Paran kadar sağlık

27 Nisan 2017 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

"Katılım payı."

Sağlıkta dönüşümün akıllara kazınan, ünlü ifadesi.

İşte bu, 2017 yılının başından itibaren arttı ve uygulanmaya başladı. 

Peki, neydi, ne oldu ?  

2016'nın sonunda özel bir hastanede muayene olduğunuzda 12 TL katılım payı öderken, şimdi 15 TL ödemektesiniz. Geçen sene devlet hastanesinde 5 TL muayene ücreti öderken, şimdi cebinizden 6 TL çıkmaktadır. Geçen sene üniversite hastanesine 5 TL öderken, artık 8 TL ödemektesiniz. 

Bir de hastalardan alınan ilaç katılım bedeli var. Bu da 3 kutu ilaca kadar 3 TL, 3 kutuya ilave her bir kutu için de 1 TL eczaneye ilaç katılım bedeli olarak ödenmektedir. Peki, kime ödeniyor? Sosyal Güvenlik Kurumu'na. Yani, bu paralar hastanelerin kasasına ya da eczacının cebine gitmiyor. 

Özetle, özel hastaneye gidip muayene oldunuz, doktor ilaç yazdı, eczaneden de ilacınızı aldınız; cebinizden ödeyeceğiniz para 18 TL. Kamu hastanesine giderseniz 9 TL.

DÖNÜŞÜM DEĞİL ÖZELLEŞTİRME

Geçtiğimiz on yıl boyunca "sağlıkta dönüşüm" diye halka anlatılan aslında sağlığın özelleşmesidir.

"Bunun neresi kötü" diye sorabilirsiniz ?

Hatta daha da ileri gidip, "ne güzel işte, tertemiz hastanelerimiz oldu. Mersin'de son açılan 1500 yataklı şehir hastanesi ne kadar modern, son teknoloji ile donatılmış. Olsun o kadar, tabii ki halkın cebinden biraz da olsa para çıkıversin" diyebilirsiniz.

Sağlığınız yerinde, maddi durumunuz iyi, kronik hastalığınız yoksa yeni, beton binalar size cazip gelebilir.  

Ne zaman siz veya bir yakınınız kanser, diabet, beyin kanaması, yaralanmalı trafik kazası, kalp yetmezliği, romatizmal hastalık, yoğun bakım gerektiren ciddi bir hastalığa yakalanırsa sistemin aslında para kazanmak üzerine kurulduğunu daha iyi anlarsınız.

Bu sistemde asıl amaç, toplumsal gereksinimlerin karşılanması yerine kar etmektir. Hizmet, pirimler,  katkı ve katılım payları ile karşılanmaktadır.

"Paran kadar sağlık" mantığıyla işleyen bu sistemle çok sayıda insan prim borçlusu durumuna düşmektedir. Gelir testi yaptırmadığı için borcu birikenlerin sayısı milyonlarla ifade edilmektedir. Kanuna göre, borçların yeniden yapılandırılması halinde kamu sağlık hizmetlerinden yararlanılmaktadır. 

Bu yapılandırma işleminin defalarca yenilenmesi, bir yandan sistemin bozukluğunu gösterirken, asıl olarak da halkın işsizliğini ve yoksulluğunu ortaya çıkarmaktadır. 

Sonuçta, sağlık hizmetlerinde kuyruklar bitmemiştir. Katılım payı ile vatandaşın cebinden para tırtıklanmaktadır. Katılım payı olsa da, sağlık hizmetlerine ulaşımın eşit olduğu söylenemez. Parası olan kaliteli ve hızlı hizmet alırken, parası olmayan çile çekmektedir. Bir başka deyişle, hizmetin niceliği artmıştır ama niteliği düşmüştür. 

Tablo ortadayken şimdi  "Ayda 53 liraya aile boyu sağlık" diye müjde verilmektedir. "Devrim gibi karar" denilmektdir. "Borcu olanların faizleri silinecek, borç azalacak" denilmektedir.  

Sahi biz ne zaman hakkımız olan sağlık ve emeklilik için borçlandık, üstelik, bir de faizini biriktirdik ?

SON SÖZ: Sağlık, en temel haktır. "Paran kadar sağlık" sosyal devlette düşünülemez.