'Hürriyet Genelkurmay'ın sözcülüğünü yapmış oldu'

06 Mart 2017 Pazartesi  |  GÜNLÜK

Hürriyet Okur Temsilcisi Faruk Bildirici, geçen haftanın en çok tartışılan konularının başında gelen "Karargah rahatsız" başlıklı haberi şöyle eleştirdi:

İki yıl kadar önce yine "askeri kaynaklara" dayanarak yapılan haberler tartışılıyordu. O zaman ben de bu köşede "Askeri kaynak nedir?" başlıklı bir yazı yazmış ve "kaynağı gizli tutulan haberler"in araştırılması, yazımı ve sunumu ile ilgili etik kurallara dikkat çekmiştim. 27 Temmuz 2015'te yayınlanan bu yazıdan bir bölümü hatırlatmak istiyorum:

"Nasıl her bilgi haber olmazsa, gazeteci olarak ne kadar güvenirsek güvenelim, gizli kaynakların her söylediği de haber olmaz, olmamalı. Newhouse gazetelerinin Washington editörü Deborah Howell, tam da bu noktaya işaret ediyor: 'Bir kimsenin düşüncesini aktarmak için asla kimliği açıklanmayan kaynaklar kullanmayın.'

Son derece yerinde bir kural bu. Bilgi ve demeci ayırmak gerek. Bilgi, kaynağın kimliği açıklanmadan da kendi başına haber değeri taşır. Ama bir kaynağın düşünceleri, ancak adıyla birlikte anlam kazanır.

Eğer adını vermediğimiz bir kişinin demecini yazarsak, birincisi, o kişinin düşüncesini kaynak gösterdiğimiz kurumun tamamına mal etmiş oluruz. Bu, kuruma haksızlık. İkincisi, o kişi söylediklerinin sorumluluğunu almamış, gazeteciyi kullanmış olur. Gazeteciliğe de haksızlık."
Bu noktadan hareketle, o dönemde "askeri kaynaklara göre" diyerek yazılan haberlerin yanlışlığına dikkat çekmiştim. Bir kişi ya da kurumun rahatsızlığı, duygusu, düşüncesi veya demecinin kaynağın kimliği açıklanmadan yazılamayacağını vurgulamıştım.

Bugünlerde yine o yazıdaki gibi "askeri kaynaklar" sorunu ile karşı karşıyayız. Hürriyet'in, ilk sayfada "Yedi eleştiriye yedi yanıt", iç sayfada ise "Karargâh rahatsız" başlığıyla yayınladığı haber de "askeri kaynaklara" dayanıyordu. Gizli bir kaynağa dayanarak "görüş, eleştiri, rahatsızlık yazmak" bu haberin temel yanlışıydı.

Hürriyet, "askeri kaynaklardan yansıyan görüşler" diye yazarak, haberde dile getirilen görüşlerin sorumluluğunu üzerine almıştı. Kaynağın gizlenmesini isteyerek sorumluluk üstlenmeyen Genelkurmay'ın sözcülüğünü yapmış oldu. Nitekim haberle ilgili çıkan tartışmalarda Hürriyet hedef haline geldi. "Askeri kaynaklar" diye haber yazmanın ne denli yanlış olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Genelkurmay da Hürriyet'e yönelik eleştiri/suçlama ve soruşturma salvolarını üç gün boyunca izlemekle yetindi. Ancak üç gün sonra yaptıkları açıklamada -isim vermeden de olsa- haberi yazan arkadaşımız Hande Fırat'ı kendilerinin "bilgilendirdiğini" yani o görüşlerin kendilerine ait olduğunu kabul etti.

Şimdi de Hürriyet, Genelkurmay'ın görüşünü "askeri kaynaklar" diye yazmanın ceremesini çekiyor.

Faruk Bildirici'nin yazısının orjinalini okumak için TIKLAYIN