Emperyalizme karşı tek zafer

07 Nisan 2017 Cuma  |  SERBEST KÜRSÜ

780 bin km alanın içerisinde yaşayan, ismi "Türkiye" olan devleti oluşturan ve kendisine "Türk Milleti" diyen bir halkız! 

Türkçe konuşuyoruz, yazıyoruz. 

Sevilsin sevilmesin ama saygısızlığın asla kabul edilmeyeceği kurucu liderimiz var; Mustafa Kemal ATATÜRK. 

Nüfusunun çoğu Müslüman 54 ülkenin içinde yönetim şekli laik parlamenter sistem olan tek ülkeyiz. 

Dünya insanlık tarihinde, emperyalizme karşı kazanılmış tek zaferin sahibiyiz!

Ama Türk ve millet kelimelerinin yan yana olmasını içine sindiremeyen bir güruh var. Ben onlara %35 diyorum. Bu rakamı Sakarya Muharebesinde, binbir güçlükle bulunmuş kırık dökük silahları da alıp cepheden kaçan, İstiklal Mahkemelerinin kurulmasına vesile olan zevatın oranından çıkarıyorum! 

Bu kesim her daim vardı, hep olacak. 

Kendisine iş aş sağlayan ekmek kapısının batmasını isteyen, yüzüne gülüp dertlerini açtığı arkadaşının ocağının sönmesini bekleyen, komşusunun kendinden daha kötü durumda olması için Tanrı'ya yakaran, hep kendi çıkarlarını düşünen bu güruhun en iyi bildiği şey takiyedir.

Etnik kökenlerini, sanki araştırmış gibi her yerde öne çıkaran, ayrımcılık yapan bu kitlenin beslendiği tek şey karşı tarafa çamur atmaktır.

Başkalarının mutsuzluğunda mutluluk arayan zavallı kişilerdir bunlar. Ortak bilinçleri yoktur. Kendi ayaklarına kurşun sıkarlar ama "ötekileri" suçlarlar. Dogmalarla oyalanırlar. Tartışma kültürleri yoktur çünkü bilgiye adeta düşmandırlar. Seks, şehvet kafalarının bastığı yegane seydir. Her şeyi bunlar bilirler ama okumazlar, düşünmezler. Çalışmaya, spora, kültüre karşıdırlar. Ekonomiyi aldıkları maaş zannederler ama direkt en ufak bir katkıları olmaz. 

Bu güruhun içinde bir de tatlısu solcuları vardır. İçinden çıktığı yumurtayı beğenmezler, su kenarlarında yaşarlar ama mevzubahis vatan olduğunda teferruatla ilgilenirler. Kimseyi, hiçbir şeyi beğenmezler, hep şikayet ederler ama çözüm üretmezler. Bunların da kafaları en çok sekse basar. Car car konuşurlar ama boşturlar.

Bu iki kesim asla yanyana gelmemeye çalışırlar ama seçimlerde ner nasılsa aynı tarafa oy verir! Dünya yangın yerine dönse umurları olmaz.

Tek baktıkları şey kendi menfaatleridir. Tarihlerine yabancı, ülkerine karşı kayıtsız, kendinden başka kimseyi düşünmeyen bencillerdir. 

Metazori, anlamsız, saçma sapan federandumun oylanmasında bu kesim evet diyecektir. Hem de büyük bir gururla. Ama biz hayırcıların kazanmasından sonra yine dört ayaklarının üzerlerine düşeceklerdir. Yalan dünyalarında, kendi örf ve adetleri içerisinde yaşamlarına devam edeceklerdir. 

Tersi olursa (olmayacak), yani bu güruhun istediği sonuç çıkarsa, not düşüyorum, önce bu kesim sefil olacaktır. İş yine biz yurtseverlere düşecektir. 

Başka ihtimal yoktur.
 

Analizör