CAS kararı ve ufuktaki tazminat

28 Mart 2017 Salı  |  MENTOR

Türkiye'de yaşayınca rahmetli Uğur Mumcu'yu her gün bir kaç defa rahmetle anmadan yaşamak mümkün değil, yaptığı tespit içinde yaşadığımız toplum için çok önemli bir tespittir.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak...Bizde  çok yaygındır okuma, araştırma, düşünme ama her şeyi bil. Böyle bir dünya yok, eğer bir konuda fikir söylemek istiyorsan öğreneceksin her şeyin  bir bedeli var o bedeli alın teri olarak ödemezsen bilge değil komik olursun sadece.

CAS'ın Trabzonspor'un açtığı davada UEFA'yı haklı bulması ile spor hukuku-genel hukuk saçmalığı yine hortladı. (Trabzonsporlular ve Galatasaraylılar da bir karar verse artık iyi olacak, bu UEFA sahtekar mı yoksa yüce bir makam mı daha düne kadar şikeyi ispatlayan en yüce makamdı dün Fenerbahçe'den rüşvet alan ahlaksız bir kurum oldu).

Neymiş efendim "spor hukuku ayrı genel hukuk ayrıymış..." böyle diyenlere söylemek istediğim çok şey var ancak şu kadarını yazabiliyorum; hadi oradan.

Kamu düzeni (Public Order) toplumun işlemesi için konulan kuralların tamamını içerir ve bu kurallar içinde normlar hiyerarşisi dediğimiz bir ast-üst ilişkisi vardır daha üst olan daha altta olana aykırı olamaz, üstte olanın hükmü altta olanın hükmünü çürütür. Zincir en üstten alta şöyledir: Anayasa, milletlerarası anlaşmalar, kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge, talimat. Gördüğünüz gibi spor hukukunu oluşturan kurallar sistemin en dibindedir ve diğerlerine aykırı olamaz.

Daha açık bir ifade ile, spor hukuku kamu düzeninin ona tanıdığı sınırlı alanda kendisi ile ilgili konularda karar verir ancak sınırını aşarsa genel hukuk düzeni ensesine tokadı patlatır. Daha net yazayım spor hukuk genel hukuk düzenine aykırı kararlar alamaz. 

Örneğin bir katili PFDK'da yargılayamazsanız, yargılar ve beraat ettirirseniz veya mahkum ederseniz verdiğiniz karar yok hükmündedir çünkü genel hukuk spor hukukunun üstündedir. Genel hukuka aykırı bir spor hukuku kararı yok hükmündedir ve bu kararın neden olduğu zararlar varsa tazmin edilir veya neden olduğu mağduriyetler bireysel hak ihlali doğurduysa ilgili kararı alanlar hapse girer.

Spor yargısının en üst makamı olan İsviçre Federal Mahkemesi bir spor mahkemesi değil, adli mahkemedir ve genel yargının spor yargısına buyurganlığını, üstünlüğünü teyit eder.  

Genel hukuk spor hukukunun üzerinde olduğu için bir çok Avrupa ülkesinde başta İngiltere olmak üzere "şike"ye ceza hukukunda yer verilmemiştir çünkü ceza hukuku çok daha sert yargılama usulüne tabidir ve öyle kolayca şike diyemezsin. Sen şike desen bile yargıda aklanan biri spor yargısında da aklanmış olur ve spor yargısını yok etmiş olursun ki ülkemizde şike yasa olarak düzenlenmiştir ve adli yargının kararları karşısında spor hukuku kararları hükümsüzdür.

Sonuç; Fenerbahçe yeniden yargılama değil ama kumpas ve delil uydurma davaları biter ve Yargıtay tarafından onaylanırsa hem TFF'den hem de UEFA'dan seve seve tazminatları alır ama bitmez çünkü o gün UEFA ve TFF'de görev yapanlar da eğer bu konuda ihmal ve art niyetleri ispatlanırsa hapse girerler ama herhalükarda UEFA ve TFF'nin ödeyeceği tazminatlar o günkü görevlilerden tahsil edilir. Ben o günkü yöneticilerin yerinde olsam -Allah'a şükür değilim- gece uyku uyumakta oldukça zorlanırdım çünkü çok kötü günler onları bekliyor olabilir.

Bir de FIFA'ya giderim komedisi var istediği yere gidebilirsin ama sonuç değişmez çünkü CAS sadece UEFA'nın değil aynı zamanda FIFA 'nında temyiz merciidir ve aynı konuda iki farklı karar alamaz.

Bir de Fenerbahçe aleyhine argüman uydurmak için mesleklerine ihanet eden hukukçu müsvetteleri var, her karar yüzlerine siz hukukçu değil şarlatansınız dediği halde  mesleklerine saygısızlık etmeye devam ediyorlar.

Hukukçu olmak kutsal bir iştir, diploma ile olmaz adalet duygusu taşımayan insan kanunları ezberleyerek belki yaşamını idame ettirebilir ama hukukçu olamaz, o zaman mesleğini küçük düşürmüş diplomasını senet gibi görmüş olur. Sadece Fenerbahçe kompleksi ile hukuki argümanlar uydurmak sizin hukukçu olmaktan çok Fransız yamağı olduğunuzu gösterir.

Bence hukuksuzluktan yana olan hukukçu görünümlü menfaatperestler olarak utanmanız gerekir ama siz o duyguyu çoktan kaybetmişsiniz diplomalarınızı senet olarak kullanın belki iyi para kazanırsınız ama asla hukukçu olamayacaksınız.