Tutuklu gazeteci yok mu?

22 Mart 2017 Çarşamba  |  GÜNLÜK

Basın Konseyi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Tutuklu gazeteci yok" sözleri ve AKP'li Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nihat Kılıç'ın, "16 Nisan'dan sonra gazetecilerin a... koyacağız" diyerek küfrettiği iddiaları için bir açıklama yaptı.

Açıklama şöyle:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu Yayıncılar Derneği üyelerine hitap ederken, cezaevlerinde tutuklu bulunan 160 kadar gazeteciyi yok saydı.

Erdoğan, 'Hapisteki gazetecilerin listesini verin diyoruz, katilden çocuk istismarcısına herkes var. 144'ü terör, 4'ü adi suçlardan içeride' dedi.

Eğer tutuklu gazeteciler içinde, yazdıklarından değil, adi suçlardan ötürü tutuklananlar varsa, bunları bilmek herkesin hakkı. Henüz haklarındaki iddianameler bile yazılmamış Cumhuriyet gazetesi yazarı ve Yayın Danışmanı Kadri Gürsel, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, karikatürist Musa Kart, Ombudsman Güray Öz, kitap eki editörü Turhan Günay ve diğer onlarca  gazeteci-yazarın hangi suçları işlediklerini Adalet Bakanlığı açıklayıp, kamuoyunu aydınlatmak zorundadır. Aksi halde Cumhurbaşkanı'nın sözlerinin inandırıcılığı olamaz.

Bu konuda Basın Konseyi olarak biz göreve hazırız. Daha önce de açıkladığımız gibi, tutuklu gazetecilerin hapishane listesini gerekiyorsa kendisine göndermeyi görev sayarız.

SİYASİLER GAZETECİLERE KÜFÜR EDEMEZ.

Ayrıca Şanlıurfa'da Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nihat Kılıç'ın, Güneydoğu gazetesinde bir petrol istasyonunun belediye araçları ile asfaltlandığı haberini yaptığı için gazeteci Necdet Karadeniz'e, '16 Nisan'dan sonra gazetecilerin a... koyacağız' dediğini de öğrendik. Konu gazeteci Karadeniz tarafından yargıya taşındı.

Son dönemde, AMK'lı küfürlerin Türkiye'de sıradanlaştığını görüyoruz. Daha önce de bir işadamının halka dönük AMK'lı sözleri gündeme gelmişti.

Ancak şimdi durum daha farklı. Bu kez küfür, direkt olarak gazetecilere yönelik ve küfür eden de AKP'li Belediye Başkan Vekili kimliğini taşıyor ve Şanlıurfa AKP il örgütünün eski yöneticisi. Bu küfürü edenin gazetecilere özür borcu olduğuna inanıyoruz. AKP'ye yakışanın bu kişiyi görevden uzaklaştırmak olduğunu düşünüyoruz. Çağdaş, demokrat ve saygın bir parti olduğunu belirten AKP'nin bu konuda harekete geçeceğinden şüphemiz yok."