'Hayır'daki hayır

20 Nisan 2017 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Evet dersiniz ve biter

Hayır öyle değil ama

Sürer ömür boyu, sürer ki teslim olmak değildir hayır, tutunmaktır hayata, tabiata, aşka, insanlığa

Karanlık, inandırıldığımız, inanmaya zorlandığımız gibi ebede kalıcı değildir ve gelmemiştir ezelden.

Göz değince göze, uzanınca ele el, durunca insan insana yakın görülür sonu karanlığın, bir '' gâvur İzmir'' vardı gözlerine diken karanlıklar prenslerinin bir Tunceli vardı, eklendi şimdi korkusuna karanlığın Ankara ve İstanbul, Edirne sonra Muğla ve diğerleri.

Alınmış ellerinden eğitim hakları ile çocuklar gençler, itilmiş karanlığa kadınlar, ötelenmiş hakları işçiler memurlar, kürsülerinden edilmiş akademisyenler hocalar, topraksızlaştırılan köylüler ve elbette en doğal haklarının üstüne panzer sürülmüş '' insanız biz de, yurttaşız en az sizin kadar'' diyenler bulmakta artık birbirini ve saf tutmakta omuz omuza halay ile zeybek .

Yırtılmıştır beyler, beyzadeler, şeyhler, şıhlar, kompradorlar, korkunun kralları şahları padişahları, Bolu beyleri, Hızır paşaları, yırtılmıştır korku imparatorluğunuzun karanlık zırhları

Artık bilimsel eğitim yerine hurafe eğitimi dayatıcıları için...

Artık halkın milletin malını peşkeşle ya da beleş alan yandaşlar için...

Artık taşeron patronluğu için hiç de kolay değildir saltanat sürmek.

İnsanlık ateşi yeniden ve sönmemek üzre harlanmış demokrasi yolcuları yola düşmüştür.

Yol uzundur biliriz.

Pusludur yol, pusulu, engebeli, puşt zulası vardır yolda, dikenlidir mayınlı

Ve akıl, ve insan

Ve insanın içindeki kardeşlik ile hürriyet ateşi aydınlatacaktır yolumuzu, aşacağız padişahın dağlarını uçurumlarını.

Gelecek bu güzel ülkeye, Türkiye'ye de kardeşlik ve demokrasinin aydınlığı.