San-al dünya

25 Nisan 2017 Salı  |  SERBEST KÜRSÜ

İnsanlar "sanal dünya" 'ya neden bu kadar rağbet etmekteler, sizce?

"Sanallık"; biz insanların yabancısı olmadığı bir kavram. Herkesin çok iyi bildiği, fakat, birbirinden büyük maharetle sakladığı bir "sır".

Onun, "gerçek" olarak tanımlanan hayatı, kesin olarak kuşattığını ispatlayamazsak da; hepimiz bu durumu sezinleyebiliyoruz.

Ve biz insanlar; sezgilerimize, "gerçekler" ' den daha fazla güveniriz. Her birimizin gerçeği; kendi sezgilerimizdir.

Eğer, bu kuşatılmışlığı sezinleyememiş canlılar olsaydık; yüzyıllardır, nesilden nesile geçen; "yalan dünya" şeklinde bir tabirimiz olmazdı.

İnsanlar, sezinleyebildikleri, fakat, ispat edemedikleri "gerçek hayat" sanallığındansa; sanallığından yüzde yüz emin oldukları; hatta ismini bile "sanal dünya" koydukları, sosyal medyaya akın etmekteler.

Sanal olan "gerçek hayat" 'ın; "gerçek-sanal" ikileminden/ikiyüzlülüğünden kaçıp; doyasıya gerçek "sanal" 'ı yaşamak için sosyal medyadalar.

"Gerçek sanal" ı; "sanal gerçek"'e tercih etmekteler.

Haksız da sayılmazlar aslında.

Çünkü, aslında "sanal" olan, yaşadığımız hayata; "gerçek" tabirinin kullanılması bile; artık çoğumuzun kaldırabileceği bir durum olmaktan çıkmış durumda.

Bülent Akyol