Türkiye'nin tepesindeki akbabalar

16 Mart 2017 Perşembe  |  SERBEST KÜRSÜ

15 yıldır Türkiye'yi tek başına yöneten zihniyetin sürekli ortaya attığı bir iddia var;

Dünya Türkiye'nin gelişmesini, büyümesini hasetle izliyor ve hazmedemiyor. Her daim üst akıl bizi bitirmeye çalışıyor vs...

Peki, o halde resmi rakamlara bakalım;

Nüfus                                                                  :79.814.000

İşsizlik oranı Aralık 2016                                       :%12.7

GSMH büy]me hızı 3. Dönem 2016                       :- (eksi) %1.8

Tüketici fiyat endeksi rakamları (2003=100)           :302.2 yani artış %300.2

Yıllık enflasyon (subat 2017)                                 :%10.13

Toplam ihracat 2016                                             :142.5 milyar $ 

Toplam ithalat    2016                                           :198.6 milyar $

Toplam cari açık 2016                                           :56 milyar $

2002-2016 toplam cari açık                                   :906.3 milyar $!!!!!

2016 yılında gelen yabancı turist sayısı                 :25.2 milyon kisi

2016 yurt dışından gelen turist geliri                       :16 milyar $

Merkez Bankası rezevi nakit                                 :14 milyar $

Merkez bankası altın rezervi                                 :21 milyar $

Demiryolu uzunluğu 2015                                      :10131 km

Bölünmüş toplam karayolu uzunluğu                      :22984 km

Toplam dış borç                                                   :421 milyar $

Toplam iç borç                                                     :117 milyar $

GSMH     2015                                                     :717.9 milyar dolar

2016 büyüme                                                       :%2.93

Kişi başına düşen milli gelir                                   :9100 $

Bu rakamları dikkatlice inceler biraz da zaman harcayıp internetten bizi kıskanan ülkelerin verileriyle karşılaştırırsanız hiç de "korkutacak" bir durumumuzun olmadığını 5 dakika içinde anlarsınız. Hatta karşılastırmaya bile gerek kalmadan sadece yukarıdaki rakamlardan bazılarına dikkat ederseniz yine bu sonuca ulaşırsınız. En basitinden, toplam ekonomik büyüklüğü 718 milyar $ olan bir ulkenin dış borcunun 421 milyar $ olduğunu ve borcun reel ekonomiye olan oranının %59 oldugunu görür ve soğuk soğuk terlersiniz. 

Işin özü çok net. 

Borçlu bir ülkeyiz. Ama borcumuzun gelirimize oranı çok yüksek.  

Eğitim sistemi ve seviyesi berbat bir ülkeyiz. 

Ekonomimiz gerektiği gibi büyümüyor, marka çıkaramıyoruz, insanlarımızı eğitmiyoruz.

Dış politikamız istikrarsızlıkta tavan yapmış durumda. 

Ama buna ragmen herkese dayılanan bir yönetici topluluğumuz var. Acaba diyorum bunlar başka bir ülkede yaşıyorlar da Matrix filmindeki gibi gerçek bedenleri başka yerlerde uykuda falan mı?

Kardeşim ülke ekonomik olarak perişan durumda. Biz fiillen batık ama resmi olarak bunu ilan etmemiş bir ülkeyiz. Ve bizi bu hale getiren zihniyet de 15 yıldır tek başına istediğini yapan bu yönetim.   

Tüm bunlara rağmen hala dışarıya karşı asarız keseriz nidalari atılıyor. Biz öylesine güçlü geliyoruz ki gümbür gümbür maşallah ve Avrupa, ne Avrupası, bütün dünya korkudan titriyor. ! 
Cahil halkımız da bu hikayeleri yalamadan yutuyor. Neden yemesin ki insanların duymak istediği şey bu! 

"Dün gece muhteşemdin aşkım" cümlesini her erkek duymak ister!!! 

Ama deniz bu sefer bitti. Sular çekildi, çakıl taşları, koca koca kayalar ortaya çıktı. 

Şöyle düşünelim; batık bir firma var ve sizin de o firmadan alacağınız var. Ama işine de devam ediyor, borçla harçla, elindekilerini yok pahasına satarak idare ediyor. Ne yaparsınız? Firmanin batmasını mı istersiniz, yoksa aman yaşamaya devam etsin de önce paramı kurtarayım sonra da ne bulursam alırım mı dersiniz?

Cevabınızı biliyorum! Işte dışarıdaki kıskanç, tıfıl ülkeler de aynı bu şekilde düşünüyor. Hem batık ekonomizi daha çok batırmak için yüksek faizle bütçe fazlası paralarını getirip para kazanıyor hem bizi daha çok borçlandırıyor hem de ekonomimize son darbeyi vurmak için zaman kolluyor. 

Varlık fonu denilen şey bunun için kuruldu! Araplar sırf bu yüzden paralarını gönderiyor. Avrupalı yatırımcılar bu sebeple bankalar alıyor, firmalara ortak oluyor, borsada deli paralarla işlem yapıyor. Tıpkı çok değerli bir yalının sahibinin iflasını ilan etmesini bekleyen acımasız sermayedarlar gibi pusudalar, yalıya sahip olmayı çok istiyorlar. Başka bir deyişle zihniyetin dediği gibi bizim güçlenmemizden kesinlikle tırsmıyor, aksine gücümüzün tükenmek üzere olduğunu bildiklerinden akbabalar gibi bekliyorlar. 

Peki bizim yönetimimiz ne yapıyor?  Zorlama referandumu son şansı olarak görüyor. 

Karamsar bir tablo var. 

Bu durumdan çıkmanın ise tek yolu var; Mustafa Kemal ruhuyla yeniden ülkeye sahip çıkmak. 

Bunu anlayan bir kesim var memlekette. Ama başka bir kesim daha var ki ne olduğunun farkında değiller ve kendi elleriyle kendi çocuklarının boyunlarına ilmek geçirmeye çalışıyorlar. 

Dur demek icin tam bir ay kaldı...

Analizör