Lale...

16 Mart 2017 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Lale denilince aklınıza ilk ne gelir ?

a) Çiçeğin başkenti Bayındır
b) Hollanda
c) Selimiye Camii'ndeki ters lale
d) Ogier Ghiselin de Busbecg
e) Osmanlı'da Lale Devri

Benim ilk aklıma gelen Hollanda oldu. 

Bugünlerde dış politikada derin bir kriz yaşadığımız Hollanda, Rotterdam'a gitmeye hazırlanan Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun uçuş iznini, güvenlik endişesi nedeniyle iptal etti. Başbakan Rutte, Çavuşoğlu'nun Hollanda'daki laleleri görmeye gelebileceğini, ancak siyasi toplantı yapamayacağını söyledi.

Yetmedi.

T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Hollanda tarafından istenmeyen kişi ilan edilerek sınır dışı edildi. 

Türkiye Cumhuriyeti Bakanlarına yapılan bu davranış tüm ülkeye yapılmış demektir. Bakana yapılan, tüm ulusa yapılmıştır. Uluslararası diplomasiye, demokrasiye, dost ve müttefik ülke anlaşmalarına  uygun olduğu söylenemez.  

Peki, bu kadar kısa bir süre içerisinde bu kriz neden büyüdü ?

HOLLANDA ÖLÇÜP BİÇMEDEN YAPMAZ

Türkiye'ye karşı bugünlerde çok sert davranan Hollanda, bunu ölçüp biçmeden yapmaz. Diplomasiyi en iyi bilen, tarih boyunca ikili ilişkileri belki de en sakin ve dengeli götüren Hollanda, dış politikasını ani bir öfke patlamasıyla yönetmez.

Hollanda'nın laleyi keşfetmesi de böyle bir diplomasi sayesinde olmuştur. Avusturya-Macaristan İmparatoru'nun Kanuni nezdindeki Büyükelçisi Ogier Ghiselin de Busbecq'in İstanbul'dan Avrupa'ya götürdüğü bitkiler arasında lalenin olduğu bilinmektedir. 16. yüzyılda ilk kez Osmanlı topraklarından Hollanda'ya giden lalenin 18. yüzyılda ithal edilir hale gelmesi de akıllarda tutulmalıdır.

100'den fazla lale çeşidiyle Hollanda her yıl 1 milyardan fazla lale çiçeği ve lale soğanı ihracatıyla dünya rekortmenidir. Laleler Hollanda'ya yılda 1.5 milyar Euro gelir sağlamaktadır.

İşte, ölçüp biçme konusunda uzman olan, Avrupa'nın en küçük ve en yoğun nüfusuna sahip olan Hollanda'nın tarım alanları Türkiye yüzölçümünün yedide biri kadar ama yıllık tarımsal ihracatı 80.7 milyar Euoro seviyesindedir (2015). ABD'den sonra dünyanın en büyük ikinci tarım ihracatcısıdır.

Ölçüp biçmeden karar vermeyen Hollanda, 14 Mart günü sandığa gitti. Favorilerden biri Türk düşmanlığı ile tanınan ve bu sayede popülerliğini artıran Özgürlükler Partisi lideri Gert Wilders seçimin kaybedeni oldu. Yarışta, Başbakan Mark Rutte'nin Liberal Partisi seçimin kazananı oldu.

Hollanda'da dörtlü bir koalisyon olacağı görülmektedir. Liberal Parti de seçim öncesi süreçte aşırı sağdan oy kapabilmek için Türk ve Türkiye karşıtı söylemlerde bulundu. 

Belli ki Türk düşmanlığı, başta Hollanda olmak üzere Avrupa'da prim yapmaktadır. 

397 bin 600 Türk'ün yaşadığı Hollanda, eğitiminde ırkçı bütün söylem ve ifadeleri kaldırmışken, şimdi neden böyle bir risk almaktadır ? Uğruna mücadele ettiği demokrasi, insan hakları, barış, adalet gibi kavramlardan vazgeçip, nasıl olur da Türk düşmanlığı yapar ?

Son  hafta yaşanan krize bakıldığında Hollanda, Türkiye ile köprüleri atmaya çoktan karar vermiş görülmektedir. 

Hollandalı dünyaca ünlü şef kareograf Hans van Manen, Türkiye tarafından kendisine verilecek olan "Yüzyılın Kareografı" ödülünü 8 Haziran 2016'da reddetmişti. Bundan bir ay önce de Leiden Üniversitesi Türk Dili ve Kültürü Öğretim Üyesi Prof. Eric  Jan Zürcher de 2005 yılında kendisine verilen ödülü iade etmişti.

Belli ki, Hollanda, Türkiye ile arasındaki ilişkilere özen gösterme gereksinimi duymamaktadır.

SON SÖZ: Dış politika anlık, günlük, haftalık söylemlerle yönetilemez. Ölçüp, biçmeden karar verilemez.