Mutlu musunuz?

10 Mart 2017 Cuma  |  SERBEST KÜRSÜ

Bizim kültürümüzde ve daha bir çoklarında bilinç altımıdır nedir, herkes birbirine nasılsın diye sorar, karşıdaki de otomatik bir cevapla çok şükür, teşekkürler, sağol der ve ekler, sen nasılsın?

Bu sorunun amacı insanlar arasında olumlu iletişimi sağlamaktır, yoksa zırt pırt insanlar birbirlerinin sağlıklarını merak edecek değiller herhalde.

Zira nasılsının amacı sağlığın nasıl, bir sorunun var mı, varsa benim yapabileceğim bir şey var mı falan olmalı. Ama dile yerleşmiş işte, amaçsız sorup duruyoruz. 

Oysa soru mutlu musun olmalı... Ben bunu deniyorum. Her seferinde de benzer tepkiler alıyorum. Önce bir duraksıyor karşıdaki, nasıl yani diye düşünüyor! İşe yarıyor çünkü ister istemez düşünüyor. Genelde de mutluyum herhalde ya da niye olmayayım ki diye mırıldanıyor. O anki durumunun ne olduğunu beynine soruyor ve gelen yanıta göre de kelimeler ağzından çıkıyor. 

Mutluluk kavramı öylesine enteresan bir şey ki tanımında bile bir orta yol bulunamamış. Çoğu kişi mutluluğun bazı önemli sebeplere bağlı olduğunu düşünüyor. Ya sağlıklı olacaksın ya paran olacak ya durumun iyi olacak vs. Uzun vadeli bir seymiş gibi algılanıyor genelde. 

Oysa mutluluk (bence) anlık bir duygu. Gerçi "an"ın da ne olduğunu tam bilmiyoruz ama diyelim ki an diye bir şey var, dolayısıyla mutluluk da işte tam o andaki duyguları insanın. Bir saniye hatta daha az bile olabilir. Önemli olan beyninin, kontrol ettiği bedenin ahengini artiracak hormonları tetiklemesi. 

Bu durumda şu söyleyebilir herhalde; mutluluk söz konusuysa diğer tüm olgular sıfırlanır. Mesela, çok iyi bir haber aldınız ve inanılmaz mutlu oldunuz. O anda aklınızda başka şey olur mu? Hırs, ahlak, acıma, böbürlenme? Olmaz, olamaz. O an için sadece mutlusunuzdur. Bu durum zaten uzun sürmez, bir kaç "an" sonra biraz önce bahsettiğim olgular gelir aklınıza. Bir deneyin, test edin, göreceksiniz.

Peki hayatımız boyunca biz insanlar ne için çırpınıp duruyoruz? Mutlu olmak için değil mi? Hangi insan evladı benim derdim hayatta kalmak, mutlu ya da değilim umurumda değil diye gerçekten düşünür? Var mıdır böyleleri?

İşin acı tarafı da bu ki maalesef var. Hem de yığınla. Acı ve kederi müzik eşliğinde kutlayarak mutlu olduğunu sanan sürüsüne bereket insanımız var. Başkalarının mutsuzluğunda mutluluğu arayan bedbaht insanlarımız tonla! İyi de neden be kardeşim, hiç mi mutluluğu tatmadın hayatta? Veya hiç mi durup bir düşünmedin bu nedir diye? 

Hayır düşünmedi. Çünkü bilmiyor, öğretilmedi. İnsan bilmediği şeyi bildiğini nasıl bilsin? Bilmekle istemek arasındaki ilişkiyi hiç düşünmemiş birisine mutluluğu istemesini nasıl anlatacaksın? 

İşte zurnanın son deliğine geldik.

Bu işi üstlenen doğa. Yani hayatın kendisi. Sen bir yerde doğmuşsun, sağ kalmışsın, bir ülkede yaşıyorsun, dilini kültürünü hayat sana öğretmiş hem de kafana vura vura ve sende bir aidiyet duygusu oluşturmuş. Ama imkanların kısıtlı olduğu için kocaman dünyadaki diğer ülkelerdeki insanların nasıl ve hangi şartlarda yaşadığını hiç görmemişsin ve haliyle de karşılaştırma şansın yok. Dolayısıyla da sanıyorsun ki benim yaşadığım hayat aha da böyle ve herkes aynı şeyi yaşıyor. Ve zurnadan 'bed' ses çıkıyor, ahenk bozuluyor.

İşte bizim güzel ülkemizi yöneten zihniyetin neden iş başında olduklarının yanıtı. Mutluluğu bilmedikleri için  anlatamadığın insanların seçtiği zihniyet de koca ülkeyi ümmetmiş gibi görüyor ve dahasını da ver diyor. Üstelik bunu isterken de kendini haklı görüyor. Çünkü onlar da bilmiyor nasıl bir şeydir bu mutluluk!

Bu yazının anafikri şu; 

Artık birbirimize nasılsın sorusunu sormayalım, onun yerine mutlu musun diye soralım. Bunu alışkanlık haline getirelim. Bakın o zaman neler olmaya başlayacak. Önce insanlarımız düşünmeye başlayacak, kimileri itiraz edecek, aşağılayacak, boşverin. Ama zamanla mutluluğun ne olduğunu merak etmeye başlayacaklar ve anladıkça da mutlu olmak isteyecekler. İşte o zaman kendilerini kullandırtmayacaklar. Ben mutlu olmak istiyorum, beni adam gibi yönet yoksa git başmdan demeye başlayacaklar. 

Buna tüm kalbimle inanıyor, mantığımla da destek veriyorum...

Analizör