Put kırıcılar

11 Nisan 2017 Salı  |  KÖŞE YAZILARI

Toplumların doğruları vardır. Yörelerin, ulusların, hatta tüm insanlığın doğruları vardır. Onlar o topluluğun olduğu kadar, o günün de doğrularıdır.

O günün doğrularıdır, çünkü doğrular genellikle fark edemeyeceğimiz bir hızla usul usul değişir. 

Usul usul değişir, çünkü doğru oldukları var sayıldığından, dokunulmazlıkları vardır. O doğrular bir parça günümüzün putları gibidir. 

Bu putlara evvela Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinin toplumda takdir ve saygı görme kaygısını geride bırakıp, kimseye aldırmadan "yaratma" peşindeki gerçek sanatçılar saldırır. Şairler isyan eder. Edebiyatçılar muteber olan ve olmayan farklılıkları betimleyerek tasavvuru zorlar. Çizerler ve yontucular, eserlerine hayallerini bürürler. 

Sonra sıra daha kuşkucu, daha ihtiyatlı ve daha sabırlı bilim insanlarına gelir. Onlar, en sağlam doğruları kullanarak, en zayıf doğruları didikler, daha sağlam doğruların sınırını genişletirler. Bu arada kimi çürük doğru sessizce ve yavaş yavaş sahneyi yenilerine bırakır. 

***

Put kırmak ve doğru olduğuna iman edilenlerle savaşmak çok netamelidir. Bu cihada soyunanlar, dışlanmayı, hakarete uğramayı, hapsedilmeyi hatta ölümü göze almak zorundadır. Düşünme zahmetine katlanamayan vasat kalabalıkların ve bu kalabalıkları temsil eden yönetimlerin lanetini göğüslemeye mecburdurlar.

Yine de her toplumda her zaman bunların tümüne direnen böylesi "üretim hatası" çılgınlar vardır. Yılmadan ölümüne yürürler. 

***

Bazı toplumlar bu çılgınlara daha hoş görülüdür. Bazı toplumlarsa acımasızdır; şiddetle saldırır, hapse tıkar, linç eder. 

Acımasız toplumların trajedisi, put kırıcıları cezalandırarak, yanlışa tapmayı sürdürmeleri, debelendikleri karanlıklarının ömrünü uzatmalarıdır. 

Ta ki, hoşgörülü toplumlardaki çılgınların yarattıkları aydınlığın ışıltısıyla gözleri kamaşsın...