defa Fenerbahçe'ye yenilmiş bir takım olarak biz bu ligi hak ediyoruz dedi.

Galatasaray'ın koçu başarıyı Fenerbahçe'ye bir devre dayanmak olarak tanımlıyordu, işin garibi hiç bir Galatasaraylı da buna karşı çıkmadı hatta bazıları bu maçın galibi Galatasaray diyerek buna alkış tuttular.

Maç sonu Obradoviç'in zarafetinden Galatasaray'a saygı göstermesinden ve Ataman'ın her zaman yaptığı davranışlara beyefendi tavırları ile cevap vermesinden bir Fenerbahçeli olarak gurur duydum.

Ancak bir Fenerbahçeli olarak onun tavırlarından ne kadar gurur duyduysam Volkan Demirel'in ve onu parkeye çağıran Melih Mahmutoğlu'nun tavırlarından da o kadar utandım.

Sanırım ikisi de beleşe alın teri akıtmadan Fenerbahçe parasını nasıl cebe atacaklarını öğrenmişler. Benim utancım Galatasaray ile ilgili tezahüratlar falan değil, sahada canlarını kanlarını parkeye akıtan hepimiz kadar Fenerbahçeli kahramanların alın terinin, sevincinin bu iki kolaycı tarafından çalınıp sevinçlerinin gölgelenmesiydi.

Ben Melih Mahmutoğlu olsam o maçtan sonra sevinmek yerine utanır, rotasyonun daraldığı bu maçta dünyanın en iyi koçu bana neden 1 saniye süre verdi diye düşünürdüm.

Fenerbahçeli bu taraftar yağcılığına izin vermemeli, Çubuklu için en çok teri kim akıtıyorsa en kahraman odur.

Melih ve Volkan, alın terini çaldıkları Sloukas, Bogdan, Dixon, Vessely , Nunnaly, Antiç, Ahmet  ve diğerlerinden özür dilemelidir.