Fenerbahçe Rönesansı

24 Nisan 2017 Pazartesi  |  MENTOR

Son Galatasaray-Fenerbahçe maçı sportif anlamda sonuçları olmayan değersiz bir maçtı ama sosyal sonuçları açısından çok önemli mesajlar verdi.

Bir kere her iki kulübün de çok kötü yönetildiği ortaya çıktı, yaklaşık 250 milyon avro harcayarak kurdukları kadrolar tam bir sportif çöp görünümündeydi ve bu futbolcuların bırakın top oynamayı, normal sağlıklı yürüyor olmaları bile başarı sayılmalı.

Ancak Galatasaray-Fenerbahçe maçına sıkışan sosyal mesajlar çok daha önemliydi.

En büyük mesaj spor medyasına idi, hala "kötü Fenerbahçe satmayı" sürdürüyorlar.

Mesela yayıncı kuruluşun açılış cümlesi şu; "baştan sona tek kale oynadığı maçta Galatasaray Fenerbahçe'ye 1-0 yenildi", sadece o değil hepsi öyle.

Kaleye gelen ilk şutu içeri alan Muslera iyi kaleci Volkan kötü.

Carole'ün belini kıran Şener kötü ama Carole iyi.

10 kornerden gol bulamayan Galatasaray iyi, ilk topu içeri atacak kadar etkin olan Fenerbahçe kötü.

Gerçek şu Fenerbahçe bir savunma takımı sezon başından beri de böyle oynuyor, MANU'yu da böyle yendi, üstüne gelen rakiplere karşı çok ciddi avantajı var, bu maçı kazanma olasılığı çok yüksekti aynı Beşiktaş maçının da favorisi olduğu gibi, Fenerbahçe iyi defans yapıyor ve üzerine gelen her takıma karşı favori kapanmış bir Fenerbahçe'ye gol atmak çok zor.

Kısacası ne futbol biliyorlar, ne okuyorlar, ne dünyayla ilgileri var. 50 yıl önce yaptıkları maç yorumlarını çıkar bugün yaptığı yorumun yanına koy aynı, Fenerbahçe'ye vur, rakibini öne çıkar başka iletişim politikaları da yok.

Bir başka sosyal sonuç daha var, herkes Galatasaray da kötü Fenerbahçe de kötü deyip geçiştiriyor ama her iki kulüp çok farklı durumdalar.

Fenerbahçe küllerinden doğarken Galatasaray çok başarılı bir dönem sonrasında çöküş yaşıyor, Fenerbahçe eskiye ait her şeyi değiştirmeye karar vermiş ve buna gücü var ama Galatasaray daha sorunun ne olduğunun bile farkında değil. Camia dinamikleri kendi başına sonuç üretemiyor örneğin 3 Temmuz olmasa Galatasaray kendi dinamikleri ile Fenerbahçe'ye üstünlük sağlayamazdı ona rağmen tekrar geriye düştüler.

Kıssadan hisse; Fenerbahçe'nin çok güçlü camia dinamikleri var ve Galatasaray'ın Fenerbahçe'nin yaşadığı gibi bir rönesans yaşayacak camia dinamiği yok ve Fenerbahçe yönetiminin son zamanlarda yaptığı tek doğru hamle olan siyasetle ilişkilerini olumlu ve olması gereken çizgiye taşıması ile de Galatasaray, Fenerbahçe'ye karşı elindeki tek silahı da kaybetmiş oldu. 

Fenerbahçe'nin mevcut yönetiminin izleyeceği politikaya göre (camiadaki değişimin yönetime yansımasına bağlı olarak süre değişir) başlayan rönesansı sonuçlandırması 3-5 yıl sürebilir ama bu tamamlandıktan sonra ne Galatasaray'ın ne de Beşiktaş'ın Fenerbahçe'yi geçecek dinamikleri yok o yüzden bu 3-5 yılı iyi değerlendirmelerini öneriyorum ama onlar gelen fırtınanın farkında bile değiller bugünün kısa ömürlü başarıları ile avunuyorlar, Beşiktaş'lı dostlara da bir uyarım olsun Galatasaray'a iyi bakın eğer aynı şeyleri yapmaya devam ederseniz onun gibi olursunuz.

