Fenerbahçe ve küçük yatırımcı

30 Ocak 2017 Pazartesi  |  MENTOR

Hafta sonu Aziz Yıldırım'ın konuşmalarını dinledim, özellikle halka  açık şirketlerin gelir azaltıcı işlemleri konusunda söyledikleri çok haklıydı.

Sermaye Piyasası Kanunu Madde 21 ve 110'a göre, halka açık şirket yöneticileri şirketin karını azaltıcı işlemler yapamazlar, bu işlem suçtur: suçun ağırlığına göre bu suçu işleyen kişiler 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası veya beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar, Dolayısıyla naklen yayın anlaşmasında herhangi bir menfaat elde etmeden gelirinden vazgeçen halka açık şirket yöneticileri suç işlemişlerdir.

Aziz Yıldırım doğru söylüyordu ama söyledikleri eksikti çünkü alıcısı olduğu halde kombine satmayarak Fenerbahçe Futbol A.Ş.'nin gelirini azaltmak da aynı kanun maddeleri kapsamına giriyordu ve suçtu.

Bitmedi; Sermaye Piyasası Kurulu'nun 28 Mart 2008 tarih 2008/13 sayılı haftalık bülteninde yayımlandığı üzere; faaliyet konusu sportif faaliyetler olan halka açık şirketlerin, ilişkili taraflara kullandırabileceği fonların toplam tutarının, bir önceki hesap dönemi karından söz konusu ilişkili tarafların tamamına dağıtılmasına karar verilen kar payının %50'sinden fazlasını aşamayacağı hüküm altına alınmıştır. Oysa Fenerbahçe yönetimi bu düzenlemeye aykırı olarak önceki yıllarda derneğe 220 milyon lira aktardı. SPK bu olumsuzluğu tespit ederek Fenerbahçe'yi uyardı, ancak Dernek Fenerium'u şirkete aktarıp borcu kapatacağını duyurdu, SPK işleme onay vermedi, SPK işleme onay vermemişken Fenerbahçe yönetimi kanunsuz işlemlere devam ederek Fenerbahçe Futbol A.Ş.'den Fenerbahçe Futbol Kulübü Derneğine 213.861.410.-TL. daha aktardı.

Evet, Sermaye Piyasası Kurulu başta Fenerbahçe olmak üzere tüm halka açık sportif şirketleri denetlemeli ve küçük yatırımcı ve taraftarın, yani halkın parasını derneğe aktarıp kontrolsüz şekilde yapılan harcamaların yasallığını sorgulamalıdır. Bu para küçük yatırımcının ve halkın parasıdır ve oldukça ciddi bir rakamdır.

Gelelim 3 otuz para verip bir 10 numara alamayan Fenerbahçe yönetiminin Fenerbahçe Futbol A.Ş.'nin son 5 yılda Fenerbahçe Spor Kulübüne, yani Derneğe aktararak tükettiği paralara...

Son 5 yılda futbolun parasından derneğe stat kirası adı altında 141.879.506 TL.,çeşitli isimler altında Fenerium karşılığı 224.000.000.-TL. ve sonrasında 213.861.410.-TL.  ve hisse satışı olarak da 36.629.788.-EUR (satış günü kurları ile hesaplanmıştır.) aktarılmıştır. Ayrıca son 1 yılda derneği borcu 132.259.000.-TL. artmış, dernekte son 5 yılda harcanan toplam tutar  864.343.292.-TL.'dir (bu paradan futbola harcanan para sıfırdır çünkü futbolun tüm harcamaları Fenerbahçe Futbol A.Ş. üzerindedir), bu tutar da sadece son 5 yılı ifade eder çünkü öncesinde futbol faaliyetinin önemli kısmı dernekte olduğu için ve derneğin sağlıklı bir denetim ve şeffaflığı olmadığı için öncesi hakkında en küçük fikrimiz yok. 

Bu para Fenerbahçe'nin ödediği faizlerle yaklaşık yaklaşık 1 milyar TL., bugünkü kurlarla yaklaşık 240 milyon avrodur. 

