Dayılık ve kabadayılık

21 Mart 2017 Salı  |  KÖŞE YAZILARI

Genellikle aksine inanırız. Oysa Güney Afrika maymunları incelendiğinde, statü ile saldırganlık arasında ters ilişki olduğu görülmüş. Yani bir maymunun sosyal statüsü ne kadar yüksekse, o ölçüde daha düşünceli, daha soğukkanlı ve daha az saldırganmış. Ayrıca yüksek statüdekilerin daha uzlaşmacı oldukları ve daha kolay müttefik bulabildikleri saptanmış. 

Bilim insanları, statü yükseldikçe serotonin denilen bir maddenin artıp, statü düştükçe de azaldığını tespit etmiş ve statüyle ruh hali arasındaki ilişkiyi bu maddeye yormuşlar. 

Benzer biçimde, insanlarda da kurumlarındaki pozisyonlarıyla serotonin düzeyleri arasında paralellik belirlenmiş. 

Yine incelemeler, insanlarda beyindeki serotonin yüksekliğinin daha fazla düzen, tedbir ve titizliği; aksine serotonin düşüklüğünün kaygısızlık ve şiddet içeren suçlar işleme eğilimini ortaya koymuş. 

Kimileri serotonin miktarının kişilik ve davranışı belirlediğini ileri sürerken, kimileri tersine kişilik ve davranışın serotonin seviyesine tesir ettiği kanaatinde. Yani hangisinin sebep, hangisinin sonuç olduğu konusunda tam bir uzlaşma sağlanamamış. 

***

Ne var ki, yukarıdaki genellemeleri tekzip eden örnekler, hiç de az değil! Söz gelimi statüsü yükseldikçe uzlaşmak bir yana saldırganlaşanları görebiliyoruz. 

İlk elden söyleyebileceğimiz, insanın kişiliğinin tek bir kimyasala indirgenemeyecek şekilde, çok karmaşık olduğudur. Kişiliği etkileyen doğuştan getirdiğimiz ve sonradan çevre şartlarının tesir ettiği sayısız faktörün olduğuna kuşku yoktur. 

Yukarıdaki bulgular özelinde ise "algı" faktörünü gündeme getirebiliriz. Söz ettiğimiz statüden kastımız, salt makamlar veya maaş bordrolarındaki sıra değildir. Kişinin kendisini içinde bulunduğu toplumda hangi gözle gördüğü; kendisine özgüveni ve özsaygısı statü algısını şekillendiriyor olabilir. 

***

Aktardığım bulguların ilgimi çekmesi ve paylaşma nedenim, "boş başakların dik, dolu başakların eğik durması" özdeyişine verdiğim değer nedeniyledir. Ülkemizde giderek yükselen külhanbeyliğe, nara atma ve şiddet diline tepkimdendir. Herkesi düşman ilan edip, o kehaneti gerçeğe dönüştürme şehvetine üzüntümdendir. 

Kendine güveni olan, gerçek muktedirlerin tehdit etmeye ihtiyacı yoktur. Lüzumu halinde gereğini ortalığı velveleye vermeden yaparlar. "Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde."

Ama asıl marifet güçlü ittifaklar kurabilmek, uzlaşabilmek, iş birliği yapabilmek, dost edinebilmektir. 

Kemal Tahir çok güzel söylemiş: "Kabadayılık, dayılık yapamayanların kabalığa sığınmasıdır!"