'Karargah rahatsız' haberi ortalığı karıştırdı

25 Şubat 2017 Cumartesi  |  GÜNLÜK

Hürriyet'te, güncel bazı gelişmelere Genelkurmay Karargahı'nın tepkisini anlatan "7 eleştiriye 7 yanıt" günün en çok konuşulan ve tartışma yaratan manşeti oldu.

Hande Fırat imzalı haberde, TSK'de başörtüsünün serbest bırakılmasından Kardak ziyaretine yedi farklı konuda yönetilen eleştirilere ordu yönetiminden ismi açıklanmayan kaynaklara dayanılarak verilen tepki aktarılıyordu.

Hükümete yakın bazı çevreler haberi "iktidara gözdağı verme çabası" olarak yorumladı. Manşeti "Genç subaylar rahatsız" haberine benzeten Cem Küçük, Twitter'da paylaştığı mesajda Hürriyet'i "postal sevicilik"le suçladı ve Aydın Doğan'la Fırat'ın yargılanacağını yazdı. Küçük, "Aydın Doğan medyası hala darbeciliğin üssüdür bu ülkede. Genleri darbeci bunların. Düzelmez bunlar. Bu ülke için FETÖ kadar büyük tehdit Aydın Doğan tipi darbeci kafadır. İşte bugünkü manşet bunun kanıtıdır"diye yazdı.

Gazeteci Mustafa Hoş ise konuya farklı bir açıdan yaklaşarak, "Karargah" rahatsız ama başındaki kişi Yenikapı'dan hidayete öyle bir koştu ki Yaşar Alptekin'in koşusu bile gölgede kaldı. RTE/AKPpropagandistlerinin Doğan Grubu çemkirmeleri de gerçekci değil...Bu zamana kadar bodoslama oluyordu bu işler şimdi "ince"kumpaslar"diye yazdı ve "danışıklı dövüş imasında bulundu.

Tepkiler üzerine Hürriyet şu açıklamayı yaptı:

"Ankara Temsilcimiz Hande Fırat'ın imzasını taşıyan bu haberin çok çirkin ve maksatlı bir şekilde olmaması gereken bir mecraya çekilmek istenmesini ibretle izliyoruz.  Sosyal medyada ve bazı internet sitelerinde Hürriyet'in bu haberi için kasıtlı bir şekilde, vicdansızca "darbe kışkırtıcılığı" iddiası ortaya atılmış, suçlamalar bu haberde sorumluluğu olan Hürriyet mensuplarının yargılanması talebine kadar uzanan bir linç kampanyasına dönüşmüştür.

Bir bu kadar ilginci, farklı bir kesimin aynı haberi anayasa referandumunda  "evet" oylarına destek olarak yorumlayıp, arkasında AK Parti tabanındaki kararsızlara "safları sıklaştırın" mesajı içeren bir algı operasyonunun yattığını ileri sürmesidir.  Sonuçta birbirine tümüyle zıt çizgideki kesimler aynı haberle ilgili olarak farklı niyetler atfetmek suretiyle Hürriyet'e saldırmak konusunda aynı çizgide buluşmuş oluyor.

Bütün bu suçlamalar kötü niyetlidir. Hürriyet'in haberi dikkatli bir şekilde okunduğunda, metnin son zamanlarda Orgeneral Akar'a yöneltilen eleştirilere dönük yanıtları içerdiği görülebilir. Üstelik, bu eleştirilerin hükümete yakın çevreler değil, hükümete muhalif kesimlerden kaynaklandığı bir sır değildir.

Hürriyet, bu haberde yalnızca gazetecilik saikleriyle hareket etmiştir. Gazetemizin Ankara Temsilcisi Hande Fırat, habercilik amacıyla Orgeneral Akar'a yönelik söz konusu eleştiri ve suçlamaları Genelkurmay Başkanlığı İletişim Dairesi'ne sormuş, aldığı yanıtları da yine gazetecilik ölçüleri içinde haberleştirmiştir.

Neresinden bakılırsa bakılsın, sadece gazetecilik söz konusudur. Bunun dışında söylenecek her şey yalandan ibarettir.

Bu hadise başlı başına, Türkiye'de iftirada sınır tanımazlığın en uç örneklerinden biri olarak hafızalara yerleşecektir. Herkesin kabul ettiği üzere, sergilediği gazetecilikle darbe girişiminin püskürtülmesinde ve demokrasimizin korunmasında hayli önemli bir rol oynamış olan Ankara Temsilcimiz  Hande Fırat'a atılan bu iftiranın pespayeliğini en iyi değerlendirecek olan Türk kamuoyunun sağduyusudur.

15 Temmuz darbe girişiminde İstanbul'daki merkezi bizzat kalkışmaya katılan askerlerin işgaline uğramış olan Hürriyet Gazetesi demokrasiden yana kuvvetli bir duruş ortaya koymuştur. Hürriyet'in demokrasiye olan taahhüdünü sorgulamak kimsenin haddine değildir."