Mustafa Kemal yine kazanacak

17 Şubat 2017 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

AKP'li siyasetçiler ve onlara oy verenler; demokrasi, insan hak ve özgürlükleri dedikçe beni acı acı bir gülme alıyor.

Nerede bu demokrasi, nerede insan hak ve özgürlükleri diyerek, şaşkın şaşkın etrafıma bakıyorum ancak  göremiyorum.

Ya demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin ne olduğunu onlar bilmiyor ya da ben.

Bunların demokrasi anlayışı anlaşılan sadece dört yılda bir sandığa giderek oy vermekten ibaret.

Demokrasi, insan hak ve özgürlüklerinden dem vuranlar, Fetöcü oldukları iddiasıyla, Fetöcülükle hiçbir ilgileri bulunmayan demokrat ve bunlara muhalif olan bazı öğretim üyelerini, sorgusuz ve sualsiz, OHAL KHK'ları işten çıkartıyorlar ve bu haksız ve hukuksuz işlemi protesto etmek, silahsız ve kavgasız bir şekilde, barışçıl protesto haklarını kullanmak isteyen öğrenci ve öğretim üyelerini, gözyaşartıcı gaz,jop ve polis şiddetiyle engelleyip, öğretim üyelerinin cüppelerini yerlerde çiğnetiyorlar.

Bu mudur, sizin demokrasi, insan hak ve özgürlüğü anlayışınız?

Bu halk; yasama, yürütme ve yargıyı tek adamın elinde toplayan anayasa değişikliğinin referandumda oylanması öncesindeki bu tutumunuzu gördükten sonra, bu anayasa değişikliğinin kaza ile halk oylamasından geçmesi halinde başına gelecekleri düşündükçe, haklı olarak hayır cephesine kaymaktadır.

Bu nedenle, hiç değilse, referandum öncesinde, geçici bir süre, halkın gözünü boyayarak evet oylarınızı çoğaltmak için, demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine saygılı davranın ve biraz sabredin. Ama onu dahi yapamıyorsunuz, demokrasi karşıtlığı genlerinize işlemiş, gözleriniz kör olmuş, bindiğiniz dalı kestiğinizin dahi farkında değilsiniz.

Sizlere göre; köprüler, tüp geçitler, hızlı trenler, kanallar, lüks inşaatlar, oto yollar ve dört yılda bir sandığa gidip oy kullanmalar, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri ve halkın mutluluğu için yeterli oluyor.

Halk; işsizse, açsa, karnı doymuyorsa,özgür değilse, iki kişi yan yana gelip barışçıl protesto hakkını dahi kullanamıyorsa, televizyonlarını açtıklarında tüm kanallarda sürekli sizlerin konuşmalarınızı dinlemek ve yüzlerinizi görmek zorunda bırakılıyorsa,mutlu değilse, halkın bir kısmı boğazı yer altı tüp geçitleriyle, köprülerle geçse,oto yollarda hız yapsa,hızlı trene binse,lüks binalardan daire alsa ne olacak ki, bu paralı ve lüks hizmetlerden, halkın çoğunluğu yararlanamadığı gibi, yap işlet devret yoluyla gerçekleştirilen bu projelerin yapımcı firmalara sağlayacağı parasal getirilerin; tahmin edilen ve devletçe garanti edilen miktarların altında kalması nedeniyle, bu hizmetlerden hiç yararlanamayan gariban halkımızın büyük kesimi, verdiği vergileriyle, yapımcı firmalara garanti edilen kar farkını bu firmalara ödemek zorunda bırakılıyor.

Hizmet, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri anlayışınızın, çağın gerisinde kaldığının farkında olmadığınız gibi, sürekli halka hizmet ve demokrasi naraları atarak, halkımızı olduğu kadar kendinizi de aldatıyorsunuz.

Ama bu gidişe 16 Nisan'da aklı selim Türk halkı "Hayır" diyerek dur diyecek, bu topraklarda hiç kaybetmeyen Mustafa Kemal yine kazanacak!