3 Temmuz 'tape'leri

03 Mayıs 2017 Çarşamba  |  MENTOR

Daha önce yazdım ama bu konuda müthiş bir bilgi kirliliği var o yüzden tekrar yazacağım çünkü bu boşluktan yararlanan medyadaki FETÖ/PDY  ajanları algı yaratmaya, daha da ötesi suç işlemeye devam ediyor.

Konumuz tapeler; çok bilmiş ve her gün tape diyen Fenerbahçe düşmanı medyamıza "tape" nedir diye sorsan cevabını alamazsın, ne diyeceğini bilemez ama sabah akşam işbirliği yaptığı FETÖ/PDY suç örgütünün değirmenine su taşımaya devam ediyorlar.

Tape polis tarafından yapılan dinlemelerin kağıda aktarılmış halidir, bu nedenle telefon konuşmalarının birebir aynısı değildir, konuşmalar kağıda aktarılırken dinleme yapanların bunu yapması veya en azından yazıya döken ekipte olması da çok önemli çünkü konuşmanın tamamına hakim olan insanın kısa metinlerle tamamen başka sonuçlar çıkarılacak şekilde "tapeler" yazılmasına müdahale edebilmesi mümkün olabilsin.

Gelelim konumuza...

Bu FETÖ/PDY yandaşlarının geçmişte uydurdukları ve bugün de  Fenerbahçe'yi karalamak için elinde kalan tek ve şu an da söyleyerek suç işledikleri yalan ; tapeler gerçek çünkü Aziz Yıldırım bunu mahkemede kabul etti.

Konuyu bilmedikleri için konuşma yerine tape diyorlar bu ayrımı bilmiyor olmaları da yaptıklarının bilinçli bir analiz sonucu ulaştıkları bir değerlendirme olmadığını, aksine sistemli bir algı kampanyasının parçası olduklarını teyit ediyor yoksa insan bilmediği şeyi doğru diye nasıl savunabilir.

Aslında söyledikleri  tamamen yalan Aziz Yıldırım mahkemede tüm tapelerin dayandığı orjinal telefon konuşmalarının dinlenmesini talep etti, mahkeme kabul etmedi çok küçük bir konuşmadan küçük ve anlamsız bir pasaj dinletip bu konuşma size mi ait denildi o da evet dedi sonra da orjinal kayıtlar özel yaşamın gizliliği nedeniyle imha edildi. Ayrıca bazı kayıtlar ilgisiz denilerek Emniyet tarafından zaten  imha edilmişti.  Yani Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe yöneticileri konuşmaları kabul etmedi, etmedikleri gibi her fırsatta konuşmalardan yazılan tapelerin suç oluşturacak şekilde kopyala-yapıştır yöntemi ile manipüle edildiğini söylediler. 
 
Her şeyden  önce gerek dinlemeleri yapan polisler, gerek tapeleri yazan polisler gerekse yargılamayı yapan mahkeme üyeleri FETÖ/PDY üyeliği ile suçlanıyor ve mesleklerinden atıldılar. 

Bazı sahtekarlar sözde şikede kumpas iddianamesinde savcı ve yargıç yok diyerek bu gerçeği de çarpıtmaya çalıştı, elbette bu da yalandı çünkü onların yargılaması tamamen farklı ve ayrı yargılama usulüne tabi ayrıca yayınlanan iddianamede Savcı ile ilgili çok açık evrakta sahtecilik iddiası var.

Bundan da ötesi şikede kumpas iddianamesinde dinlemeyi yapan polislerden biri tapeleri kendilerinin yazmadığını bunun için kendilerine imza kaşesi yaptırmaları söylendiğini açıkladı yani hem konuşmalar hem de ondan yazılan tapelerin oturtma, manipüle edilmiş yani sahte olduğunu itiraf etti.

Yeniden yargılama davası sonucunda da tüm dinlemelerin kanunsuz olduğu ve tüm tapelerin imhasına karar verildi.

Yani bazı suçlu olduğu iddia edilen insanların yaptıkları dinlemeleri doğru olarak kaydettiklerine,  kaydettiklerini doğru olarak kağıda aktardıklarına güvenemeyiz, tam tersine bunları örgüt amacı doğrultusunda manipüle ettiklerine dair çok kuvvetli şüpheler var ve dava mahkumiyetle sonuçlanırsa bu mahkeme kararı ile teyit edilmiş olacak ve elimizde yapılan konuşmaların bantlarını tekrar dinleyip tape yazacak bant da yok çünkü hepsi imha edildi.

Bugüne kadar hukuki süreçten ortaya çıkan şu; Fenerbahçe'ye düşman olan bir suç örgütüne üye olan bir grup suçlu devlete sızmış, suç uydurmakla amacıyla dinlemeler yapmış, bu dinlemeleri kurbanların masumiyetini yok edecek şekilde  dizayn etmiş, sonra bunlardan sahte, gerçek dışı, yanlış sonuçlar çıkarılacak şekilde tapeler yazmış, suçunu örtmek için tüm kayıtları yok etmiş, sonra gerçek bir mahkeme karar vererek durumu teyit etmiş tüm bunlar açıkken sen FETÖ/PDY suç örgütü üyesi değilsen hala niye "tape" diyorsun? 

Zaten kanunsuz ve sahte olduğu mahkeme kararı ile tespit edildiği ve imha edildiği için sadece FETÖ/PDY suç örgütünün elinde olabilecek ve bazı Galatasaray işareti taşıyan hesaplar tarafından yayılan konuşmalar mahkeme kararı ile engellendi bu durumda "tape" diyenin suç işlediğini teyit ediyor.

Sonuç; ortada ne tape ne de telefon konuşması var sadece yalanlar var, konuşma yok, tape yok eskiden var olanlar da sahte, yalan ve gerçek dışı idi bunu ben söylemiyorum mahkeme kararı ve savcı iddianameleri söylüyor.

Kim ısrarla "ama tapeler var" diyorsa bilin ki o adamın FETÖ/PDY suç örgütü ile ilişkisi vardır ve ayrıca suç işliyordur, bir Fenerbahçeli olarak hiç tereddüt etmeden bu adamlar hakkında suç duyurusunda bulunun çünkü gayri kanuni olarak Fenerbahçe hakkında algı ve suçlama uyduruyorlar.

Bir de UEFA ve CAS var, bu hukuksuz kurumların yaptığı yargılamaların temelsiz olduğu tapelerin sadece kanunsuz değil sahte olduğu da anlaşıldı o kararlarda şimdi tapelere atıf yapılan yerlerde sadece boşluklar var. Elbette sahte delilerle Fenerbahçe'ye suç uydurmalarının bedelini ödeyecekler, hem o günkü UEFA ve TFF görevlileri şahsi olarak hem de UEFA ve TFF tazminat olarak.

Tapeleri alıp gözünüze sokabilirsiniz çünkü onların tek değeri kanunsuz atık olmalarıdır!