Trump'ın füzeleri, Putin'in tepkisi

07 Nisan 2017 Cuma  |  GÜNLÜK

Suriye'de "göstere göstere" gelen Amerikan operasyonu, bölgede uzun süredir tek başına "at koşturan" Rusya ile ABD'yi karşı karşıya getirecek mi?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, sözcüsü Dmitriy Peskov aracılığıyla yaptığı ilk açıklamada, operasyonu "egemen bir devlete saldırı" olarak niteledi. Putin, bu gelişmeden sadece Rus-Amerikan ilişkilerinin değil, terörizmle mücadelenin de zarar göreceğini söyledi. Moskova, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni de saldırıyı ele almak üzere acil toplantıya çağırdı.

Peki, şu ana kadar yaşanan gelişmeleri, en azından şu dakika itibarıyla önümüzde duran tabloyu nasıl görmemiz ve bundan sonra olacaklar için nasıl tahmin yürütmemiz gerekiyor?

Öncelikle, Moskova ile Washington arasındaki ilişkilerin tehlikeli bir gerginlik sürecine girmesi kuşkusuz mümkün ama zayıf bir olasılık. Bunu iki taraf da istemeyecektir çünkü ABD ile Rusya'nın Suriye'de birbirlerine rağmen yol alması zor görünüyor. Barack Obama döneminde ABD'nin Suriye'deki isteksizliği ya da kararsızlığı Moskova açısından kaçırılmayacak bir fırsattı, zaten Ruslar ayaklarına gelen şansı tepmedi. Ama Ruslar er ya da geç ABD'nin devreye gireceğini tahmin ediyordu ve Suriye'de operasyona başlamalarının nedenleri arasında Washington'la bozuk ilişkileri düzelterek iç ve dış kamuoyuna "eşit ortak" fotoğrafı vermek de vardı. Bu taktik başarılı oldu.

Sanıldığının tersine, Rusya'nın Suriye lideri Beşar Esad'a desteği sınırsız ve sonsuz değil. Bu gerçeği Kremlin sözcüsü Peskov dün açıkladı, daha doğrusu tekrar etti. Bu ifadeden Moskova'nın hemen yarın Esad'dan desteğini çekeceği sonucunu çıkarmak elbette yanlış olur ama Rusların Esad'ı destekleyebilecekleri ana kadar arkasında duracağı, bir noktada ise ondan vazgeçebileceği başından beri bilinen bir durum. Çünkü Rusya'yı asıl ilgilendiren Esad'ın geleceği değil, Suriye'de Moskova'ya düşman bir rejimin işbaşına gelip gelmemesi. Ayrıca, çok fazla gündeme gelmese de, Esad'la Kremlin arasında da bazı konularda görüş ayrılığı bulunduğu biliniyor. Örneğin Ruslar, Esad'ın ülkenin tamamında yeniden hakimiyet sağlama iddiasını gerçekçi bulmuyor.

Konunun bir başka boyutu daha var:

,Her ne kadar farklı göstermeye çalışsa da Rusya'nın gücü ve olanakları sınırsız değil, ekonomisi kriz içindeki ülkeninin Suriye'deki savaşı sonsuza kadar sürdürmesi olanaksız. Zaten Rus yetkililer de, ABD olmadan Suriye sorununa siyasi yoldan çözüm sağlanamayacağını uzun süredir söylüyor.

Evet, belki Amerikan operasyonuyla ilgili olarak Rusya'dan tonu daha sert açıklamalar, adımlar gelebilir ama bunun iki ülke arasında ciddi bir sürtüşmeye yol açma olasılığı zayıf. Tersine, bu operasyon sayesinde Suriye'de Rusya ile ABD arasında adı konulmuş bir işbirliği de başlayabilir. Kaldı ki, ABD Başkanı Donald Trump'ın gözünü asıl kestirdiği ülkenin İran olduğu ve bu konuda Rusları yanına çekmek istediği de biliyor.

Zaten Suriye operasyonu, "kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla" misali aslında İran'a yönelik bir gözdağına benziyor.