Beşiktaş'ın cezası ve UEFA jurnalcileri

20 Nisan 2017 Perşembe  |  MENTOR

Beşiktaş'a verilen ceza haksızdır, Lyon stadın sorumlusu olduğu halde korumayı başaramadığı gibi kendi seyircisine de hakim olamamıştır.

Olayların içinde Beşiktaş taraftarının yer aldığını düşünsek bile Lyon'la aynı cezanın verilmesi bile başlı başına haksızlıktır.

Spor hukuku denen şey hukuk falan değildir güçlünün boruyu çaldığı bir orta oyunudur ve son zamanlarda parayı verenin düdüğü çaldığı bir oyun haline gelmiştir.

UEFA poposu kirli üç kuruşluk bir dernektir ve futbolun tüm dünyadaki etkinliğini hükümetlere karşı kullanan bir takım güç baronları Villar, İnfantino vs. futbol üzerinden dolar milyarderi olmuştur, FBI tarafından ortaya çıkarılan skandallar İsviçre adaletinin de bankacılık sistemine akan milyar dolarlar nedeni ile bu çirkinliğe göz yumduğunu açıkça ortaya koymuştur.

UEFA'da verilecek cezaların ölçüsü haklı veya haksız olmak değildir, UEFA'daki cezaların ölçüsü güç sahibi olmaktır.

Ülkesinin takımını kimsenin iğnesine takmadığı bir kuruma şikayet edip onu bir tür hukukun Akropolis'i olarak takdim eden bir ülkenin bu dandik kurumda bile saygınlığı olamaz.

Frankafonların UEFA'dan tasfiye edildiği bir zamanda bile ülkenin takımına cezayı basarlar ağlamaktan başka bir şey yapamazsın.

Spor hukuku dediğiniz şey şaklabanlıktır, UEFA orta oyunu oynar. Beşiktaş kararı ise bu ülkeyi Fenerbahçe korkusu ile UEFA'ya zurnalleyen zavallıların eseridir.

Ne oldu, yüce UEFA'nız sürekli salladığınız sopayı gözünüze mi soktu ya da bir tür hukuk abidesi diye lanse ettiğiniz UEFA kararları sizin o gün öyle bugün böyle davranan ikiyüzlüler olduğunuzu mu gösterdi?

Sonuç; ne zaman azıcık umutlansanız bir hakem bulup 6-0'ı dayayacaklar kapınıza, unutmayın; insanın ihaneti kendisine yalan söylemesi ile başlar.

Fenerbahçe laneti daha çok canınızı yakacak...