El Bab saldırısı: Kaza mı kasıt mı?

10 Şubat 2017 Cuma  |  SERBEST KÜRSÜ

Tee Hazar Denizi'den Suriye'deki hedefleri vuran bir teknolojiye sahip olmaktan gurur duyan ve tüm dünyaya şov yapan Rusya, tuttu burnunun dibindeki hedefi yalnışlıkla vurdu! Yersen!

Valla ben yemedim. 

Rusya kültürünü alyuvarlarına kadar bilmenin getirdiği özgüvenle diyebilirim ki, Rusya çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yaptı ve bizim 3 askerimizi öldürdü. Gerçi sayı onlar için sorun değildi, 30 da olabilirdi. Nasılsa senaryo hazırdı; "ay pardon yanlışlıkla oldu" 

Peki Rusya bunu niye yaptı?

Bu sorunun cevabı aslında tek cümle ve net : Hayatta kalmak için.

Rusya'nın bütçe gelirlerinin yarısından fazlasının gaz ve petrol satışları olduğunu aborjinler bile biliyor. Özellikle gaz Rusların dünyaya karşı kullandıkları en büyük kozu. Bu kozun en büyük ve istikrarlı pazarı ise Avrupa...

Şimdi; 

Devasa bir alanı kaplayan Rusya'nın gazını sattığı pazarına ulaşabilmenin yolları belli. Bu mereti uçakla taşımayacağına göre ya sıvılaştırıp satacaksın ya da borular döşeyip göndereceksin. Sıvılaştırma hem pahalı hem de rantabl değil. Geriye boru hatları kalıyor. Rusya'dan Avrupa'ya olan güzergah üzerindeki ülkeler belli. Bunların en önemlisi ise Türkiye. Üstelik Türkiye'nin Rus gazına bağımlılığı var ve bir NATO ülkesi. Yani, Ruslar Türkiye'den ne kadar haz etmeseler de kendi menfaatleri gereği sırtlarını da çeviremezler. Bunu bir köşeye koyalım. 

İyi de Avrupa gibi muhteşem bir pazara sadece Rus'lar mı gaz satıyor? Elbette hayır. Ortadoğu da gaz merkezi ve onlar da para kazanmak istiyor.

Peki oradan gaz Avrupa'ya nasıl gidecek? Haydaaa yine aynı ülke çıktı karşımıza: Türkiye! 

Bu durumda, Rusya en iyi müşterisini elinden kaçırmamak için rakiplerini bir şekilde ekarte etmek, en azından onlara yenilmemek durumunda.

Haliyle Ortadoğu'nun göbeğinde ve eti budu belli olan Suriye'yi korumaktan başka alternatifi kalmıyor. Öyle de yapıyor. Hatta bu konu Ruslar için öylesine önemli ki ordusundaki en önemli gemilerini, uçaklarını, füzelerini Akdeniz'in doğusundaki Lazkiye üssüne konuşlandırıyor. Zaten oralarda başka da üssü yok! Bu durumu aklı başında her ülke görüyor ve tüm entrikalara da bu köşe kapmacanın üzerine kuruluyor. 

Fakat Rusların başka problemleri de var. 

Soğuk savaş döneminde ABD'ye karşı almış oldukları ağır yenilginin yarası henüz sarılmadı. Burada bir parantez açalım;

Rusya'ya 80 ve 90'larda gelip de şu soruyu sormamış bir ademoğlu ben görmedim, "kardeşim adamlar uzaya çıkacak teknoloji yapmışlar ama bir araba yapamamışlar, neden?" Valla benim mantığım bu soruya "acaba en iyi bildiklleri iş olan istihbarat yoluyla bilgileri Amerikalılardan hacimat yapmaları olmasın??" oluyor!  Bilemem elbette ama sonraki gelişmeler bu savı oldukça destekliyor. Kapatalım parantezi.

