Potada 'proleter kalkışma'

10 Mayıs 2017 Çarşamba  |  MENTOR

Ülkemizde her alanda kafa karışıklığı var ve aynı insandan tamamen birbirinin karşıtı fikirler duyabiliyorsunuz, çok sık rastlanan bir durum bu. 
Bu da bizim düşünmek yerine kalıplara, bilgi yerine kolayca algıya teslim olduğumuzu gösteriyor, bu nedenle kolayca ayrışıp taraf oluyoruz; belki de ülke olarak en büyük zaafımız bu. 

Tape ile telefon konuşması arasındaki farkı bilmiyoruz ama Fenerbahçe şike yaptı derken en küçük bir mahçubiyet duymuyoruz. 

Atatürk'e kolayca saygısızlık ediyoruz ama onun liderliği sayesinde Müslüman ve Türk olarak bu ülkenin tarih sahnesinde varlığını sürdürebildiğini unutuyoruz. 

Atatürk'ü çok seviyoruz ama onunla çarpışan, onunla cepheye giderken abdest alıp namaz kılan onunla birlikte ölmeyi çekinmeden göze alan insanların torunlarına kolayca "yobaz" damgası vuruyoruz. 

Solcuyuz ama bir inşaat işçisine milliyetçi olduğu için faşist diyebiliyoruz. 

Sağcıyız ama herkesin fikri söylemesinden pek hoşlanmıyoruz arada bir devletin müdahale etmesi gerektiğini düşünüyoruz. 

Kalıpları daha da çoğaltabiliriz ama değişen bir şey olmaz, düşünmüyoruz, öğrenmiyoruz sadece taraf oluyoruz ve çoğu zaman taraf olduğumuz şeyin ne olduğunu bilmediğimiz gibi insana ilişkin her şeyde yanlış ve doğrunun yan yana olduğunu düşünüp iyiyi kötüyü birbirinden ayırmak yerine insanları iyi ve kötü diye birbirinden ayırıyoruz.

Siyaset yazıyorum sandınız ama değil kombine fiyatlarını yazacağım ama siyasetin de sporun da öznesi biziz, o yüzden çok da fark etmez, aynı kafa karışıklığı burada da yolumuzu kesiyor. 

Basketbol kombinelerinin fiyatları açıklandı ya ?????? birdenbire Fenerbahçe camiasında bir "proleter kalkışma" olmuş, aman efendim bu fiyata maç mı seyredilirmiş...

Ben Fenerbahçeli'yim ve keşke Fenerbahçe maç biletlerinin her biri 1 milyon lira olsa, kapanın elinde kalsa ve Fenerbahçe her maç 52 milyar lira hasılat yapsa dünyanın en mutlu insanı olurum, o fiyattan ölünceye kadar tek maçı statta seyredemeyeceğimi bile bile mutlu olurum çünkü ben salonda veya statta maç seyretmekten çok Fenerbahçe ile yaşamayı seviyorum, benim için Fenerbahçe'yi yaşamak adına onun galibiyetini müjdeleyen tek bir mesaj bile yetiyor. 

Eğer Udoh olsun, Vessely olsun bu takım her yıl Eurolig'de final oynasın diyorsan en pahalı kombineyi desteklemekten başka şansın yok.

Ha eğer spor para ile satılamaz diyorsan o zaman profesyonel spora karşı çıkmakla başlayacaksın, o zaman nedir bu Udoh aşkı, Dixon tripleri, F4 naraları kombine fiyatlarını eleştiriyorsan önce  onların aldığı ücretlerden başlaman gerekir.

Yoksa altı kaval üstü şişe oluyor. 

Ya endüstriyel spora karşı çıkacaksın ya da en pahalı kombineyi destekleyeceksin. 

Hem şiş yanmasın hem de kebap dersen samimiyet sorunun olur. 

Taraftarlık bir duygu bağlılığıdır ama endüstriyel spor varsa kombine ekonomik bir üründür ve fiyatını arz ve talep belirler, eğer insanlar bilet bulamıyorsa biletin fiyatını artırman gerekir. 

Söylemek istediğin yönetim kombine fiyatlarını yüksek tutuyor, kombineler bu değeri etmez bunu yapma nedenleri salonu boş bırakıp kendi adamlarını sokmak diyorsan, onun da zamanı şimdi değil satılmazsa söylersin şimdi söyleyince spekülasyon oluyor.

Pahalı biletle salonda taraftar desteği olmuyor diyorsan ben de Udoh'la Vesely'nin açığını kapatacak taraftar desteği olmaz diyorum en güçlü taraftar desteğine Kızılyıldız sahip ama playoff oynayamadı. 

Profesyonel spora karşı değilsen pahalı kombineye karşı çıkmayacaksın. 

Profesyonel spora karşı isen ne sporcu para alacak ne de bilete para ödeyeceksin. 

Bir de bunları eşitlik ve adalet adına söyleyince daha komik oluyor, eğer bu duyguda samimi isen 25 milyon kişilik bir stat veya salon savunuyor olman lazım. Herkese bedava olsun herkes gitsin maçını seyretsin bilet için lira bile ayıramayacak Fenerbahçeli'nin neyi eksik adil olunacaksa herkes için adil olunmalı.
 
Neresinden baksan tutarlı değil, eğer gerçekten Fenerbahçe'yi seviyorsan profesyonel sporda pahalı kombine bir zorunluluktur ve Fenerbahçe'nin güçlenmesini sağlayan bir kaynak oluşturur, aksi kendine Müslüman tavrı oluyor. 

Basketbol deyince hep güzellik olmasına alışkın bir camia olarak bazı olumsuz tabloları da gözden kaçırmamak gerekiyor. Ergin Ataman'ı ibretle izliyorum Obradovic'e para için koçluk yapıyorsun saygısızlığından Obradovic benim idolüm çizgisine gelen bir tutarsızlık, dolar olarak maaş alıp Türk oyunculara dolar olarak maaş öderken ve kadrosunda Türk oyuncular olmasına rağmen oyun taktiğini İngilizce verirken, milli takım koçu iken devşirme Amerikalı oynatırken başarsızlığına ve saygısızlığına bahane olarak milliyetçilik satıyor. 

Bunu Galatasaray koçu olarak söylemesi de daha da ironik çünkü Galatasaray Hagi'li Popescu'lu kadrosu ile kazandığı kupayı dilinden düşürmezken Metin Oktay'ın kazandığı bazı şampiyonlukları yok sayıyor, Ergin Ataman sanırım Metin Oktay'ın Türk olduğunu bilmiyor! 

Spor evrenseldir ve bu evrenselliği kendi bireysel çıkarları için yok etmeye çalışmak içinde bulunduğun spora saygısızlıktır.

Türk de olsa Alman da olsa İngiliz de olsa kötü koç kötü koçtur, bunu hiç bir şey değiştirmiyor. Ergin Ataman'a hiçbir Eurolig takımı Galatasaray'ın verdiği bütçeyi vermiyor, o da bunu korumak için her türlü yolu deniyor. Galatasaray düşünsün derdim ama onlar da akıllarını 3 Temmuz'da kaybetmiş görünüyor.