Türkiye-Rusya: Diplomatik itiş kakış

23 Mart 2017 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Türkiye-Rusya hattında son  günlerde ilginç ve son derece önemli önemli gelişmeler yaşanıyor.

Türkiye'nin Menbiç'te önünün kesilmesi, Rusların PYD ile işbirliğini açık hale getirmesi ve buna bağlı olarak Afrin'de üs kuracağı yolundaki haberler, Türkiye'nin Rusya'dan buğday alımını durdurması ve Moskova'nın "domates yasağı"nın süreceği açıklaması, ilk anda akla gelenler.

Oysa,15 Temmuz darbe girişimin ardından sekiz ay süren "uçak krizi" 9 Ağustos'ta liderlerin ek sıkışmasıyla geride kalmışa benziyordu, üstelik bu tarihten sadece bir kaç hafta sonra Türkiye, Rusya'nın onayıyla "Fırat Kalkanı" operasyonunu başlatmış ve ilişkilerin hızla düzelme yoluna gireceği izlenimi doğmuştu. Dahası,15 Temmuz'da Batı'dan beklediği desteği göremeyen Ankara'nın Moskova'ya yönelmeye başladığı yolundaki iddialar gündemin birinci sırasına yerleşmişti.

Ama şu anda farklı bir manzara var...

Türkiye ile Rusya arasındaki "itiş kakış"ın asıl nedeni, aynı bölgeyi paylaşan iki ülkenin birbirini rakip görmesi.

Ancak, Suriye operasyonunda elde ettiği başarı sayesinde Rusya sadece Türkiye ile rekabette bir hayli öne geçmekle kalmadı, uluslararası alanda da puan topladı ve iki ülke arasındaki fark iyice açıldı. ABD'deki yönetim değişikliği sürecinde ortaya çıkan boşluktan yararlanan Moskova adından çok söz ettirmeyi başardı. Hatta, iddialar doğru olsun olmasın, Rusya ABD'deki başkanlık seçimlerinin sonucunu etkileyebilecek bir ülke olarak görülmeye başlandı.

"Uçak krizi"nin Türkiye için bedeli, hemen hemen her alanda inisiyatifi rakibine kaptırması oldu. Uçak olayı öncesinde nispeten daha dengeli olan ilişkiler kriz sonrası nitelik değiştirdi Rusya artık Türkiye'ye daha bir tepeden bakar oldu.

Türkiye'nin iç politikada yaşadığı karmaşık süreci de Rusya kendi lehine kullanmaya çalışıyor.

Örneğin, Batı ile Ankara'nın arasını açmaya çalışıyor ama bu taktiğin asıl amacı Türkiye'yi tam anlamıyla yanına çekmek değil, kendisine tabi kılmak, ipleri eline almak.

Ruslar, Türkiye'nin Batı'dan kopmasının olanaksıza yakın olduğunu biliyor ve zaten "kendinden" görmediği bir ülkeyi fazla yaklaştırmak istemiyor, bunun yerinde kontrol edebileceği bir uzaklıkta tutmayı yeğliyor.

Gerçek şu ki, objektif nedenlerle Türkiye ile Rusya arasında "stratejik ortaklık" düzeyinde bir ilişkiden söz edilemez çünkü iki ülke arasındaki çakışan çıkarlar buna engel oluşturuyor.

İşte, Suriye operasyonuyla rüzgarı arkasına alan Rusya Türkiye'ye tepeden bakan tavrıyla hem "uçak olayı"nın intikamını alıyor hem de bölgesel rakibini güçsüzleştirmeye çalışıyor.

Böyle olduğu için de, PYD ile lişkisini özellikle ortaya seriyor ve kulağa bile komik gelen "domates yasağı"nı uygulamaya devam edeceğini diplomatik cümlelere sığınma gereği hissetmeden açıkça söyleyebiliyor.

Yine de, Türkiye ile Rusya arasındaki "zoraki nikah" önümüzdeki dönemde devam edecek, bir yandan çıkarların örtüştüğü kimi alanlarda işbirliği, diğer yandan da çıkarların çatıştığı kimi alanlarda "itiş kakış" sürecek gibi gözüküyor.