Yargıda adalet mi siyaset mi?

01 Mayıs 2017 Pazartesi  |  KÖŞE YAZILARI

Anayasa değişikliğinin geçici maddesi uyarınca HSK üyeliği konusundaki başvurular, 2 Mayıs 2017 tarihinde sona eriyor.

Bu başvurular içerisinden TBMM Adalet ve Anayasa Karma Komisyonları yapacağı seçimle adayları belirleyecek.

TBMM genel kurulu da, belirlenen bu adaylardan, bir ay içinde 7 üye seçimi yapacak.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesince en son 2010 yılında alınan yargı bağımsızlığına ilişkin karara göre, yargı kurularının çoğunluğunu meslek mensuplarının kendi aralarından seçmesi geriyor.

Avrupa kuralları bilinmesine rağmen, AKP ve MHP bu kuralları görmezden gelerek, söz konusu Anayasa değişikliğini gerçekleştirdiler.

Şimdi, aynı işbirliği içinde HSK'ya seçim yapmak istemektedirler.

4 yıl için yapılacak bu seçimin gerçekleştirilmesi demek, Anayasa tekrar değiştirilse bile, Avrupa Konseyindeki siyasi denetim kararı da gözetilince, siyasi denetimin bu süre boyunca devamı anlamına gelecek.

Bu nedenle TBMM'de söz konusu seçim yapılmamalı, Anayasa değişikliği yoluna gidilmelidir.

Aksi durum, Avrupa'dan, yargıdan, hukuktan uzaklaşmak anlamındadır.

Partilerin göstereceği tutum, yargıda adalet mi, siyaset mi sorusunun da yanıtını oluşturacaktır.

Bu konuda öncü rol CHP'ye düşmektedir.

CHP gerekiyorsa, TBMM Komisyonlarına ve TBMM'ye de girmemelidir.

2010'daki karar için TIKLAYIN