Buradan başta Fenerbahçe yönetimi olmak üzere Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticilerini, yetkili kurullarını, hatta kongre üyelerini uyarıyorum; suç işliyorsunuz. Ayrıca bu para korkunç bir para, yarın yönetim değişip davalar açıldığında Fenerbahçeli bu parayı sizden ister, her şeyinizi kaybedersiniz.

Tam 240 milyon avro; bu parayla;

- Yıllık kirası 10 milyon avrodan toplam 30 milyon avro olan arsa parası dahil 3 AVM yapabilirsiniz.

- 4 tane Boing 737 uçağı alabilirsiniz.

- 4 tane 50 bin kişilik stat yapabilirsiniz.

- 10 tane F-16 savaş uçağı alabilirsiniz.

Fenerbahçe Spor Kulübü Derneğinin böyle bir mal varlığı var mı? Yok. Salonun arsa dahil tüm maliyetini Ülker'in karşıladığını düşünürsek nereye gitti bu paralar??????

Hadi doğru oturup eğri konuşalım ve gerçeği kabul edelim, Fenerbahçe tek kişinin oyuncağı olmuş durumda ve camianın bu durumu değiştirecek demokratik refleksleri yok. Benzer durumlarda Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor bu refleksi gösterip özgürleşmeyi başarıp sorunlarını çözdüler. Beşiktaş'ın efsane başkanı Seba bile görevi bırakmak zorunda kaldı, Galatasaray sportif olarak tarihinin en başarılı başkanlarından Ünal Aysal'a yol verdi ve Trabzonspor benzer bir durumda İbrahim Hacıosmanoğlu'ndan kurtulmayı başardı. Biz başaramıyoruz maalesef Fenerbahçe camiasının demokratik gelenekleri ve refleksleri diğer camiaların çok gerisinde.

Eğer bir camia 25 milyon kişinin iradesine bir kişi tarafından zincir vurulmasına engel olamıyorsa o camianın kendisinden yüksek beklentiler içinde olması komik olur. Böyle bir durumda her hafta önüne gelenden dört yiyip şamar oğlanına dönmüş bir futbol takımı bile oldukça iyi bir sonuçtur.

Bu tepkisizlik ve futbolun parasının yağmalanması çok daha kötü sonuçlar getirecektir, hazır olsanız iyi olur ve sonuçlardan futbolcuyu hocayı falan suçlamayın suçlayacağınız kişi kendinizsiniz çünkü kendi emeğinize alın terinize sahip çıkamıyorsunuz.

Not 1; Volkan Demirel ve Melih Mahmutoğlu geçen hafta sonunun en kötü iki sporcusu, her ikisi de bırakın takıma katkıyı, zarar verdiler her ikisi de sadece Galatasaray'a küfrederek milyonlarca doları cebe atıyor. Maalesef Fenerbahçe'deki en büyük problemlerden biri de  geçen 20 yıllık dönemde liyakatın çöpe atılarak bu tür popülist ve yandaş sporcu tarzının  yerleştirilmesi oldu.

Not 2; Başkan'ın basketbol takımının başkanı da benim diyerek basketbol takımından rol çalması da çok yakışıksız. Kendi biat etmiş yöneticileri varken oranın ne halde olduğunu, basketbol tarihimizin en büyük bütçelerinin nasıl çöpe atıldığını biliyoruz. Oradaki başarı tamamen Ülker'in kurduğu sistemden ve Obradoviç'in elde ettiği başarı sonucu sistemi koruma konusundaki güçlü kişiliğinden kaynaklanıyor ama orası da kısa sürede çöpe döner Melih Mahmutoğlu gibi sporcuların sayısı arttıkça aksi düşünülemez.

Not 3; Çubuklu'ya katkı yapmak yerine gösteri yapmayı tercih ederek Çubuklu'ya utanç getiren Volkan Demirel ve Melih Mahmutoğlu derhal kulüpten uzaklaştırılmalı ve Fenerbahçe sporcu kültürünün ahlak ve performans dışında ilkesi olmadığı herkese gösterilmelidir.