Soğuk savaştan virane halde çıkan Rusya derin devleti, özel seçtiği liderlerle ve artık kim olduklarını bilemeyeceğim iş ortaklarıyla ülkeyi kabak çiçeği gibi açarak kapitalizmin acımasız kollarına attı.Çünkü başka şansı kalmamıştı. Halk iyi eğitimliydi ama yoksuldu. Ülkede hemen hiçbir şey yoktu. Devasa bir pazar olan Rusya'ya ABD-İngiliz ve AB sermayedarları üşüştü. Bir anda Rusya zenginleşmeye başladı. Bu bir mucizeydi (mi acaba?) Aslına bakarsanız planlı programlı Rusya'yı tuzağa çekme operasyonuydu. Paranın tadını alan Rus halkı dejenere olacak, bilmedikleri halde özlemini çektikleri malları deliler gibi tüketecek ama bu esnada da yerin altındaki , Tanrı'nın lütfettiği zenginliklerini sermayedarlar sömürmeye başlayacaklardı. Aynen öyle de oldu. Kademeli ve bilinçli olarak petrol fiyatları hiç de mantıklı olmayan bir değere ulaştırıldı ve Rusya karun gibi zengişleti Hem de 10 yılda.Gerçi Rus kültüründe kendi evini soymak vardı ve bu gelenek devam etti ama olsundu! O kadar çok para gelmişti ki yarısı bile çalınsa (artık kimler olduğunu siz tahmin edin) geri kalanı haydi haydi yeterdi.

Ama öyle olmadı. Çünkü, Rus derin devletinin biti kanlandı ve yine kibirlerinin kurbanı oldular, Kırım'ı ilhak ettiler. Bu beklenmeyen hamle karısında, o güne kadar birlikte Rusya zenginliğini sömürdükleri Amerikalı ve İngiltere liderliğindeki AB'li dostları tavır aldı. Rusya yine "ayı"lığını yapmıştı. Ne güzel herkes ortadan yerken Rusya ben daha çok isterim diye tutturmuştu. İşte bu hata milat oldu Rusya için.

Önce Ukrayna ile papaz edildi. Sebep, gaz yolunu kapatmaktı. Kapandı. İki kardeşin arasına elin oğlu Soros girdi ve Rusya bir darbe aldı. Ama Rusya derin devleti pes edemezdi. Geri adım atmak demek yine 90 öncesi o sefil günlere dönmek demekti. Hem zaten halkın da gözü açılmıştı. Kredi nedir bilmeyen halkın yarısından fazlasının cebinde kredi kartları, bankalara olan kredi borçları devasa boyutlara gelmişti. Yani, ipleri emperyalistlere, sırf  zenginleşsinler diye Ruslar kendileri vermişti. 

Fakat aşık atılan ülke ABD. Dünyanın en güçlü ordusuna, en gelişmiş teknolojisine, en değerli para birimine, 300 kusur milyon nüfusa, dünyanın en büyük çok uluslu firmalarına, devasa büyüklükte bir ekonomiye veee 800 küsur üsse sahip bir ülke. Yani aslında Rusya kendini bilerek kandırmıştı dünyanın ikinci büyük gücüyüz diye. Evet Rusya çok güçlü bir ülke ama ABD'ye kafa tutacak seviyede değil, asla da olmadı. Bunu anladiklarında ve ortaklık da bozulduğunda oturup bir strateji belirlediler. Dediler ki eğer biz Ortadoğuyu da kaybedersek işimiz biter, 20 yıla kalmaz paramız pulumuz da biter ve mazallah sonra topraklarımız da gitmeye başlar. E nasıl yapalım? Ne olursa olsun Ortadoğu'yu ABD ve NATO'dan alalım, kontrol bizde olsun. Peki bu nasıl olacak, arada Türkiye denilen bir ülke var?! Bu sorunun çözümü için strateji belirlendi; Türkiye saflara katılmaya zorlanacaktı.

Önce Türkiye'ye dost gibi davranılmaya başlandı. NATO üyesi ve Müslüman halkı olan bir devletle ki tarihleri boyunca en çok savaştıkları millet de onlardı, kanki olunamazdı. Ama ABD ve diğerlerinin onlara yaptıklarını onlar da Türk'lere yapabilirlerdi. Yaptılar. Ülkelerini açtılar. Türk firmalarının palazlanmasına müsaade ettiler. Türk ekonomisinin gelişmesine sebep oldular. Turizmine, inşaat sektörüne, fason üretimlerine katkıda bulundular. 25 yıl çatır çatır iş yaptırdılar. Onlar da gelip bir güzel güneşlendiler. 

