Deprem korkusu ve bilgisizlik

23 Mart 2017 Perşembe  |  GÜNLÜK

Herkes İçin Acil Sağlık Derneği Başkanı Uzman Doktor Ülkümen Rodoplu, ülkemiz topraklarının % 95'inin deprem kuşağı üzerinde olduğunu anımsattı ve Çanakkale'de yaşanan 5.3 büyüklüğündeki  depremin bile evlerin yıkılmasına neden olmasının düşündürücü olduğunu söyledi.

Medya Günlüğü'nde de makaleleri yayınlanan Rodoplu, "Bu büyüklükteki bir deprem dünyada bir çok ülkede ölüm ve yaralanmaya yol açmıyor. Ancak, ülkemizde durum böyle değildir. 5.3 büyüklüğündeki  depremde bile yaralanan insanlar olmaktadır"dedi.

Çanakkale depreminin ardından gerek AFAD'ın, gerekse Kızılay'ın kısa sürede devreye girdiğini anımsatan Doktor Rodoplu, "Devlet, kısa sürede harekete geçerek, vatandaşlarımızı soğuktan, yağmurdan ve açlıktan korudu. Bu gelişme çok sevindirici. Ancak her sarsıntıda insanların kaçışması, paniğe kapılması bizlere şunu gösterdi: 'Deprem sırasında ve sonrasında nasıl davranacağımızı bilmiyoruz'. Korkunun en önemli nedeni bilgisizliktir"

KEP KURTARIR

Doktor Ülkümen Rodoplu şunları söyledi:

"İster evimizde, işyerimizde veya okulda olalım, isterse yolda ya da aracımızın içinde, yaşadığımız ve bulunduğumuz ortamlarda deprem anında ne yapacağımızı, nereye saklanıp, nereye kaçacağımızı önceden düşünmeliyiz.  Kısacası hepimizin Kişisel Eylem Planı (KEP) olmalıdır. KEP hazırlarken şunları dikkate almalıyız:

i) Deprem sırasında evimizde kalmalıyız. Sarsıntı başladığında başımızı ve yüzümüzü korumalıyız. Evde bulunan eşyalar devrilerek veya kırılarak bize zarar verebilir. Bu eşyaların duvara sabitlenmesi çok önemlidir. Sarsıntı geçene kadar başımızı ve yüzümüzü korumak amacıyla, kollarımızın arasına alarak çömelik veya yatar konumda bekleyerek güvende kalabiliriz.  

ii) Evimiz ya da evimizin üzerinde bulunan zemin sağlam değil, içinde yaşadığımız binanın kuvvetli bir depremde yıkılma olasılığı varsa, birinci katta olsak da  pencereden atlamayı düşünmeyelim. Binaların en zayıf yerleri olan asansörleri, merdivenleri kullanmayalım. Sarsıntı başlar başlamaz yapılacak en doğru hareket, evimizde bulunan çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, mutfak tezgahı, sofa, koltuk takımı gibi dayanıklı eşyaların yanına sığınmaktır. Bina tamamen yıkılsa da bu eşyaların yanında oluşacak bir yaşam üçgeni bizi kurtarabilir." 

ALTIN SAATLER

Deprem sonrası yardım gelene kadar geçen zamanın, insan yaşamı için çok önemli olduğunu söyleyen Doktor Rodoplu bu zamana "Altın saatler" dediklerini vurguladı ve şöyle devam etti:

"Bu zaman diliminde temel ilkyardım uygulamaları çok önemlidir ve ilk yardım bilenler kendi yakınlarına yardımcı olabilecektir. İlk yardımla ilgili olarak, deprem sonrasında iki temel konu çok daha fazla önem kazanmaktadır: Kanamalar ve kırık-çıkık-ezilmeler. Elimizin altında bulunan sert mukavvalar, güneşlikler, kapılar, dolap kapakları, temiz bir bez parçası, bir kravat ya da bir eşarp ilkyardımda kullanılan malzemelerdendir.

Kanaması olan bir kişiye yapılacak olan ilk yardım, kanayan bölgeye temiz bir bez ile bastırmaktır. Kırık, çıkık, ezilme şüphesi olduğunda da, bu bölgenin sert mukavva veya güneşlik gibi sert bir madde ile hareketsiz hale getirilmesi gerekir."