Atatürk ölmez mi?

31 Mart 2017 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

Aslında bu hafta yazımı iki bölüme ayırarak birinci bölümde kanlı FETÖ darbe girişimi sonrası "teröristlerin inine kadar gireceğiz" diyen, yaşadığımız referandum döneminde de hayır oyu kullanacakları terörist olmakla suçlayan sayın Cumhurbaşkanı'nın "hayır" çadırına yaptığı ziyareti değerlendirecek,ikinci bölümde de "Borsa Kralını" anlatacaktım .

Bu hafta "Borsa Kralını" anlatacağım. Fakat ilk bölümü gözyaşları ile gurur duyarak okuduğum, sizlerin de aynı hüzün ve gururla okuyacağınızı düşündüğüm yaşanmış bir olayı anlatmak için değiştirdim.

Olay otistik çocukların eğitildiği bir okulda geçiyor.

Musa öğretmen çocuklara Atatürk'ü anlatırken "O ölmedi içimizde yaşıyor" diyor.

Aradan bir süre geçiyor, küçük bir  çocuğun ailesi öğretmene eskiden çok su içen çocuklarının artık su içmediğinden yakınarak, yardım talep ediyor.

Musa öğretmen çocuğa neden su içmediğini soruyor.

Çocuğun öğretmenine verdiği yanıt yeri göğü inletecek, gözyaşlarını suya, sele çevirecek bir türden.

Küçük çocuk öğretmenine "O ölmedi içimizde yaşıyor, eğer suyu içersem Atatürk boğulur" diyor. 

Öğrencisini gözyaşlarıyla bağrına basan Musa öğretmen;

"İstediğin kadar su içebilirsin, Atatürk çok güzel yüzme biliyordu" deyince içinde özenle koruduğu Atatürk'ünün yüzme bildiğini öğrenen küçük çocuk yeniden su içmeye başlıyor."

Borsa Kralı

"Tarihe tanıklık" denilen türden bir hayat benimkisi, diyor Nasrullah Ayan.

Nasrullah Ayan bir döneme damga vuran, damga vurduğu dönemi ve günümüzü siyasi ve ekonomik açıdan en iyi analiz eden nadir kişilerden biri.
Geçen aylarda "Borsa Kralı" adlı bir kitabı piyasaya çıktı Nasrullah Ayan'ın.

Kitap sadece Ayan'ın kişisel macerasını değil, 24 Ocak 1980 sonrası dışa açılan Türk ekonomisinde yaşananları birinci elden tanıklıkla anlatıyor.

Gazeteci Cenk Başlamış'la gerçekleştirdiği ve Medya Günlüğü'nde yayınlanan söyleşide Nasrullah Ayan "Borsa Kralını" neden yazma gereği hissettiğini "... Galiba her ikisi de. İnsan doğuyor, büyüyor, bir şeyler yaşıyor.. Kamuoyunun gözü önünde olmuşsa ve kamuoyuna mal olan bir şeyler yapmışsa birileri yalan yanlış şeyler yazıyor, gıyabında yargılıyor ve mahkum ediyor. Ben yaptıklarımın hep arkasında oldum, her sabah aynaya bakma cesaretim oldu. Para hep bir araçtı benim için. Dolayısıyla kendimi kendim anlatmak istedim. Günahıyla sevabıyla 58 sene yaşadım, kendimi 116 yaşında hissettiğim zamanlar oldu, 29 yaşında da hissediyorum bazen.. O dönemler yazılmalıydı, yok sayamazsınız. Onun için de yazdım..."diyerek açıklıyor.

Nasrullah Ayan 18 Mart'ta kitabını imzalamak için İzmir'e geldi.

İki yüz elli beş sayfa olan kitabı bir gecede keşke hiç bitmeseydi diye bir solukta heyecanla okuyan ben koşa koşa o imza gününe gittim.

Değişik bir imza günüydü.

Yazarın bir masaya oturduğu gelenlere sadece imzasını atıp  teşekkür ettiği türden değildi.

Nasrullah bey,okuyucularının kendisine sorduğu her soruya mütevazi bir o kadar nüktedan ve babacan tavrıyla cevap verdiği gibi, kralı olduğu borsa hakkında da küçük tüyolar vermekten geri kalmadı.

Hazır böyle bir hocayı duayeni bulmuşken ben de fırsattan istifade 2 saate yakın Nasrullah Bey'in yanında öğrenmeye aç bir öğrenci edasıyla oturup siyasi ve ekonomik konulardaki yorumlarını dinledim,sorular yönelttim.

Onlarca soruma cevap aldım, bir çok cevap bende kalsın hayırlısı ile yaşayıp göreceğiz inşallah ama şunu paylaşmak isterim: Sebepleri ile açıkladığı 17 Nisan'da hayırlı bir sabaha uyanacağız tahmini beni çok mutlu ederken ülkede yaşanan diğer  ekonomik krizlerin gelişi ile ilgili tespitlerini paylaştıktan sonra 2017'nin ekonomik açıdan dibi göreceğimiz bir yıl olacağı tahmini beni  oldukça üzdü...

Sonuç olarak sizlere "Borsa Kralı"nı mutlaka okunması gereken kitaplardan derken, Nasrullah Ayan size de "İyi ki varsınız, iyi ki Borsa Kralı'nı yazdınız" diyor ve ekliyorum, "Yeni kitabınızı ve 16 Nisan sonrası vermiş olduğunuz söz nedeni ile İzmir'e bekliyorum..."