Mehmet Ekici ve Gökhan Gönül olayı

30 Nisan 2017 Pazar  |  MENTOR

Hep yazıyorum, Türk medyası "Kötü Fenerbahçe" satmayı seviyor ve mağduru Fenerbahçe olunca olayları görmezden geliyor.

Bunun en önemli örneği 3 Temmuz'dur, aylarca, hatta yıllarca Fenerbahçe'ye hakaret içeren binlerce saat program yaptılar ve binlerce sayfa yazı yazdılar, gün oldu gerçekler ortaya çıktı ama medya bunu görmezden geldi. Oysa tarafsız olsalar çirkin iddiaları gündeme getirdikleri kadar bu iddiaların yalan olduğunu gösteren kumpas davası iddianamesi vb. konular için de aynı ölçüde bir tepki gösterirlerdi yapmadılar. Hallbuki, bu sadece yapmaları gereken bir şey olmanın dışında mesleki bir mecburiyetti. 

Türkiye'de spor medyasında çalışmanın ilk şartı sanırım Fenerbahçe'ye düşman olmak yoksa herhangi bir gazeteci her iki tarafın tezlerine de aynı ölçüde değer vermeyi gerekli görürdü. Bu konuda o kadar duyarsızlar ki hala bazıları tamamen çürütülmüş ve yalan olduğu ortaya çıkmış olmasına rağmen FETÖ/PDY suç örgütünün yarattığı algıları gerçekmiş gibi anlatıyor. Yazı uzamasın diye kısaca yazacağım, bunun en önemli örneği tapeler, Aziz Yıldırım kabul etmişmiş hepsi doğruymuş vs. hepsi yalan. Gerçek şu: Fenerbahçe tapelere esas olan konuşmalarının tamamının mahkemede dinletilmesini istedi, mahkeme bu talebi kabul etmedi, sadece bir konuşmanın küçük bir bölümü dinletildi bu bölüm sıradan bir konuşma idi ve Aziz Yıldırım'a sordular bu konuşma senin mi, o da benim dedi. Sonra mahkeme alelacele özel yaşamın gizliliği gerekçesi ile tüm telefon konuşmalarını imha etti. Sonrasında kumpas iddianamesinde ortaya çıktı ki, bu tapeler dinlemeleri yapan polisler tarafından yazılmamış ve öyle yapılmış gibi onlara imza kaşesi yaptırmışlar ve artık nasıl işlerine geliyorsa öyle yazmışlar. Sonuç tape falan yok ama sorun Türkiye'de bir medya mensubuna hala tapeler diyor ve bu FETÖ/PDY suç örgütünün yarattığı yalana aracı olmaktır, suçtur.

Neyse konumuz bu değil, konumuz Türk spor medyasının Fenerbahçe'ye açıkça düşmanlık ediyor olmasıdır, Mehmet Ekici ve Gökhan Gönül olayı da buna örnektir.

Gökhan Gönül, sezon devam ederken Fenerbahçe ile Beşiktaş şampiyonluk için rekabet ederken Beşiktaş ile sözleşme imzaladığına dair medyada bir çok haber çıktı, sonra Fenerbahçe'nin daha fazla para verdiğini bizzat Beşiktaş söylemesine rağmen Gökhan Gönül Beşiktaş ile sözleşme imzaladı. Bir profesyonel sporcu için daha fazla parayı -üstelik bayrak olduğu camiadan- reddetmesi soru işareti yaratıyor. Zaten Gökhan Gönül sık sık camiasız olma sorununu göğüslemek zorunda kalıyor. Mantıklı değil, kimseyi suçlamıyorum belki imza parası gibi gerçekler vardır ama bilmiyoruz, bilmiyor olmamız soru işareti yaratıyor. Bu konu soru işareti ile kapatılamaz çünkü sezon devam ederken Gökhan Gönül'le, üstelik şampiyonlukta yarıştığın rakibinin futbolcusu iken görüşmek tüm FİFA talimatlarına aykırı, hatta daha ötesi ama medyaya sorsan Fenerbahçe futbolcusunu Beşiktaş'a kaptırdı ve olayın diğer boyutu yok. 

Olay kesinlikle soruşturulmalı ve kamuoyuna işin doğrusu açıklanmalı, soruşturulmaması en başta Beşiktaş ve Gökhan Gönül'e haksızlık, bu konu sonsuza kadar konuşulacak, işin ilginç yanı onlar da bu iddialar soruşturulsun biz yanlış bir şey yapmadık, gerçek ortaya çıksın demiyor.

Mehmet Ekici de benzer bir durum, temiz futbol ve dürüstlük meraklısı medyamız bir futbolcuya yapılan "ticari mal muamelesini" umursamadı, üstelik olayın tek boyutu bu da değil, Beşiktaş durduk yerde Olcay Şahan'ı bedelsiz Trabzonspor'a verdi ve Trabzonspor da durduk yerde Fenerbahçe'nin teklif ettiği 2 milyon euroyu çöpe attı, bunun makul yanı yok. Herkes istediği futbolcuyu almak ister bunda yanlış bir şey yok ama bir oyuncunun başka bir kulübe transferine engel olmaya çalışmanın spor kurallarına uygun yanı yok, düşünün Fenerbahçe'nin en önemli eksiği orta sahada bir oyun zekası eksiği, Mehmet Ekici o oyuncu mudur bilmem ama mevcuttan daha iyi olacağı kesin, ikinci yarıda yarıştan kopmayan Fenerbahçe'nin nerede olacağını kimse bilemezdi. 

Dediğim gibi dedikoduları ortada bırakmak haksız yere Beşiktaş'ı da zan altında bırakıyor ve en çok onlara haksızlık oluyor, araştırılsın gerçek neyse öğrenelim şüphe kalmasın. Medyanın görmezden geldiği, yok saydığı, mağdur Fenerbahçe diye gündeme bile getirmediği konulardan ikisi de bu.

Sonuç; medya görmezden geliyor diye insanlar olayları görmüyor değil herkesin elinde akıllı telefon olan bilgi çağında herkes her şeyi öğreniyor.

Hal böyle olunca da; gün geçtikçe de hem rakipleri hem medya toplumla bağlarını kaybediyor, güven kaybediyor ve sürekli mağdur edilen Fenerbahçe toplumsal olarak rakipsiz oluyor.

Ne ilgisi var diyenler 3 Temmuz'da başarıdan başarıya koşan Galatasaray'ın bugün nerede olduğuna ve Fenerbahçe'nin yönetsel sıkıntılarına rağmen nerede olduğuna bakabilirler, Ersun Yanal'la başlayan süreç Fenerbahçe tarafından kırılmasa şimdi ne Beşiktaş ne de Galatasaray olacaktı. Şans kaç kere yardım edecek 3 Temmuz'da sıçradınız, sonra Fenerbahçe kendi hata yaptı sıçradınız, peki bu şans ne kadar devam edecek, Fenerbahçe'nin bu ülkenin Juventus'u olmasına nasıl engel olacaksınız?

Adalet herkese lazım.