'Kötü Fenerbahçe satmak'

03 Nisan 2017 Pazartesi  |  MENTOR

Hafta sonu Fenerbahçe'nin Karabük maçı vardı, bir çok açıdan ilginç bir maç oldu. Yaşam acımasız, siz hata yapıp bunu görmezden geldikçe hatalarınızı yüzüne tokat gibi yapıştırıyor.

Fenerbahçe, Karabük'te çok uzun süredir unuttuğu bir şeyi hatırladı, kalecisi sayesinde maç kazanmak; Fabiano Fenerbahçe camiasının neredeyse unuttuğu bir kaleci futbol takımının yarısıdır sözünün doğru olduğunu hepimize gösterdi, kalede Volkan Demirel olsa muhtemelen şöyle diyecektik:

"Mükemmel goller yedik" 

Ama Fabiano o "mükemmel golleri" yemedi, kurtardı ve bir kalecini takıma nasıl katkı vereceğini gösterdi.

Çok uzun zamandır yazıyorum, Volkan Demirel 2010-2011 sezonu da dahil çok uzun zamandır kalecilik yapmıyor, sadece iki direk arasında bekliyor ve eğer keyfi yerindeyse topu tutuyor yoksa gelen top filelerle kavuşmak için çok büyük bir engelle karşılaşmıyor ama buna rağmen ilk 11'deki yeri hiç değişmiyor.

Bu aynı zamanda Fenerbahçe'nin başarısızlığındaki temel nedenini ortaya çıkarıyor, yetkinliğin yerini ahbap çavuş ilişkilerinin almış olması, çalışan yerine yönetimin futbolcusu olan parayı ve formayı kapıyor.

Böyle bir ortamda hiçbir futbolcu performansını üst düzeye çıkarmak için çabalamaz, nitekim öyle oluyor Fenerbahçe'deki sorun oyuncu kalitesinden çok yönetsel.

Karabük maçının ortaya çıkardığı başka bir gerçek daha var: Türk medyası veya artık adı her neyse sadece kötü Fenerbahçe satmayı seviyor, asla iyi Fenerbahçe satmıyorlar, gazetecilerin bilinçaltı ağzına kadar Fenerbahçe nefreti ile dolu. Karabük'te Fabiano mükemmel bir futbol oynadı maçı tek başına aldı desem yalan olmaz ama ertesi gün maç yorumlarına bakın Fabiano'nun performansından eser yok sanki gündelik bir olaymış gibi araya bir iki cümle sıkıştırmışlar ama Galatasaray'ın kalecisi veya Beşiktaş'ın kalecisi top toplayıcı çocuğun attığı topu tuttuğunda medyada yer yerinden oynuyor!

Artık medyanın Fenerbahçe'ye düşman olduğu çok açık, sanırım en çok Fenerbahçe düşmanlığı satılıyor diye düşünüyorlar ama yanılıyorlar. 

Türkiye ve Avrupa'da en çok ziyaretçi alan site Fenerbahçe sitesi Avrupa'da 6. sırada, Türkiye'deki rakibi Galatasaray'ı ise ikiye katlıyor bunun anlamı şu bu ülkede spor haberlerini en çok Fenerbahçeli okuyor siz bunun farkında olmadığınız için spor medyası öldü, bir çok muhabir veya gazeteci işsiz ve reel ücretleriniz neredeyse yarı yarıya düştü ve bu daha iyi günleriniz Fenerbahçe düşmanlığı en çok sizi yakıyor.

Bir de Advocaat meselesi var...Biraz ağır olacak ama adamın aklından zoru var sanırım Fenerbahçe'nin hocası gibi değil düşmanı gibi davranıyor, kadro seçimleri, oyuncu değişiklikleri komedi.

Stoch gibi mevcut takımda oyun zekası en yüksek oyuncuyu oynatmıyor, Ozan'ı tüketti, takımdaki oyuncuları sürekli kötülüyor, ne yaptığı belli değil açıkça camia ile dalga geçiyor. Volkan'a yaptığı terbiyesizliğin izahı yok, Volkan bir yanlış yaptıysa bile arenada aslanlara atmak makul bir hocanın yöntemi olabilir mi oyuncuyu kazanmaya çalışmak gerekmez mi?

Her fırsatta futbolcuları davranış veya sözleri ile aşağılıyor, adam kendini eğlendiriyor ve yönetim de bu terbiyesizlikleri sadece izliyor, oysa Fenerbahçe FFP anlaşması kapsamında ve Kadıköy'de altın madeni bulsak takımı tamamen yenileme şansımız yok, yani biz en az 3-4 yıl bu oyunculara mahkumuz o da taraftarla bağı kopan Fenerbahçe gelirlerinde dramatik bir düşüş yaşayıp men falan almazsa yoksa bu oyuncular bastonla sahaya çıksa onlara mecbur kalırız.

Hal böyle iken Sayın Dick Bey'in zaten sorunları olan kadroyu yok etmek için bir tek adamlarının  yemeğine zehir karıştırmadığı kaldı!

"İçimizdeki Hollandalı" bilerek yapıyor diyesi geliyor insanın.

Sonuç; gördüğünüz gibi Fenerbahçe'nin ciddi organizasyon ve  yönetim sorunları var ve Fenerbahçe'nin kurumsal aklı ne doğru oyuncuyu veya iyiyi  bulabiliyor ne de yanlışa engel olabiliyor, bu kurumsal kültürle başarı beklemek zor bile değil, olanaksız.