Sonra o tarihe gelindi... 24 Kasım 2015! İşte bu tarih de bizim için milat oldu. Rusya, çıkarları gereği Türkiye'ye ayar vermeliydi. Çünkü, Ortadoğu'da işler kızışmış, yaptırımlar ekonomiyi tepe taklak etmiş, gaz sektöründeki rakipleri üstünlük sağlamaya başlamıştı. İpin ucu kaçmak üzereydi. Son hamle olarak Ortadoğu'da hakimiyet ele geçirilmeliydi. İşe Türkiye'yi zora sokmakla başladılar. Bir hafta içinde çok planlı bir şekilde Türkiye ile olan tüm ekonomik ve beşeri ilişkilerini askıya aldılar. Amaç, Türkiye üzerinden asıl hısımlarına gözdağı vermek ve elini kuvvetlendirmekti. Bunun da yolu Türkiye gibi her yerin tam göbeğinde bulunan bir ülkeyi kendi safına çekmekle olabilirdi. Dış borcu 400 milyar doları aşmış, içeride politikalarla halkı mutsuzlaşmış, dışarıda güvensiz bir ülke konumuna gelmiş bir ülkeyi görmezden gelemezlerdi. 

1.5 yılda Ruslar Ortadoğu'yu aldı! ABD yenilgiyi kabul eder gibi görünüyordu. Dünyada Ruslara karşı bir hayranlık oluşmuştu. Obama yönetimi sanki pes etmişti. 

Oysa dünyanın lideri konumundaki en acımasız ve katil ülkesi ABD, gizli efendisi İngiltere ile yeni planlarını yapıyordu. Ortadoğu öyle kolay bırakılacak hele hele Rusya'ya bırakılacak bir yer değildi, olamazdı. Trump diye Amerika'nın Ali Ağaoğlu'sunu iş başına getirdiler. Tipi cuk oturmuştu. Adama "bu manyaktır, her şeyi yapabilir" rolünü biçmişlerdi. O da kendine söylenenleri bir bir yapmaya başladı. Ortadoğu savaşı yeniden başlayacaktı. 

Dün öldürülen 3 askerin suçu neydi peki? Hiç! Bu pazar ve para kavgasının ortasında kalan masum insanlar. Bir tarafta geleceğini kurtarmaya çalışan Rusya, diğer tarafta dünyayı her şekilde yönetmek isteyen İngiliz-ABD. Arada kalan ülkeler ise Türkiye, Suriye, Libya, İran, Irak vsvsvs...

Yazının en başında belirttiğim gibi Rusya hayatta kalmak için her şeyi yapacaktır. Dünkü olay tamamiyle bu planın bir parçasıdır. Amaç Türkiye'yi baskı altında tutmak, ABD+GBR+AB tarafına kaymasını engellemektir. Türkiye'yi yanına alamamış Rusya'nın ORTADOĞU'da başarı şansı yoktur. İzlenen politika ya benimlesin ya da seni bitiririm politikasıdır. Bunu ABD+GBR+AB de okumakta ve Türkiye'ye şantaj yapmaktadır.

Buradaki konu aslında Türkiye halkı değil, o halkın üzerinde yaşadığı topraktır. O toprakların öylesine jeopolitik bir değeri vardır ki kim sahiplenirse ihya olacaktır. Başka bir deyişle MİSAK-İ MİLLİ SINIRLARIMIZ BİZİM EN DEĞERLİ HAZİNEMİZ, EN BÜYÜK KOZUMUZ ve ASLA VAZGEÇEMEYECEĞİMİZ NAMUSUMUZDUR. Bu ortak bilinci sağlıklı politikalarla yaşatmak ve geliştirmek ise dürüst yurtsever politikacılarla olur, dincilikle kendi halkını uyuşturup, para için topraklarını peşkeş çeken tiplerle değil. 

Peki ileride neler yaşanacak? Bugüne kadar yaşananlardan farklı şeyler olmayacak. Herkes hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacak. Borcu harcı olan ülkeler savrulacak, hiçbir şeyi olmayanlar elimine olacak, nispeten daha güçlüler ittifak kuracak. Ama sonuçta parası olan ve kaynaklara hükmedenler kazanacak.

Ama bence asıl önemlisi, insanlık bir kez daha bir şeyi anlamak zorunda kalacak: 

Dünyada insanlığın üretemediği tek şey toprak ve bu toprak herkese yetecek kadar çok!..

Analizör