Gerçeklerin asıl kötü huyu asla unutulmaması

12 Mart 2017 Pazar  |  MENTOR

Ben milyonlarca yüreği yaralı Fenerbahçeli'den biriyim, evet yaralıyım 3 Temmuz'da yüreğimde, yüreklerimizde asla kapanmayacak bir yara açıldı, her gün her saniye hiç iyileşmeden kanamaya devam ediyor, o gün tek olumsuz söz etmiş kimseyi unutmayacağım. Ama unutmayacağım başkaları da var, Fenerbahçe'nin ekmeğini yiyip 3 Temmuz'da kahraman rolü çalıp tekrar Fenerbahçe'nin parasını cebine atmaya çalışanları da unutmayacağım.

Aykut Kocaman benim kahramanımdı, oğluma bak oğlum dediğim, "Adam dediğin böyle olur, eğer iyi insan olmak istersen ona benzemelisin" dediğim Fenerbahçeli yiğit, Çubuklu yüreği olan adamdı, daha doğrusu öyle sanmıştım...

Yanılmışım, daha sonra yüreğimi o kadar çok kanattı ki şimdi atılan Aykut Kocaman çığlıkları onu bir kez daha Fenerbahçe'nin başında görme olasılığı yüreğimde yaranın kangren olmasına neden oluyor.

Hiç unutmuyorum, FETÖ'nün kirli polisi ile 12 Mayıs'ta Çubuklu çocukları öldürmek istemişlerdi, buna çanak tutan, olması için her türlü tahrik yoluna başvuran, belki de doğrudan işin içinde olan spor adamları vardı. Asıl sorumlu kim olursa olsun o gün Fenerbahçe açıkça devlet zulmüne maruz kalırken Aykut Kocaman çıkıp devlet erkanı ile 12 Mayıs'ın içindeki insanlarla futbol oynayıp eğlenmekte sakınca görmemişti, demek ki 3 Ttemmuz'daki tavrı sahte idi yoksa gönül nasıl kabul eder böyle bir şeyi.

Bitmedi, 3 Temmuz'un en hevesli bayraktarlarından biriydi Hürriyet, bizim Şampiyonlar Ligi hakkımız gasp edilmiş açıkça başkalarına peşkeş çekilmişti. O gün Hürriyet Sadri Şener'i ve yanında kronik Fenerbahçe düşmanlığı ile bilinen bir yazarı zafer işaretleri ile manşete taşımıştı, karşısında zafer kazanılan ise FETÖPDY'nin elini kolunu bağladığı Fenerbahçe idi, üzüntüden hüngür hüngür ağlamıştım. Mahkemeden FETÖ/PDY'ye haber uçuran jurnalci o gazetede yazardı işte Aykut Kocaman, o adamın yanında o gazetede yazmakta sakınca görmedi, bir kez daha nefret ettim ondan.

Bitti sanıyorsanız yanılıyorsunuz...

Konya'da "şikeci Fenerbahçe" diye bağırdılar umurunda olmadı, oysa şikeci dedikleri bizzat kendisi idi, atılan çamur ona yapışıyordu, olsun maaş hesaba yatacaktı, aynı 3 Temmuz'da kahramanlık goy goyları yaparken yattığı gibi, dün dündü bugün bugün o gün Fenerbahçe'nin bugün Konya'nın parası üzerinde yazmıyor ya...

İki sezondur kadim dostu her hafta ekranlarda Fenerbahçe'yi paçavraya çeviriyor, araya Aykut Kocaman sıkıştırmayı da ihmal etmiyordu, istese yapma böyle diyebilirdi dedi mi bilmem ama dediğini sanmıyorum.

Ya 12 Mayıs...

O gün ben kazanmayı beklemiyordum, kavga da beklemiyordum, sahada insanüstü çaba gösteren bizi anlamış, canını dişine takan değil futbol tarihi böyle mücadele görmedi diye nesiller boyu anlatılacak, bir daha böylesi olmadı diye anlatılacak bir mücadele bunun sahibi bir hoca ve takım bekliyordum. Ne gezer, kaleye gitmeyi beceremediler Fransa'ya gömdüğü milyonlarca euroya aldığımız oyunculardan biri takımı yalnız bırakıp kenara geldi, sonra da dedi  ki, "Bize o gün o maçı kazandırmazlardı." Madem öyle niye çıktın maça? Çıkmasaydın, "Bu maçı bize kazandırmazlar" deyip istifa etseydin dünya kahraman görseydi, seni evlerimizin, kalbimizin en mutena köşesinde sonsuza kadar misafir etseydik ama sen Fatih Terim stadını açmayı, Hürriyet'e yazar olmayı, Konya'da şikeci Fenerbahçe'yi sineye çekmeyi seçtin.

En büyük kahramanımızlardan birini, vedasında bir bilet alıp onu alkışlama fırsatını bize çok görüp bin türlü ayak oyunu ile bizden kopardın. Senin yüzünden kalbimizde onun bize verdiklerinin karşılığını verememiş olma utancıyla yaşıyoruz.

Ya hocalığın ülkenin gördüğü en büyük bütçe ile onar onar fark yediğin sezonlar nasıl unutulur? Emenike, Meireles ve Sow gibi onar milyon euroluk hayal kırıklıkları ya da Serdar Kesimal, Krasiç ve Sezer Öztürk gibi ayağını topa sürmeden Fenerbahçe'nin milyon eurolarını cebe atanlar, unutulur mu?

O sene sen olmasan Fenerbahçe'nin bir de UEFA kupası olurdu, Lizbon'da bir gole tur atlıyorken kaleye şut çekemeden maçı bitirdin.

Gel hocam gel 3 Temmuz'a ve Fenerbahçe'ye sırtını dönmüş, acaba TOKİ bizim kusurlarımızı da örter mi diye Fenerbahçeli'ye sırtını dönmüş bir yönetimle birbirinize çok yakışırsınız ama unutma gerçeklerin tek kötü huyu ortaya çıkmaları değil aynı zamanda asla unutulmuyor olmalarıdır!