İş bir karşılaştırma yapma noktasına geldiği için şu Avrupa Fatihi falan deyip kendini avutmaya da bir son verelim. Avrupa Fatihi öldü onun yenisi var Dünya Fatihi, Fenerbahçe Basketbol Takımının maçları 220 ülkede yayınlanırken Avrupa Ligi finali 56 ülkede yayınlanıyor, Galatasaray'ın adını bilmeyen Amerikalı Fenerbahçe'nin maçlarını izliyor.

Sonuç;

Fenerbahçe yeniden doğuyor ama rakipleri yaşlanıyor, düştükleri yerden kendi dinamikleri ile kalkma gücü olan tek camia Fenerbahçe, rakipleri birilerinden yardım almadan, siyaset kapısı aşındırmadan stat, salon yapamazken Fenerbahçe'ye üstün olduklarını/olabileceklerini düşünmelerini fazla gerçeklikten kopuk bir değerlendirme olarak görüyorum. 

Fenerbahçe siyasetle diğer kulüpler gibi yakın ilişki kurarak rakiplerinin elindeki son silahı da almış görünüyor, bundan sonra sanırım artık Trump'tan yardım isterler!

Fenerbahçe'nin bütün rakiplerine psikolojik üstünlüğü var en kötü döneminde rakiplerini sahaya gömmeyi başarıyor psikolojik üstünlük daha nasıl olur ki!!!!

Buradan defalarca yazdım, tekrar uyarıyorum Beşiktaş ve Galatasaray'ın Fenerbahçe ile rekabette kullandıkları devlet destekli transfer politikası sürdürülebilir değil, ülke değişiyor yarın devletin spora doğrudan kaynak sağlayacak yardımlarda bulunması UEFA tarafından daha sert yaptırımlara konu olacaktır, devlet de bu alana müdahil olmak istemeyeceği bir çizgiye gelecektir yok olursunuz. Fenerbahçe kadar gelir üretemiyorsunuz alt yapı Fenerbahçe'ye karşı kullanabileceğiniz tek silah geçmişte olduğu gibi özünüze dönün ve Fenerbahçe'nin kötü birer taklidi olmaktan kurtulun.

"Sen Fenerbahçelisin bırak yok olsunlar..." ise biraz Fenerbahçe'yi UEFA'ya jurnalleyen yüzeysel değerlendirme ile aynı anlama gelir, her sene Fenerbahçe'nin şampiyon olduğu bir lig önce Fenerbahçe için yok oluş anlamına gelir liginde rekabet olmayınca Fenerbahçe de gerilemeye başlar, ligin de tadı olmaz. Portekiz ve Yunanistan Ligine döneriz.

Rakibinin güçlü, saygın ve değerli olması seni de daha güçlü, daha saygın ve daha değerli olmaya zorlar.

En son uyarı da medyaya "kötü Fenerbahçe" ve bilgiye dayanmayan hamaseti her birinin elinde akıllı telefon olan bir kuşağa daha ne kadar satacağınızı düşünüyorsunuz ki bu yolda hepiniz işsiz kalırsınız.

Sizin sandığınız gibi Galatasaraylılar ve Fenerbahçeliler birbirini yemiyor, çok başka bir kuşak geliyor onlar whatsapp gruplarında şakalaşıp akşama da birlikte yemeğe gidip kendi bireysel görüş açılarından maçı konuşup el sıkışıp ayrılacaklar onları nefretle besleyemezsiniz çünkü onlar kendilerine saygıları olan bir kuşak kendilerini seviyorlar o yüzden rakiplerini de sevip saygı duyuyorlar sizin yazılarınız onları teğet bile geçmiyor, bu gidişle siz onları okursunuz. 

Not: Fenerbahçe'nin ölüsü Galatasaray'ı hem de deplasmanda rahatlıkla yenebiliyor hep böyleydi, bugünkü Galatasaray kadrosundan daha kötü bir kadroya bugünkü kadrodan çok daha iyi bir Fenerbahçe kadrosu ile üstelik Kadıköy'de galip gelemeyen Aykut Kocaman tartışmaları da dün gece bitmiş olmalı.