'Erdoğan giderek Putin'e benziyor'

18 Nisan 2017 Salı  |  GÜNLÜK

Anayasa değişikliği referandumunun Rus basınındaki yankıları da sürüyor. Rusyalı uzmanlar, referandumun sonuçlarını ve ardından yaşanan gelişmeleri farklı gazeletere değerlendirdi. İşte Rusya'dan son yorumlar: 

Stansislav Tarasov (Politolog) 

Referandumda çıkan oylar arasındaki fark çok az. Bu fark, hata payı olarak da sayılabilir. Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa kesiminde, İstanbul'da, ülkenin batısında ve sahil kesimi olan güneyinde kaybetti. Parlamenter sistemden başkanlık sitemine geçişte istikrarlı siyasi süreci sağlayabilmek için, yüzde 60'ın üzerinde oy almak gerekiyordu. Türkiye bir geçiş sürecine girdi. Ancak çıkan temel sonuç, Erdoğan'ın iktidar partisinin etkisinin ülkede hissedilir şekilde düştüğü. Ülke çok ciddi bir iç krize girecek. Bundan sonra yapılacak tüm yeniden düzenlemelere, çok keskin bir iç siyasi mücadele eşlik edecek. Muhalefetteki CHP, konumunu hissedilir şekilde güçlendirdi ve artık siyasi mücadele yürütebilecek durumda.

Pyotor Akopov (Analist, VZ.ru)

Erdoğan'ı sultan diye adlandırmak mümkün ama bu tıpkı Putin'i çar diye tanımlamak gibi haksızlık olur. Batı'da iki başkanı kıyaslamayı seviyorlar. Ruslar ve Türkler yüzyıllardır Avrupalılar için "korkunç saldırgan yabancılar". Bazen dini-ideolojik ( islam ve komünizm), bazen devlet yapısı (imparatorluk ve halifelik), bazen milliyetçilik (Slavlar ve Türkler) ile korkutuyorlar. Gerçekte  Rusya ve Türkiye'nin ortak sorunları var: İkisine de tümüyle kendi aklıyla yaşamak lazım; Batı'nın ve Avrupa'nıki ile değil. Bu açıdan Erdoğan gittikçe daha çok Putin'e benziyor. Türkiye ile Rusya eğer Suriye sorununu aşabilirse işbirliği içinde gidecek çok yol var.

İlgar Velizade ("Güney Kafkasya" adlı politologlar derneğinin yönetcisi)

Kimse hafif bir zafer beklemiyordu. Geçmiş yılların tecrübesine dayanarak, muhalefetin protesto gösterileri yapacağı görülüyor. Ama bunlar referandumun sonucuna ciddi etkide bulunamaz. İstanbul, İzmir, Bursa gibi kentlerde öğrenci gösterileri ve muhalefetin gösterileri beklenebilir. İktidar partisinin içinde de, anayasal düzenlemelere şüpheyle yaklaşan kişiler var. Türkiye'nin yeni bir yöne gittiğini söylemenin, parlamentoya gidecek anayasal değişikliklerin ardından söylenebileceğini düşünüyorum.  

Konstantin Kosaçev (Federasyon Konseyi Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı)

Referandumun sonuçları Cumhurbaşkanı Erdoğan için ciddi bir anlam ifade etmiyor. Türkiye'de Avrupa'ya entegrasyon ve parlamenter sistemden yana olanların direnişi artacak. Evet ile hayır arasındaki fark çok az oldu. Görünen o ki, Erdoğan yalnızca kişisel iktidarını güçlendirmeye değil, aynı zamanda Avrupa entegrasyonu politikasından da vazgeçmeye çalışıyor. Seçim sonuçları Avrupa tarafından da eleştriiliyor.

Vladimir Avatkov (Şarkiyat Araştırmaları Merkezi Müdürü)

Referandumun ardından Erdoğan'ın gündeme getireceği ilk konulardan biri idam cezası. Bu konu için de referandum yapılabilir. Türk toplumu iki kutba ayrıldı. Ama bu sadece İslamcılar ve laikler arasında değil. Bugün bu çizgi daha büyük. Erdoğan için referandum sonucu tam anlamıyla zafer anlamına gelmiyor. Anayasa değişikliği için yaklaşık yüzde 60 oy çıksaydı, bu zafer olurdu. Türkiye'de askeri darbe ihtimali de tamemen ortadan kalkmadı. Ancak bu, yalnızca dış güçlerin aktif katılımı halinde mümkün olabilir.

(TürkRus.Com)